Hıristiyanlıkta Bebek Vaftizinin Meşruiyeti Üzerine Tartışmalar
Öz
Özet: Sakramentler, Hıristiyan kiliseleri arasındaki tartışma konularından biridir. Sakra¬mentlerin yapılış düzeni kadar, meşruiyetleri de tarih boyunca tartışılmıştır. Sakramentler hakkındaki meşruiyet tartışmalarına bir örnek de bebek vaftizidir. Bebek vaftizi konusu kurtuluş, iman ve asli günah gibi temel akidelerini ilgilendirmesi ayrıca kiliseler arası ayrı¬lıklar oluşturması bakımından önemlidir.
Bu makalede bebek vaftizinin tarihsel süreci ve farklı grupların bu tartışma hakkında sun¬duğu argümanlar değerlendirilmektedir. Makalenin amacı, özellikle Reform sonrası dö¬nemde başta Protestanların kendi içerisindeki tartışmalar olmak üzere farklı grupların güncel tartışmalarından birine ışık tutmaktır. Makalede öncelikle vaftizin Hıristiyan teoloji¬sindeki yeri ele alınmış, ardından bebek vaftizinin tarihsel süreci değerlendirilmiş ve niha¬yetinde bebek vaftizini kabul eden ve etmeyen grupların sunduğu argümanlar tartışılmıştır. Ülkemizde vaftiz ile ilgili çeşitli araştırmalar olmakla beraber bebek vaftizini ele alan spesi¬fik bir çalışma bulunmamaktadır. Bu bakımdan makalenin alandaki boşluğu dolduracağını düşünmekteyiz.
Hıristiyanlıktaki sakramentler arasında en önemlisi vaftizdir. Çünkü Hıristiyanlar için vaftiz, Hıristiyan olmanın bir işareti ve kurtuluşa giden yolların ilkidir. Ayrıca Katolik, Ortodoks ve Protestan Kilisesi tarafından kabul edildiği için birleştirici bir sakrament olarak kabul gör¬müştür. Katolik ve Ortodokslar bazı ayrıntılar dışında vaftiz, ekmek-şarap ayini, kuvvetlen¬dirme, rahip takdisi, evlilik, hasta yağlama ve günah itirafından oluşan yedi sakrament ko¬nusunda aralarında uzlaşmaktadır. Ancak Protestanlar Kitâb-ı Mukaddes kaynaklı bir din anlayışı benimsedikleri için sadece kutsal metinlerde geçen sakramentleri kabul etmekte ve bunların da vaftiz ve ekmek-şarap ayininden (evharistiya) oluştuğunu ifade etmektedirler. Protestanlar vaftiz üzerinde birleşseler de kendi aralarında bebek vaftizi konusunda farklı düşüncelere sahiptirler. Protestan kiliselerinin bebek vaftizi hakkındaki tek kaynağı Kitâb-ı Mukaddes’tir. Çünkü Protestanlar Kilise babalarını meşru bir kaynak olarak görmezler ve İncil metinlerini esas alırlar. Ancak burada geçen ifadelerin bebeklerin vaftizini mi yoksa yetişkinlerin vaftizini mi kastettiği erken dönemden günümüze kadar tartışma konusu ol¬maya devam etmektedir.
Erken dönemde bebek vaftizi hakkında ciddi bir tartışma olmamıştır, çünkü Hıristiyanlığın yayılma döneminde genellikle yetişkinler vaftiz edilmiştir. Kilise babaları da bebek vaftizin¬den sistemli bir ritüelden ziyade manevi bir kutsama olarak bahsetmiştir. O yüzden Hıristi¬yan literatüründe vaftiz denilince bebek, yetişkin ve hasta vaftizini kapsayan genel bir anla¬yış yerleşmiştir. Ancak bebek vaftizine karşı olan bazı heretik grupların ortaya çıkmasıyla beraber bebek vaftizi ile yetişkin vaftizi birbirinden farklı anlamda kullanılmaya başlamıştır. Heretik gruplar ve Kilise babaları arasındaki ilk tartışmalar sonucunda Hıristiyan dünya¬sında bebek vaftizini savunmaya yönelik bazı girişimler başlamıştır. Bir taraftan teologlar bebek vaftizine karşı olanlara karşı mücadeleye girişirken; diğer taraftan Kilise, konsillerde bebek vaftizini destekleyen kararlar almıştır. Bu kararlarla bebeklerin sakrament sırasında konuşamayıp, iman ile ilgili sorulara cevap veremeseler dahi vaftiz edilmeleri gerektiği kabul edilmiştir. Bebek vaftizi Hıristiyanlığın Roma tarafından resmî din olarak kabul edil¬mesinden sonraki süreçte yaygınlaşmıştır ve XIII. yüzyılda Katolik kilisesi tarafından resmî olarak kabul edilmiştir. Reform dönemiyle beraber bebek vaftizi tartışmaları devam etmek¬tedir. Katolik ve Ortodokslar yanında Anglikanlar, Lutheryanlar, Metodistler, Presbiteryan¬lar, Kongregasyonalistler bebek vaftizi geleneğinin sürdürülmesinden yana iken; Baptistler, Pentekostalistler, Anabaptistler, Yedinci Gün Adventistleri, Yehova Şahitleri, Son Gün Aziz¬leri gibi gruplar bebek vaftizine karşıdır.
Bebek vaftizi uygulayan kiliselere göre bebekler, Tanrı'nın lütfu ve kurtuluşu için mümkün olan en kısa sürede vaftiz edilmelidir. Ancak bebek vaftizine karşı olan kiliseler bunun an¬lamsız bir gerekçe olduğunu savunur. Onlara göre erken dönemde sadece Paskalya ve Pen¬takost zamanında vaftiz yapılmakta hatta Hıristiyanlığa geçmek isteyen bir aday belirli bir süre test edilmekteydi. Aslında bu uygulama da vaftizin akıl ve imanla bağlantısını göster¬mektedir. Onlara göre vaftiz basit bir pratikten ziyade anlamlı ve inanca dayanan bir eylem¬dir ve dolayısıyla akla dayanmayan bu vaftiz, inancı zayıflatmaktadır. Bu kiliseler söz ko¬nusu ritüelin aldatıcı olduğunu ve inançla destelenmediği için çocukları zamanla dinden uzaklaştıracağını savunmaktadır. Ayrıca bu vaftizin kişiyi toplumun bir üyesi yapacağına dair kabulü de eleştirmektedir. Çünkü onlara göre artık toplumun üyelerinin eskiden olduğu gibi köylerde birbiri tanıyan gruplardan oluşmadığı ve modern toplumda bu üyeliğin sos¬yolojik anlamını yitirdiği açıktır.
Bebek vaftizi reddeden bu kiliselerin eleştirileri yakın dönemde Karl Barth (ö.1966) ve Emil Brunner (ö.1966) gibi yazarların katkıları ile daha da gün yüzüne çıkmıştır. Bütün bu eleşti¬riler bebek vaftizinin dinin temel referanslarına dayanmadığı daha çok geç dönem Kilise babaların pratiklerine dayandığına odaklanmaktadır. Dolayısıyla onlar yaşadığımız dö¬nemde, sorgulamadan inanan ailelerin bebek vaftizini sadece geleneği tatbik adına yaptıkla¬rını savunurlar. Yani onlara göre insanlar dini inançlarını değil, toplumu önemsemektedir ama bu anlamsız bir kaygıdır. Bu tartışmalar bebek vaftizinin sadece teolojik değil, aynı zamanda sosyo-kültürel bir problemler barındırdığını da açığa çıkarmaktadır.
Kanaatimize göre bebek vaftizine delil olarak gösterilen Kitâb-ı Mukaddes metinlerinde geçen ifadelerin çoğu Eski Ahit’teki gibi Tanrı ve çocuklar arasındaki yakın bağa işaret et¬mektedir. Ayrıca bebek vaftizini eleştiren grupların imanın bir bilinç düzeyi gerektirdiğine dair söyleminin tutarlı bir eleştiri olduğunu düşünmekteyiz. Bu bağlamda Reform sonrası dönemde bebek vaftizinin yöneltilen eleştirilerin etkili olduğu ve bu vaftizi savunanların söz konusu eleştirilere kutsal metinler ve aklî deliller aracılığıyla karşı koymada zorlandıklarını da söyleyebiliriz.
Anahtar Kelimeler
References
- Albayrak, Kadir. “Ermeni, Süryani ve Keldani Kiliseleri”. Yaşayan Dünya Dinleri. 141-153. Ankara : Diyanet İşleri Başkanlığı, 2007.
- Aquinas, Thomas. Summa Theologica, Volume 4 Part III, First Section. New York: Cosimo, Inc., 2013.
- Augustinus. “On Baptism/Again Donatist”. Nicene and Post-Nicene Fathers First Series, St. Augustine: The Writings Against the Manichaeans, and Against the Donatists. Ed. Philip Schaff. 4: 698-1259. New York: Cosimo, Inc., 2007.
- Aykıt, Dursun Ali. “Pelagianizm’in Tarihi ve Öğretileri”. İstanbul Üniversitesi İlahiyat Fakül¬tesi Dergisi. 22 (08 Mart 2012): 175-196.
- Barth, Karl. Church Dogmatics The Doctrine of Reconciliation, Volume 4, Part 2: Jesus Christ, the Servant as Lord. Ed. Thomas Forsyth Torrance - G.W. Bromiley. A&C Black, 2004.
- Barth, Karl. The Teaching of the Church Regarding Baptism. Zurich: Wipf and Stock Publis¬hers, 2006.
- Beasley-Murray, G. R. Baptism in the New Testament. 1. Baskı. Carlisle: Paternoster Press, 1962.
- Bierma, Lyle D. The Theology of the Heidelberg Catechism: A Reformation Synthesis. Ken¬tucky: Westminster John Knox Press, 2013.
Details
Primary Language
Turkish
Subjects
Religious Studies
Journal Section
Research Article
Authors
Halil Temiztürk
*
0000-0002-4564-5561
Türkiye
Publication Date
June 15, 2020
Submission Date
January 1, 2020
Acceptance Date
April 27, 2020
Published in Issue
Year 2020 Volume: 24 Number: 1
Cited By
YENİ DİNİ HAREKETLERE GİRİŞTEKİ RİTÜEL VE UYGULAMALAR
Yönetim Ekonomi Edebiyat İslami ve Politik Bilimler Dergisi
https://doi.org/10.24013/jomelips.975142