Interdiction is the limitation of the capacity to act of an adult person with the capacity of judgement by a court decision in the presence of certain reasons stipulated by law. In Art. 406 of the TCC, extravagance and mismanagement, both of which essentially express an incompetence in the management of assets, are mentioned as two separate grounds for interdiction. In distinguishing these grounds de lege lata, the criterion of whether the person's behavior is directly aimed at reducing the assets should be taken as a basis. From this point of view, behaviors that are directed towards the reduction of assets are considered as extravagance, while behaviors that are not directly directed towards the reduction of assets, such as inaction or taking wrong decisions, are considered as mismanagement. However, de lege ferenda, extravagance should be excluded from the grounds for interdiction, and mismanagement, which constitutes a general term including extravagance, should remain as the only ground for interdiction regarding the management of assets. On the other hand, Turkish law, as in Swiss law, should adopt a system of adult protection that interferes as little as possible with the capacity to act and gives adults a wider legal freedom of action.
Kısıtlama, kanunda öngörülen sebeplerin varlığı hâlinde, ayırt et me gücüne sahip ve ergin bir kimsenin fiil ehliyetinin mahkeme kararıyla sınırlandırılmasıdır. TMK m. 406’da, esasen her ikisi de malvarlığının yönetiminde bir tür yetersizliği ifade eden savurganlık ve kötü yönetim, ayrı birer kısıtlama sebebi olarak zikredilmiş tir. Yürürlükteki hukuk bakımından bu sebeplerin birbirinden ayırt edilmesinde, kişinin davranışlarının doğrudan malvarlığının azaltılmasına yönelik olup olmadığı ölçütü esas alınmalıdır. Buradan hareketle doğrudan malvarlığının azaltılmasına yönelen davranış lar savurganlık; doğrudan malvarlığının azaltılmasına yönelmeyen, hareketsiz kalma veya yanlış kararlar alma şeklindeki davranışlar kötü yönetim olarak nitelendirilir. Bununla birlikte olması gereken hukuk bakımından savurganlık- kötü yönetim ayrımının terk edilmesi isabetli olur. Bu doğrultuda kanaatimizce savurganlık kısıtlama sebepleri arasından çıkarılmalı; Türk Medeni Kanunu’nda malvarlığının yönetimine ilişkin tek kısıtlama sebebi olarak, savurganlık hâllerini de kapsamına alan bir üst kavram teşkil eden kötü yönetim kalmalıdır. Öte yandan İsviçre hukukunda olduğu gibi Türk hukukunda da fiil ehliyetine olabildiğince az müdahale edilmesi ve yetişkinlere hukuken daha geniş bir hareket alanı tanınması esasına dayanan bir yetişkinlerin korunması sisteminin benimsenmesi isabetli olur.
| Primary Language | Turkish |
|---|---|
| Subjects | Private Law and Civil Obligations (Other) |
| Journal Section | Research Article |
| Authors | |
| Submission Date | July 28, 2025 |
| Acceptance Date | August 28, 2025 |
| Early Pub Date | October 24, 2025 |
| Publication Date | October 24, 2025 |
| Published in Issue | Year 2025 Volume: 20 Issue: 2 |
Erciyes University Journal of Law Faculty by Erciyes University Law Faculty is licensed under CC BY-NC4.0