TÜRK DÜNYASINDA KADIN ŞAMAN KURUMUNDAN KADIN ÂŞIĞA: TARİHÎ KÜLTÜREL SÜREÇ
Abstract
Bu makale, Türk kültür tarihinde kadının icra ettiği iki önemli geleneği, şamanlık ve âşıklığı, tarihsel ve kültürel bir perspektifle incelemektedir. Makale, kadın şamanların âşıklık geleneğine evrilme sürecini, bu dönüşümün toplumsal ve sosyo-kültürel nedenlerini ve etkilerini analiz etmektedir.
Bu çalışmada, kadın şamanların sahip olduğu müzik, şiir ve kehanet gibi yeteneklerin, âşıklık geleneğinde de devam ettiği vurgulanmaktadır. Ancak, bu geçişin sadece bir devamlılık olmadığı, aynı zamanda tasavvufi ve bireysel dinamiklerin de etkili olduğu belirtilmektedir. Tasavvufun sağladığı manevi özgürlük alanı, onların âşıklık geleneğinde aktif rol almalarını kolaylaştırmıştır. Bununla birlikte, erkek âşıklardan farklı olarak, kadın âşıkların yetişmesinde bireysel yetenek ve isteklerin daha belirleyici olduğu tespit edilmiştir.
Makalede, âşıklık geleneğinin usta-çırak ilişkisi, toplumsal performans gibi unsurlarının, Orta Çağ Müslüman dünyasında kadınlar için zorluklar yarattığı ve geleneğin erkek egemen bir yapıya dönüşmesine neden olduğu ifade edilmektedir. Kadın âşıkların çoğunlukla aile içindeki âşık figürleri tarafından teşvik edildiği, buna karşın toplumsal algının genellikle mesafeli olduğu vurgulanmaktadır.
Modern çağda, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşu ve Sovyet rejiminin Azerbaycan ve Orta Asya’daki etkileriyle birlikte, kadının toplumsal statüsünde ve sanat alanındaki rolünde değişimler yaşanmıştır. Özellikle Sovyetler Birliği’nde okuryazarlık oranının artması, kadınların lehine olumlu sonuçlar doğurmuştur. Ancak, muhafazakâr İslami gelenek, kadınların sanat alanındaki çalışmalarına direnç göstermeye devam etmiştir.
Makale, modern dönemde kadın âşıkların güncel durumunu, işledikleri temaları (aşk, hasret, başkaldırı) ve Türk dünyasındaki farklı coğrafyalardaki (Bakşı, Akın, Jırav vb.) varlıklarını ele almakta; bu geleneklerin benzerlik ve farklılıklarını incelemektedir.
Bu çalışma, konuyu tarihsel ve kültürel bir perspektifle inceleyen nitel bir araştırmadır. Temel olarak betimleyici ve analitik bir yöntem izlenmiş, kültürel tarih ve sosyolojik analiz tekniklerinden yararlanılmıştır. Makalede, birincil ve ikincil kaynakların (tarihî metinler, destanlar, biyografiler ve mevcut akademik literatür) karşılaştırmalı analizi yapılarak, kadın şamanlıktan âşıklığa geçiş sürecindeki süreklilik ve değişimler ortaya konmuştur.
Sonuç olarak, makale, kadın şamanlıktan kadın âşıklığa geçişin kültürel, toplumsal, tasavvufi ve bireysel faktörlerin etkileşimiyle gerçekleştiğini ve günümüzde de devam ettiğini ortaya koymaktadır.
Keywords
FROM THE INSTITUTION OF WOMEN SHAMANS TO WOMEN ASHIKS IN THE TURKIC WORLD: A HISTORICAL-CULTURAL PROCESS
Abstract
This article examines two significant traditions performed by women in Turkish cultural history—shamanism and minstrelsy—from a historical and cultural perspective. It analyzes the evolution of female shamans into the minstrelsy tradition, along with the social and socio-cultural causes and effects of this transformation.
The study emphasizes that the talents of women shamans, such as music, poetry, and divination, continued in the Âşıq tradition. However, it is noted that this transition was not merely a continuation but was also influenced by Sufi and individual dynamics. The spiritual freedom provided by Sufism, especially for women, facilitated their active role in the Âşıq tradition. Nevertheless, it has been determined that individual talents and desires were more decisive in the upbringing of women âşıqs, unlike their male counterparts.
The article states that elements of the minstrelsy tradition, such as the master-apprentice relationship and public performance, posed challenges for women in the medieval Muslim world, leading to the tradition becoming a male-dominated structure. It is highlighted that most female minstrels were encouraged by minstrel figures within their own families (father, grandfather, brother, husband), whereas societal perception generally remained distant.
In the modern era, with the establishment of the Republic of Turkey and the impact of the Soviet regime in Azerbaijan and Central Asia, changes occurred in women's social status and their role in the arts. Especially in the Soviet Union, the increase in literacy rates had positive outcomes for women. However, the conservative Islamic tradition continued to resist women's work in the arts.
The article addresses the current situation of women âşıqs in the modern period, how the tradition continues, the themes they address (love, longing, complaints about the times, rebellion against inequality), and their presence in different regions of the Turkic world (Bakşı, Akın, Jırau/Jırav, etc.). The similarities and differences of these traditions are also examined.
This study is qualitative research that examines the subject from a historical and cultural perspective. It primarily follows a descriptive and analytical method, utilizing techniques from cultural history and sociological analysis. By conducting a comparative analysis of primary and secondary sources (historical texts, epics, biographies, and existing academic literature), the study reveals the continuities and changes in the transition from female shamanism to minstrelsy.
In conclusion, the article argues that the transition from women's shamanism to women's âşıq is a significant transformation in Turkic cultural history, resulting from the interaction of cultural, social, Sufi, and individual factors, and continues to this day.
Keywords