Annelikte Pişmanlık, Üreme Kararı ve Ambivalansın Ampirik ve Kurgusal Temsilleri
Abstract
Bu makale, üremenin, toplumsal normlar ve ahlâkî kaygıların da etkileriyle verilen bireysel bir karar olmaktan uzak karmaşık bir sürecin sonucu olduğunu ve bu sürece eşlik eden ambivalansın, ebeveynlikte, özellikle de annelikte pişmanlık gibi konuların tabulaştırılarak görünmez kılındığını öne sürer. Tabulaştırılan süreçlerin kurgusal ve ampirik temsilleri de bu yüzden nadiren karşımıza çıkar. Karşımıza çıktıklarında toplumsal ve bireysel önyargılar bu süreçlerin sunumuna eşlik eder. Bu önyargı ve kaygılar da söz konusu sorunların temsilini şekillendirir. Makale, Orna Donath, Matti Häyry ve Seana Shiffrin gibi düşünürlerin çalışmalarındaki kuramsal terminoloji ve çerçeveyi, üreme etiği konusundaki ampirik çalışma sonuçlarını kullanarak bu duyguların düşünüldüğünden çok daha yaygın olduğunu ancak çoğu zaman görünmez kılındığı için temsillerde de nesnel bir şeffaflığın nadiren ortaya çıktığını savunur. Makale, Lionel Shriver’ın We Need to Talk About Kevin (Kevin Hakkında Konuşmalıyız), Sheila Heti’nin Motherhood (Annelik) romanlarından ve Ernest Hemingway’in “Hills Like White Elephants” (“Beyaz Fillere Benzeyen Tepeler”) öyküsü gibi kurgusal örneklerden yola çıkarak üreme kararı, ambivalans ve pişmanlık gibi deneyimleri çeşitli sosyal psikoloji çalışmalarının sonuçları ışığında daha önceki çalışmalardan farklı bir biçimde okumaya çalışır. Ayrıca üreme kararının etik sonuçlarını felsefî bir bağlamda tartışarak, üreme etiğiyle ilgili hangi perspektiflerin kurgusal tahayyüllerde yer aldığını inceler. Çalışmanın amacı, üreme kararındaki ambivalans, ebeveynlikte ambivalans ve pişmanlık gibi deneyimlerin meşru kabul edilmesinin ve dolayısıyla hem ampirik verilerle hem de kurgusal tahayyüllerle açığa çıkarılarak normalleştirilmesinin, üreme kararının daha gerçekçi ve bilinçli bir şekilde verilmesine imkân sağlayacağını ve üreme etiğinin bireysel karar süreçleri içinde yer almasının da kurgusal temsilleri daha nesnel ve şeffaf bir biçime dönüştürebileceğini göstermektir.
Keywords
Ethical Statement
Çalışmanın tüm süreçlerinin araştırma ve yayın etiğine uygun olduğunu, etik kurallara ve bilimsel atıf gösterme ilkelerine uyduğumu beyan ederim.
Empirical and Fictional Representations of Maternal Regret, Ambivalence and the Decision to Procreate
Abstract
This article argues that reproduction is far from being an individual decision due to social norms, pressures, and moral considerations surrounding it. Rather, it is a complex process shaped by external factors accompanied by ambivalence, parental, and particularly maternal regret. When certain feelings and actions become taboos, they are also rarely represented in fiction as well as empirical studies. When they are represented, their depiction is mediated by social and individual biases and fears. The article draws on the terminology and theoretical frameworks of such thinkers as Orna Donath, Matti Häyry, and Seana Shiffrin and maintains that the experiences related to ambivalence and regret are much more widespread than is widely assumed, and when they are systematically rendered invisible, it becomes very challenging for them to be represented in an objective and transparent fashion. Initially, the article examines fictional representations including Lionel Shriver’s We Need to Talk About Kevin, Sheila Heti’s Motherhood, and Ernest Hemingway’s “Hills Like White Elephants” in light of the results of social psychology studies about procreative choice, ambivalence, and regret. In addition, the article discusses reproduction within a philosophical framework and addresses the repercussions of certain reproductive decisions by looking at which perspectives of reproductive ethics are present in fictional representations. The purpose of the study is to show that when ambivalence and regret become legitimate experiences related to procreative decision-making processes and parenthood, reproductive decisions can be made in a more realistic and objective manner, and if reproductive ethics becomes a part of this decision-making process, it may lead to more transparent representations of these experiences in fiction.
Keywords