Emel Kefeli, Edebiyat Coğrafyasında Akdeniz, İstanbul, 3F Yayınevi, 2006.
Öz
Son on yılda edebiyat ve coğrafya gibi iki kapsamlı disiplinin kesişiminde yapılan çalışmalar, mekânın edebi anlatıdaki rolünü yalnızca temsilî değil, aynı zamanda üretken bir unsur olarak kavramsallaştırmaktadır. Bu çerçevede, edebî metinlerin yalnızca belirli mekânları
betimlemediği, aynı zamanda bu mekânları inşa ettiği, dönüştürdüğü ve yorumladığı vurgulanır.
Özellikle disiplinlerarası yaklaşımlarla beslenen bu alan, tarih, edebiyat, cinsiyet, kentleşme ve
ekoloji gibi temalar etrafında genişlemekte, metinlerin coğrafi boyutları dijital ve
dijital haritalama yöntemleriyle de analiz edilmektedir.2
Son yıllarda bu konudaki yayın sayısında yaşanan artışla birlikte, yapay zeka ve dijital metotların
da gelişmesiyle haritalama ve
modelleme konusunda oldukça inovatif çalışmalar ortaya konmuştur. Fakat Emel Kefeli’nin
Edebiyat Coğrafyasında Akdeniz kitabını kaleme aldığı yıllarda bu alan bugünkü kadar geniş
kaynaklara sahip değildi. Kefeli, öncü dikkatiyle 2005’te tamamladığı bu kitapta Türk
edebiyatındaki “Akdeniz” izleğinin edebî coğrafya olarak nasıl alımlandığı ve tanımlandığı
sorusuna bir cevap aramayı vaat etmiştir. Bu sebeple kitap, Akdeniz coğrafyasını salt bir
“arka plan” değil, edebî yaratımı şekillendiren etkin bir bileşen olarak ele alır. Ayrıca bu çalışma,
edebiyat ve coğrafya arasındaki etkileşimi, mekânın metinle, gözlemle ve deneyimle
kurduğu çok yönlü ilişkiyi tartışan, disiplinlerarası yaklaşıma örnek teşkil eden bir incelemedir.
2006’da yayımlanmasına rağmen, hem teorik altyapısı hem de seçilen edebî metinlerin
tarihsel ve coğrafi bağlamını yeniden değerlendirme biçimiyle alanında güncelliğini koruyan
bir başvuru kaynağı niteliğindedir.
Anahtar Kelimeler