Panorama Romanına “Büyük İnkılâp ve Küçük Politika” Çerçevesinden Bakmak
Abstract
Türk edebiyatının önde gelen kalemlerinden biri olan Yakup Kadri
Karaosmanoğlu, edebiyatçı kimliğinin yanı sıra gazeteciliği,
milletvekilliği ve diplomatlığı ile Tanzimat Dönemi’nden beri görülen
aydın/bürokrat/politikacı bileşiminin tipik bir örneğidir. Çağdaş Türk
düşüncesinin ortaya çıktığı Tanzimat yıllarından beri Türkiye’de
edebiyat ve düşünce birbiriyle iç içe geçtiğinden o da toplum ve
siyaset üzerine eğilen yazarlar çizgisinden gelmektedir. Romandan
anı kitaplarına ve gazete yazılarına kadar çeşitli türlerde eserler veren
yazar, II. Abdülhamit döneminden Meşrutiyet’e, Milli Mücadele
yıllarından Cumhuriyet’in kuruluşuna, çok partili siyasi hayata
geçişten 27 Mayıs’a kadar tanıklık ettiği devirleri çalışmalarına da bir
biçimde aktarmıştır.
Bu çerçevede Yakup Kadri’nin 1930’lu yıllardan 1950’lere kadar olan
dönemi işleyen Panorama romanının yazarın Atatürk devrimlerinin
halk üzerindeki etkisi, toplumda yer edinip edinemediği üzerine
yaptığı eleştirel değerlendirmeleri bakımından ayrı bir yer tutar.
Kurtuluş Savaşı yıllarından beri Atatürk’ün yakın çevresinde yer
alan Yakup Kadri, Cumhuriyet’in ve Atatürk devrimlerinin düşünce
ve edebiyat hayatında önde gelen savunucularından biridir. Ancak
yazarın, Cumhuriyet’e ve devrimlere yaklaşımı sorgusuz bir övme
edebiyatı şeklinde olmamıştır. Atatürk’ü ayrı bir yerde tutmakla
birlikte Yakup Kadri, devrimlerin uygulanışını, halka yansımalarını
daha 1930’ların başından itibaren eleştirir görünmektedir. Nitekim
o tarihlerde yayımlanan Ankara (1934) romanının ikinci bölümü
Panorama’nın öncüsü gibidir. Cumhuriyet’in onuncu yılı vesilesiyle yazdığı, ancak yayımlamadığı “Büyük İnkılâp ve Küçük Politika”
başlıklı makalesi de yazarın dönemin siyasi ve toplumsal gelişmelerine
karşı eleştirel yaklaşımının başka bir ifadesidir.
Panorama romanıyla, Cumhuriyet’in ve Atatürk devrimlerinin
kurduğu yeni Türkiye’ye ve Türk toplumuna eğilen Yakup Kadri,
1930’lu yıllarda Atatürk’ün henüz hayatta olduğu yıllardan 1950’de
Demokrat Parti’nin iktidara geçişine kadar olan dönemi işlemektedir.
Atatürk’ün “büyük inkılâp”ının Cumhuriyet Halk Partisi ve devlet
bürokrasisi içindeki birtakım “küçük politika”lara kurban edildiği
şeklinde özetlenebilecek düşüncelerinin yer aldığı makalesi ise
Panorama romanının alt metni gibidir. Yazar, yayımlayamadığı bu
çalışmasında dile getirdiği meseleleri, kurgusal bir metin üzerinden
ifade etmek istemiş görünmektedir.
Bu çalışma, Panorama romanını “Büyük İnkılap ve Küçük Politika”
metnine dayanarak tahlil etmeyi amaçlamaktadır. Bu çerçevede Yakup
Kadri’nin romanda dile getirdiği devrimlere, çok partili siyasi hayata
ve özellikle Cumhuriyet Halk Partisi yönetimine dair eleştirileri
söz konusu makaleyle birlikte değerlendirilmeye çalışılacaktır. Söz
konusu tahlil çabasında dayanılan temel metin anılan makale olmakla
birlikte, Yakup Kadri’nin işlediği konulara ışık tutabilecek Politikada
45 Yıl, Zoraki Diplomat gibi anı çalışmaları ile Yaban ve Ankara
romanlarından da mümkün olduğunca yararlanılmıştır.
Keywords
Looking at the Novel Panorama from the Perspective of “The Great Revolution and Petty Politics”
Abstract
Yakup Kadri Karaosmanoğlu, one of the leading figures of Turkish literature, is a typical name for a combination of intellectual/bureaucrat/politician that has been seen since Tanzimat era with his idendity of journalist, deputy and diplomat beside being a man of literature. Because of the penetration of literature and thought from the years of Tanzimat when modern Turkish thought appeared, he comes from the line of authors leaning towards society and politics as well. Writing diferrent literal varieties like from novel to memories and journal articles, he reflected his witnessings in the periods of Abdülhamit II, Meşrutiyet, War of Independence, establishment of Republic, passing into multi-party political life and the Coup d’Etat on 27th May into his studies.
Within this context his novel, Panorama that depicts the period from the 1930s to the 1950s, is regarded to have been written to make a critical assessment about the effects of the revolutions on Turkish people and whether the revolutions were embraced or not. Yakup Kadri, a member of Atatürk’s innercircle since the National Struggle was one of the leading defenders of the Republic and Atatürk’s revolutions. However his approach to the Republic and the revolutions was not based on exaggerated praising without any questioning. Although Atatürk was very dear to him, Yakup Kadri began criticising the way of implementing his revolutions by the administrators and the reflections of them to Turkish people as early as in 1930’s. In this perspective, the second part of his novel Ankara, published in those years (1934), was just like a forerunner of Panorama. His article, written on the occasion of tenth anniversary of the Republic but never published, “The Great Revolution and Little Politics” was a reflection of the author’s critical approach to the political and social developments of the term. This article, covering his views about sacrificing of “the great revolution” of Atatürk to the “petty politics” by Republican People’s Party and some officers in the bureacracy, can be considered a sub-text of Panorama.
In this study, it is aimed to analyze Panorama in the light of Yakup Kadri’s article “The Great Revoultion and Petty Politics”. Together with this article, it has been benefited from his memories as a contributing source as well.
Keywords