Bu makale, modern hayatın bireyde ürettiği yabancılaşma biçimlerini Haydar Ergülen’in şiirsel evreni üzerinden incelemektedir. 1980 sonrası Türkiye’de neoliberal dönüşüm, hızlanan kentleşme ve kültürel çözülme süreçleri, bireyin benlik, mekân ve zaman algılarında belirgin kırılmalara yol açmış; Ergülen’in poetikasında bu kırılmalar tematik ve biçimsel düzeylerde yoğun biçimde görünür hâle gelmiştir. “Kimse” ve “Elma” şiirlerinde benliğin parçalanması ve öznenin kendisine duyduğu yabancılık, modern öznenin içsel bölünmesine ilişkin kuramsal yaklaşımlarla örtüşür. “Kuzguncuk Oteli” ve “Seyir Defteri”nde kent, aidiyet duygusunun çözüldüğü geçici ve yabancılaştırıcı bir mekân olarak belirir. “Saatler”, “Üzgün Kediler Gazeli” ve “Nar”da zamanın hızlanması ve belleğin parçalanması, modern bireyin geçmişle kurduğu ilişkinin kırılganlığını açığa çıkarır. Aşk şiirlerinde yakınlığın sürekli ertelenmesi duygusal yabancılaşmayı pekiştirirken, “Dilsiz Harfler” ile “Ayna”, “Gölge” ve “İçimdeki Göz”de dilsel çözülme ve içselleştirilmiş gözetim mekanizmaları görünür hâle gelir. Çalışma, Ergülen’in şiirinin modern hayatın bireyi içsel, zamansal ve mekânsal eksenlerde kuşatan yabancılaştırıcı etkilerini bütüncül bir biçimde yeniden ürettiği sonucuna ulaşmaktadır.
This article examines the forms of alienation produced by modern life through the poetic universe of Haydar Ergülen. The neoliberal transformation, rapid urbanization, and cultural disintegration that shaped post-1980 Turkey generated profound ruptures in individuals’ perceptions of self, space, and time; these ruptures manifest intensely in Ergülen’s poetics at both thematic and formal levels. The fragmentation of the self and the subject’s estrangement from their own inner world in poems such as Kimse and Elma align with theoretical approaches to the divided modern subject. In Kuzguncuk Oteli and Seyir Defteri, the city emerges as a transient and alienating space in which the sense of belonging is destabilized. Saatler, Üzgün Kediler Gazeli, and Nar reveal how the acceleration of time and the fragmentation of memory expose the fragility of the modern individual’s relationship with the past. The continual deferral of intimacy in Ergülen’s love poems reflects the emotional alienation characteristic of contemporary life. Meanwhile, Dilsiz Harfler, Ayna, Gölge, and İçimdeki Göz foreground linguistic dissolution and internalized mechanisms of surveillance. The study concludes that Ergülen’s poetry reconstructs the alienating pressures of modern life across inner, temporal, and spatial dimensions, offering a holistic poetic articulation of the modern subject’s estrangement.
| Primary Language | Turkish |
|---|---|
| Subjects | Modern Turkish Literature in Turkiye Field |
| Journal Section | Research Article |
| Authors | |
| Submission Date | December 7, 2025 |
| Acceptance Date | March 3, 2026 |
| Publication Date | March 25, 2026 |
| DOI | https://doi.org/10.31465/eeder.1837652 |
| IZ | https://izlik.org/JA67FA74AF |
| Published in Issue | Year 2026 Volume: 10 Issue: 1 |
Journal of Literary Criticism is a refereed journal published in the scope of literature.