Türkiye’nin 1990’lı yıllarda kimlik, etnisite ve ulus kavramlarının siyasal söylemdeki konumunu da yeniden tanımlandığı bir dönem olmuştur. Yugoslavya'nın dağılmasıyla Balkan coğrafyasında etnik temelli çatışmaların, kimlik siyasetinin ve insani krizlerin belirginleştiği, ülkenin dış politika yönelimleri üzerinde belirleyici etkiler yaratmış ve özellikle Bosna-Hersek ile Kosova’da yaşanan çatışmalar, Türkiye’nin bölgesel ve uluslararası arenada konumunu şekillendirmiştir. Bu dönemde ortaya çıkan insani krizler, etnik temelli çatışmalar ve uluslararası toplumun müdahale kapasitesine ilişkin tartışmalar, Türkiye’nin geleneksel dış politika anlayışını gözden geçirmesine yol açmıştır. Çalışmanın amacı, Türkiye’nin söz konusu krizler karşısında geliştirdiği diplomatik, askeri ve insani yaklaşımları incelemek; tarihsel hafıza, kültürel bağlar ve jeopolitik kaygıların dış politika kararlarına nasıl yansıdığını ortaya koymaktır. Araştırmada TBMM tutanakları, ulusal basın arşivleri, uluslararası örgüt belgeleri ve akademik çalışmalar kullanılmıştır. Elde edilen bulgular, Türkiye’nin Bosna ve Kosova krizlerinde hem normatif değerler hem de güvenlik temelli kaygılar arasında temkinli ve aktif bir denge kurmaya çalıştığını; insani diplomasi ile çok taraflı, barışçıl ve uluslararası iş birliği anlayışını öne çıkaran bir politika benimsediğini göstermektedir.
The 1990s constituted a period in which Turkey redefined the place of identity, ethnicity, and nationhood within its political discourse. Following the dissolution of Yugoslavia, ethnic conflicts, identity-based politics, and humanitarian crises became increasingly pronounced across the Balkan region, generating significant effects on Turkey’s foreign policy orientation and shaping the country’s position in both regional and international arenas. The humanitarian crises, ethno-political tensions, and debates concerning the intervention capacity of the international community compelled Turkey to reassess its traditional foreign policy approaches. The aim of this study is to examine the diplomatic, military, and humanitarian strategies adopted by Turkey in response to these crises, and to reveal how historical memory, cultural ties, and geopolitical considerations were reflected in foreign policy decision-making processes. The research relies on TBMM parliamentary records, national press archives, documents issued by international organizations, and relevant academic studies. The findings demonstrate that Turkey sought to maintain a cautious yet active balance between normative principles and security-oriented concerns during the Bosnian and Kosovar crises. Moreover, Turkey adopted an approach that foregrounded humanitarian diplomacy and emphasized multilateral, peaceful, and cooperative engagement within the international system.The aim of this study is to examine the diplomatic, military, and humanitarian strategies adopted by Turkey in response to these crises, and to reveal how historical memory, cultural ties, and geopolitical considerations were reflected in foreign policy decision-making processes. The research relies on TBMM parliamentary records, national press archives, documents issued by international organizations, and relevant academic studies.
The findings demonstrate that Turkey sought to maintain a cautious yet active balance between normative principles and security-oriented concerns during the Bosnian and Kosovar crises. Moreover, Turkey adopted an approach that foregrounded humanitarian diplomacy and emphasized multilateral, peaceful, and cooperative engagement within the international system.
Turkey Balkans Bosnia-Herzegovina Kosovo Humanitarian Diplomacy Foreign Policy Normative Power Identity Politic
| Primary Language | Turkish |
|---|---|
| Subjects | History of The Social Sciences, History of Specific Fields (Other) |
| Journal Section | Research Article |
| Authors | |
| Submission Date | December 12, 2025 |
| Acceptance Date | January 6, 2026 |
| Publication Date | January 15, 2026 |
| Published in Issue | Year 2026 Volume: 14 Issue: 1 |