AB GÖÇ REJİMİNİN GÜVENLİKLEŞTİRİLMESİ VE DIŞSALLAŞTIRILMASI: VAN-İRAN SINIR DUVARI ÜZERİNDEN ELEŞTİREL BİR ANALİZ
Öz
Bu çalışma, Avrupa Birliği’nin (AB) 2015 sonrası dönemde göç politikalarında yaşanan güvenlik merkezli dönüşümü, güvenlikleştirme ve dışsallaştırma yaklaşımlarını birlikte ele alarak incelemektedir. 2015 yılında yaşanan ve literatürde yaygın biçimde “Avrupa Mülteci Krizi” olarak adlandırılan süreç, AB’nin göçü insani ve toplumsal bir mesele olmaktan ziyade varoluşsal bir tehdit olarak yeniden tanımlamasına zemin hazırlamıştır. Bu tehdit söylemi aracılığıyla sınırların sertleştirilmesi, olağanüstü önlemlerin normalleştirilmesi ve göç kontrolünün AB sınırlarının ötesine taşınması meşrulaştırılmıştır. Çalışma, bu dönüşümü sınırların mekânsal olarak yeniden ölçeklendirilmesiyle işleyen daha geniş bir sınır rejimi dönüşümü olarak ele almaktadır. Makale, AB göç rejimindeki güvenlikleştirme ve dışsallaştırma süreçlerini, Türkiye–İran sınırında Van ve çevresinde inşa edilen yaklaşık 340 kilometrelik sınır duvarı üzerinden analiz etmektedir. Bu yönüyle sınır duvarı, AB sınırlarının hukuki değilse bile fiili olarak doğuya doğru genişlemesinin maddi ve mekânsal bir tezahürü olarak ele alınmaktadır. Güvenlikleştirme ve dışsallaştırma teorilerinin sentezine dayanan nitel vaka analizi, Van sınır duvarının yalnızca fiziksel bir güvenlik önlemi olmadığını ortaya koymaktadır. Analiz, duvarın göçmenleri daha tehlikeli güzergâhlara yönlendirdiğini, sınır bölgelerinde yaşayan yerel toplulukların gündelik yaşamını dönüştürdüğünü ve sınırı toplumsal bir ayrışma hattına dönüştürdüğünü göstermektedir. Sonuç olarak çalışma, Van sınır duvarının istisnai bir örnek değil, AB göç rejiminde güvenlikleştirme ve dışsallaştırmanın giderek normalleşen işleyişinin somut bir yansıması olduğunu savunmaktadır.
Anahtar Kelimeler
Göç
,
Güvenlikleştirme
,
Dışsallaştırma
,
Sınır duvarları
,
Türkiye–İran sınırı
The Securitization and Externalization of the EU’s Migration Regime: A Critical Analysis Through the Van–Iran Border Wall
Abstract
This article examines the security-oriented transformation of the European Union’s (EU) migration policies in the post-2015 period by jointly analyzing the processes of securitization and externalization. The events commonly referred to as the “European Refugee Crisis” marked a critical turning point in the EU’s approach to migration, enabling the reframing of migration not as a humanitarian or social issue but as an existential threat. Through this threat-based framing, the tightening of borders, the normalization of extraordinary measures, and the relocation of migration control beyond the EU’s territorial boundaries have been legitimized. The article conceptualizes it as a broader restructuring of the EU border regime through spatial rescaling. The study analyzes the intertwined processes of securitization and externalization through a qualitative case study of the approximately 340-kilometer border wall constructed in and around Van along the Turkey–Iran border. In this sense, the wall is interpreted as a material and spatial manifestation of the EU’s borders extending eastward in practice, even if not in formal legal terms. Drawing on a synthesis of securitization and externalization theories, the qualitative analysis demonstrates that the Van border wall functions as more than a physical security measure. The findings show that the wall redirects migrants toward more dangerous and potentially lethal routes, reshapes the everyday lives of local border communities, and transforms the border into a site of social division. Through these effects, the border emerges not as a fixed territorial line but as a dynamic space continuously produced through security practices and power relations. The article concludes that the Van border wall should not be understood as an exceptional case, but rather as a concrete expression of the increasingly normalized logic of securitization and externalization within the EU migration regime.
Keywords
Migration
,
Securitization
,
Externalization
,
Border Walls
,
the Turkey–Iran Border