Felsefi idealizm, duygusal baskı, Stoacı katılık ve ahlaki kuralcılık ile karakterize edilen Brutizm kavramını, Sezarizm’e karşı bir ideoloji olarak sunan bu çalışma, Brutus’un diktatörlüğü önleme çabalarının aslında onun kendi ideolojik tiranlığını yaratmakla sonuçlandığını savunmaktadır. Sezarizm, Jül Sezar’ın fiziksel varlığının ötesine geçen ve onu, oyun boyunca kitleleri kendi çıkarına göre manipüle eden ve yönlendiren soyut bir varlığa dönüştürecek ideolojik ve karizmatik bir aygıt olarak ortaya çıkarken, Brutizm ise aklın duyguların üzerine kurduğu tahakküme körü körüne bağlı, idealist, ancak aynı zamanda da katı bir cumhuriyetçiliği temsil etmektedir. Jül Sezar ve Marcus Brutus’ün karşılaştırmalı analizi ile, her iki karakterin, zıt siyasi hırslarına rağmen, katı tutumları, kendini beğenmişlikleri ve eşleri Calphurnia ve Portia’nın temsil ettiği duygusal zekadan uzaklaşmaları sebebiyle, aslında birbirlerine nasıl da ayna tuttukları ortaya konulmaya çalışılmıştır. Sezar ve Brutus, hanelerinden gelen apaçık uyarıları göz ardı ederek aslında kendi nihai çöküşlerini hazırlamaktadırlar. Kadınların trajik bir şekilde susturulması ve bunu takip eden iç savaş aslında bilgeliğin ve kadın eyleyiciliğinin siyasi alandan ortadan kaldırılmasının korkunç sonuçlarını göstermektedir. Şair Cinna’nın, Romalı vatandaşların mantıksız öfkesi ile tetiklenen cinayeti, ideolojik aşırı uçların süslü sözlerle bezeli manipülasyonlardan nasıl güç kazanıp kaotik bir bölünmeye yol açabileceğini bir kez daha göstermektedir. Sezarizm ve Brutizm’i bu aşırı uçların iki farklı ama bir o kadar da benzer yüzü olarak karşılaştıran bu çalışma, Jül Sezar’ın, hane ile kamusal, duygu ile akıl ve kadın ile erkeği yan yana getirecek daha kapsamlı bir bakış açısına erişim reddedildiğinde, katı bir tiranlık ve baskı biçimine dönüşme riski taşıyan, son derece çelişkili bir liderlik projeksiyonu sunduğunu savunmaktadır. Shakespeare’in oyunu, bu bağlamda hem Sezarizm’e hem de Brutizm’e karşı zamansız bir eleştiri sunar ve kontrolsüz güç ve ahlaki bağnazlığın uzun vadede kolayca iç savaşa ve toplumsal yıkıma yol açabileceği konusunda uyarıda bulunur.
Introducing the concept of Brutism, characterised by philosophical idealism, emotional suppression, Stoic rigidity and moral strictness, as a counter-ideology to Caesarism, this study argues that Brutus, in his attempt to prevent dictatorship, ends up with constructing his own version of ideological tyranny. While Caesarism emerges as an ideological and charismatic apparatus that rises above the physical presence of Julius Caesar and transforms him into an abstract entity that continues lingering throughout the play, manipulating and moving the masses according to its own advantage, Brutism represents an idealistic yet rigid republicanism that is blindly rooted in the supremacy of reason over human emotions. Through a comparative analysis of Julius Caesar and Marcus Brutus, it is also attempted to reveal how both men, despite their opposing political ambitions, mirror each other in their unbending attitude, self-righteousness, and detachment from emotional intelligence as represented through their wives Calphurnia and Portia, respectively. Neglecting the insightful warnings coming from the domestic sphere, Caesar and Brutus prepare their ultimate downfall. The tragic silencing of women and the ensuing catastrophic civil war demonstrate the dire results of eliminating wisdom and feminine agency from the political domain. The murder of Cinna the poet, triggered by the irrational wrath of the Roman citizens, further indicates how the ideological extremes can gain strength from rhetorical manipulation and evolve into a chaotic schism. By comparing Caesarism and Brutism, as two different yet alike facets of these extremes, this study argues that Julius Caesar presents a deeply ambivalent projection of leadership which, when denied access to a more comprehensive outlook bringing domestic and public, emotion and reason, woman and man side by side, runs the risk of transforming into a rigid form of tyranny and oppression. Shakespeare’s play, therefore, presents a timeless critique of both Caesarism and Brutism, and it warns that unchecked power and moral fanaticism can easily lead to civil war and collective ruin in the long run.
| Primary Language | English |
|---|---|
| Subjects | British and Irish Language, Literature and Culture |
| Journal Section | Research Article |
| Authors | |
| Submission Date | May 10, 2025 |
| Acceptance Date | August 7, 2025 |
| Publication Date | December 29, 2025 |
| Published in Issue | Year 2025 Volume: 5 Issue: 10 |
bitig Journal of Faculty of Letters is licensed under a
Creative Commons Attribution-NonCommercial-ShareAlike 4.0 International License.