This study investigates the fatty acid composition of Prunus spinosa L. (blackthorn), a plant known for its nutritional and medicinal properties. While the fruit of P. spinosa is commonly consumed in various forms, its seeds, which constitute over 60% of the fruit’s weight, remain underexplored despite their potential richness in fatty acids. The aim of this study was to compare the fatty acid profiles of fresh and dried fruits and seeds to evaluate their nutritional and industrial potential. Samples were collected from Bulgaria in summer 2024. Fresh and lyophilized forms of blackthorn fruits and seeds were subjected to hexane-based Soxhlet extraction. The extracted oils were derivatized to fatty acid methyl esters analyzed via gas chromatography with flame ionization detection (GC-FID). The analysis revealed that unsaturated fatty acids predominated in all samples, with the highest content found in dried seeds (93.40%), followed by fresh seeds (91.86%). Saturated fatty acids were higher in fruit samples, especially fresh fruit (28.25%). Dried fruits had the highest polyunsaturated fatty acid content (66.74%), while dried seeds were richest in monounsaturated fatty acids at 63.62%, particularly oleic acid. These findings suggest that P. spinosa seeds, especially in dried form, are a valuable source of health-promoting unsaturated fatty acids. The results support the potential use of blackthorn seed oil in functional foods, nutraceuticals, and cosmetic or pharmaceutical applications, offering an effective way to valorize fruit-processing by-products.
We would like to thank Prof. Dr. Mahfuz Elmastaş for granting us access to the facilities of the Phytotherapy Research Laboratory at the Faculty of Pharmacy, University of Health Sciences, Türkiye.
Bu çalışma, besleyici ve tıbbi özellikleriyle bilinen Prunus spinosa L. (çakal eriği) bitkisinin yağ asidi bileşimini araştırmaktadır. P. spinosa meyvesi çeşitli formlarda yaygın olarak tüketilirken, meyve ağırlığının %60’ından fazlasını oluşturan çekirdekleri, yağ asitleri bakımından zengin olma potansiyeline rağmen yeterince araştırılmamıştır. Bu çalışmanın amacı, taze ve kurutulmuş meyve ve çekirdek örneklerinin yağ asidi profillerini karşılaştırarak besinsel ve endüstriyel potansiyellerini değerlendirmektir. Numuneler 2024 yazında Bulgaristan’dan toplanmıştır. Taze ve liyofilize edilmiş çakal eriği meyve ve çekirdekleri hekzan bazlı Soxhlet ekstraksiyonuna tabi tutulmuştur. Elde edilen ekstreler yağ asidi metil esterlerine dönüştürülmüş ve alev iyonizasyon detektörlü gaz kromatografisi (GC-FID) ile analiz edilmiştir. Analiz sonucunda, tüm örneklerde doymamış yağ asitlerinin baskın olduğu görülmüş; en yüksek oran kuru çekirdekte (%93,40), ardından taze çekirdekte (%91,86) tespit edilmiştir. Doymuş yağ asitleri meyve örneklerinde, özellikle taze meyvede (%28,25) daha yüksek bulunmuştur. Çoklu doymamış yağ asidi açısından en zengin örnek kuru meyve (%66,74), tekli doymamış yağ asidi açısından en zengin örnek ise oleik asit içeriğiyle kuru çekirdek (%63,62) olmuştur. Bu bulgular, özellikle kurutulmuş formdaki P. spinosa çekirdeklerinin sağlığa faydalı doymamış yağ asitleri açısından değerli bir kaynak olduğunu ortaya koymaktadır. Elde edilen sonuçlar, çakal eriği çekirdek yağının fonksiyonel gıdalarda, nutrasötiklerde ve kozmetik ya da farmasötik uygulamalarda kullanım potansiyelini desteklemekte ve meyve işleme yan ürünlerinin değerlendirilmesi için etkili bir yol sunmaktadır.
Prof. Dr. Mahfuz Elmastaş’a, Sağlık Bilimleri Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Fitoterapi Araştırma Laboratuvarı imkânlarını kullanmamıza izin verdiği için teşekkür ederiz.
| Primary Language | Turkish |
|---|---|
| Subjects | Plant Biochemistry |
| Journal Section | Research Article |
| Authors | |
| Submission Date | November 6, 2025 |
| Acceptance Date | December 13, 2025 |
| Publication Date | December 30, 2025 |
| Published in Issue | Year 2025 Volume: 6 Issue: 3 |
J. Integr. Anatol. Med. (Abbreviated Title)
◆◆◆
◆◆◆