Being young is a significant risk factor for dating violence, and gender norms suggest that women are disproportionately affected. Traditional femininity norms strengthen the internalization of societal expectations, increasing young women’s vulnerability in romantic relationships. Social media further reinforces idealized feminine appearance standards, contributing to greater body dissatisfaction and negative self-perception. This study explores the associations between self-esteem, body image, femininity ideology, and dating violence among young women. Participants were 582 female university students aged 18–25 who had been in a romantic relationship for at least six months. Data were collected using the Dating Violence Attitudes Scale (DVAS), the Ben-Towim Walker Body Attitudes Questionnaire (BTWBAQ), the Rosenberg Self-Esteem Scale (RSES), and the Short Form of the Femininity Ideology Scale (SF-FIS). Findings revealed that adherence to traditional femininity norms significantly predicted attitudes supportive of dating violence. Femininity norms accounted for 7.5% of the variance, increasing to 10.5% with additional variables (p < .001). However, body image and self-esteem did not contribute significantly to the model. Overall, the results indicate that stronger endorsement of femininity norms is linked to greater acceptance of dating violence. These findings underscore the importance of psychosocial interventions aimed at challenging restrictive gender norms among young women.
Ethics committee approval has been obtained for this article.
This study was supported by TÜBİTAK under the 2209-A University Students Research Projects Support Program.
Genç olmak flört şiddeti için bir risk faktörü olarak görülse de toplumsal cinsiyet normları, kadınların bu şiddete daha fazla maruz kaldığını göstermektedir. Kadınlık normları, bireylerin toplumsal rollere ilişkin beklentileri içselleştirmesiyle bağlantılı olup kadınların flört ilişkilerinde daha kırılgan hale gelmesine yol açmaktadır. Sosyal medyanın yaygın kullanımı, kadınlığı idealize edilmiş beden özellikleri üzerinden sunarak toplumsal kabul ve partner tarafından çekici bulunma baskısını artırmaktadır. Bu baskıların karşılanamaması durumunda dışlanma ve olumsuz benlik algısı riski yükselmekte; düşük öz saygı ve olumsuz beden imajı ise flört şiddetine maruz kalma olasılığını artırmaktadır. Bu çalışma, genç yetişkin kadınlarda öz saygı, beden imajı ve kadınsılık algısının flört şiddetiyle ilişkisini incelemektedir. Araştırma kapsamında 18–25 yaş arası, en az altı aydır romantik ilişkisi bulunan 582 kadın üniversite öğrencisinden veri toplanmıştır. Flört Şiddeti Tutum Ölçeği (FTŞÖ), Ben-Towim Walker Beden Tutum Ölçeği (BTWBTÖ), Rosenberg Benlik Saygısı Ölçeği (RBSÖ) ve Kadınlığa Dair Düşünce Ölçeği (KDDÖ) kullanılmıştır. Analizler, geleneksel kadınsılık normlarına bağlılığın flört şiddetiyle anlamlı biçimde ilişkili olduğunu göstermiştir. Regresyon analizinde KDDÖ varyansın %7.5’ini açıklarken (F(3,553)=15.93, p<.001), ikinci modelde bu oran %10.5’e yükselmiştir (F(8,548)=7.66, p<.001). Ancak beden imajı ve öz saygının modele anlamlı katkı sağlamadığı bulunmuştur. Bulgular, geleneksel kadınsılık normlarının flört şiddeti riskini artırdığını göstermektedir.
Bu makale için etik kurul onayı alınmıştır.
Bu çalışma, TÜBİTAK tarafından 2209-A Üniversite Öğrencileri Araştırma Projeleri Destekleme Programı kapsamında desteklenmiştir.
| Primary Language | Turkish |
|---|---|
| Subjects | Applied and Developmental Psychology (Other) |
| Journal Section | Research Article |
| Authors | |
| Submission Date | February 20, 2025 |
| Acceptance Date | July 18, 2025 |
| Publication Date | December 29, 2025 |
| DOI | https://doi.org/10.16953/deusosbil.1643601 |
| IZ | https://izlik.org/JA78HJ82XH |
| Published in Issue | Year 2025 Volume: 27 Issue: 4 |