Öz: Kıskançlık, haset ve rekabet, varoluşsal ve psişik boyutları olan bir anlama ve yorumlama biçimidir. İnsan, intikamcı ve hesapçı düşünceyle yaşamını sürdüren bir varlık olarak daima ödüllendirilmesi gerektiğine inanır. Bu varsayım ve yanılgı içinde bağlı, bağımlı ve koşullu bir şekilde yaşamını sürdüren insan, derin kırılganlıklarını ve acılarını, gerçekleşmeyen beklentilerini, gömülmüş arzu ve isteklerini dış dünyaya kıskançlık, haset ve rekabet duygularıyla yansıtır. Kendi iç dünyasını görmeyen ya da görmek istemeyen insan, hakiki olmayan vazgeçişlerle önce kendini daha sonra da etrafındaki herkesi yanıltır. Hayal kırıklığı, hüsran, yenilgi ve kabullenememe gibi durumlarla başa çıkmak için öfkesini, kinini ve düşmanca eğilimlerini bastırarak zamanla tehlikeli/tekinsiz bir insana dönüşür. Böylece şüphe, kaygı ve korkularını besleyerek yalnızlığı ve sahte bir dünyayı bütün boyutlarıyla yaşayıp intikamını haince kurguladığı planlar sayesinde alır. Bu bağlamda kıskançlık, haset ve rekabet sahte bir mutluluğun, geçici bir zaferin eseridir. Kötülük teması etrafında birleşen bu duygulara sahip olan insanların çoğunlukla travmatik bir geçmişleri, anne-baba ekseninde gelişen kompleksleri söz konusudur. Fatma Aliye’nin Enin adlı romanında kıskançlık, haset ve rekabet duygularının eser kahraman ve karakterleri üzerindeki etkisinin analiz edilip değerlendirildiği bu çalışmada “anne-kız” ilişkisi temelli travmatik bir boyut ön plana çıkartılmıştır. Romanda Nebahat ve Fehame’nin annelerinin kendilik cehaletinin kızlarını kahraman yerine kurban durumuna düşürdüğü tespit edilmiştir. Farklı iki örneklemi ortaya koyan bu tespit, annenin hem psikolojik hem de varoluşsal açıdan kızı üzerindeki etkisini gözler önüne serer.
-
-
-
-
Abstract: Jealousy, envy, and rivalry are forms of understanding and interpretation with existential and psychic dimensions. As beings who live their lives with vengeful and calculating thoughts, humans believe they must always be rewarded. Living in a bound, dependent, and conditioned way, driven by this assumption and delusion, humans project their deep vulnerabilities and pains, unfulfilled expectations, and buried desires and wishes onto the outside world through feelings of jealousy, envy, and rivalry. A person who fails or is unwilling to see their inner world deceives first themselves and then everyone around them with inauthentic abandon. In order to cope with situations such as disappointment, frustration, defeat and lack of acceptance, he/she suppresses her anger, resentment and hostile tendencies and over time he/she turns into a dangerous/scary person. Thus, by feeding their doubts, anxieties, and fears, they experience loneliness and a false world to the fullest extent, exacting their revenge through treacherous schemes. In this context, jealousy, envy, and rivalry are the product of a false happiness and a temporary victory. People who harbor these feelings, which coalesce around the theme of evil, often have traumatic pasts and complexes that develop around their parents. This study analyzes and evaluates the impact of jealousy, envy, and rivalry on the protagonists and characters in Fatma Aliye’s novel Enin, highlighting a traumatic dimension based on the “mother-daughter” relationship. In the novel, it has been determined that Nebahat and Fehame’s mothers’ ignorance of their own selves reduces their daughters to the status of victims rather than heroines. This observation, which presents two different examples, reveals the mother’s influence on her daughters, both psychologically and existentially.
-
-
-
-
-
| Primary Language | Turkish |
|---|---|
| Subjects | World Languages, Literature and Culture (Other) |
| Journal Section | Research Article |
| Authors | |
| Project Number | - |
| Submission Date | November 25, 2025 |
| Acceptance Date | December 9, 2025 |
| Publication Date | December 30, 2025 |
| Published in Issue | Year 2025 Volume: 6 Issue: 2 |