Bu çalışma, Türkçe ve Arapça atasözleri ile deyimlerinde geçen renk olgusunu anlambilimsel, kültürel ve bilişsel yaklaşımlarla çok boyutlu olarak analiz etmeyi amaçlamaktadır. Renk adları, yalnızca betimleyici sözcükler değil, aynı zamanda kültürel kimliğin, toplumsal değerlerin, kolektif hafızanın ve zihinsel temsillerin taşıyıcısı olan güçlü sembollerdir. Atasözleri gibi kalıplaşmış söz varlığı içinde renklerin anlam dünyasında oynadığı rol, hem bireysel duyguların hem de toplumsal normların kavranmasına olanak tanır. Bu yönüyle renkler, yalnızca estetik birer unsur değil, kültürel olarak anlam yüklenmiş, tarihî ve sosyolojik kodların taşıyıcısı olan dilsel yapılardır. Araştırma, Türkçe ve Arapça'da sıklıkla kullanılan altı temel renk (beyaz, siyah, kırmızı, mavi, yeşil ve sarı) ekseninde yapılandırılmıştır. Kuramsal olarak anlambilim, kavramsal metafor kuramı, kültürel semiyotik, bilişsel dilbilim, sosyoparemioloji ve derlem temelli yaklaşımlar birlikte değerlendirilmiş; bu disiplinler arası kurgu, anlam üretiminin çok katmanlı yapısını açığa çıkarmayı hedeflemiştir. Yöntem olarak nitel çözümlemeye dayalı araştırmada, TDK Atasözleri Derlemi, Proverbium ve Arabicorpus gibi derlem kaynakları aracılığıyla renk içeren atasözleri, eşdizimsel yapı, bağlam ve metaforik yönelim bakımından incelenmiştir. Elde edilen veriler ışığında, beyaz rengin Türkçede genellikle ahlâkî temizlik, dürüstlük ve helâl kazançla; Arapçada ise içsel saflık, toplumsal itibarlılık ve merhametle özdeşleştiği belirlenmiştir. Siyah renk her iki dilde de mahcubiyet, yozlaşma, ölüm, felâket ve kaderî karanlıkla ilişkilendirilmiştir. Kırmızı renk Türkçede cazibe, kadınsı estetik, dikkat çekicilik ve aynı zamanda tehdit edici bir uyarı unsuru olarak değerlendirilirken; Arapçada öfke, saldırganlık ve şiddet gibi yüksek uyarım içeren duygularla eşleştirilmiştir. Mavi renk, Türkçede çoğunlukla farklılık ve nazar kavramlarıyla; Arapçada ise tarihsel olarak Haçlılar gibi düşman figürlerle ilişkilendirilmiş olup, kültürel ötekilik ve dışlanma simgesi hâline gelmiştir. Yeşil, her iki dilde başlangıçta doğallık ve tazelikle çağrışım kursa da bağlama göre aldatıcılık, saflık ve yüzeysel cazibenin ardındaki içsel çöküşü temsil etmektedir. Sarı renk ise psikolojik tükenmişlik, geçicilik, hastalık, yalnızlık ve ruhsal kırılganlıkla metaforik bir şekilde ilişkilendirilmiştir. Bu çok katmanlı anlam alanları, George Lakoff ve Mark Johnson’un kavramsal metafor kuramı bağlamında soyut kavramların somut renk imgeleri aracılığıyla temsil edilmesini desteklemektedir. Ayrıca Sapir–Whorf hipotezine göre, her iki dilin renkleri farklı biçimlerde yapılandırması, dilin düşünceyi nasıl şekillendirdiğini ortaya koymaktadır. Sonuç olarak çalışma, atasözlerinin yalnızca sözlü kültürün kalıplaşmış ürünleri değil; kültürel belleğin, değer sistemlerinin ve bireysel-toplumsal duyguların taşıyıcısı olan dinamik anlatım biçimleri olduğunu göstermektedir. Renkler, bu anlatım içinde semiyotik değer kazanarak, birey ile toplum arasında anlam köprüleri kurmaktadır.
This study aims to analyze the phenomenon of color in Turkish and Arabic proverbs and idioms through a multidimensional approach, integrating semantic, cultural, and cognitive perspectives. Color terms are not merely descriptive linguistic units; they are potent symbols that convey cultural identity, social values, collective memory, and mental representations. Within the fixed lexicon of proverbs, the role of colors in meaning-making enables both individual emotions and social norms to be decoded. In this sense, colors are not merely aesthetic markers but are culturally encoded linguistic structures that carry historical and sociological meanings. The research is structured around six fundamental colors—white, black, red, blue, green, and yellow—which are commonly used in both Turkish and Arabic. The theoretical framework employs semantic analysis, conceptual metaphor theory, cultural semiotics, cognitive linguistics, socioparemiology, and corpus-based methodology to reveal the multilayered structure of meaning-making. Using qualitative methods, the study analyzes color-bearing proverbs in terms of collocation, context, and metaphorical orientation by drawing on digital databases such as the Turkish Language Association Proverbs Corpus, Proverbium, and Arabicorpus. Findings indicate that the color white is associated with moral purity, honesty, and lawful gain in Turkish, while in Arabic it symbolizes emotional clarity, social dignity, and mercy. Black, in both languages, is connected to shame, corruption, death, catastrophe, and existential darkness. Red represents attraction, feminine aesthetics, visibility, and warning in Turkish, whereas in Arabic it is linked with anger, aggression, and intense emotional alertness. Blue, often tied to difference and the evil eye in Turkish, has historical associations in Arabic with Crusaders and outsiders, symbolizing cultural otherness and exclusion. Green, although evoking nature and vitality, also denotes deception, immaturity, and superficial charm depending on context in both languages. Yellow is metaphorically tied to psychological exhaustion, transience, illness, loneliness, and emotional fragility. These multilayered meanings align with the principles of conceptual metaphor theory, particularly the embodiment of abstract domains through concrete color imagery. Additionally, according to the Sapir–Whorf hypothesis, the distinct structuring of color semantics in each language reflects how language shapes thought. Consequently, the study concludes that proverbs are not merely formulaic expressions but dynamic carriers of cultural memory, value systems, and affective codes. Within these expressions, colors gain semiotic value and function as symbolic bridges between the individual and the collective, contributing significantly to the transmission of cultural heritage through oral tradition.
| Primary Language | Turkish |
|---|---|
| Subjects | Arabic Language and Rhetoric |
| Journal Section | Research Article |
| Authors | |
| Submission Date | July 15, 2025 |
| Acceptance Date | November 16, 2025 |
| Publication Date | December 15, 2025 |
| Published in Issue | Year 2025 Volume: 29 Issue: 2 |
Cumhuriyet Theology Journal is licensed under a Creative Commons Attribution-NonCommercial 4.0 International License (CC BY NC).