Türkiye’de bir buçuk yıllık çevrimiçi eğitimden sonra tekrar yüz yüze eğitime geçilmesi öğrenciler için uyum sağlanması gereken yeni değişiklikleri beraberinde getirmiştir. Bu çalışma, yüz yüze eğitime geçilmesinin ardından kampüse dönen bireylerin durumluk kaygı düzeylerinin üniversite yaşamına uyumları aracılığıyla yaşam doyumlarını nasıl yordadığını ortaya koymak amacıyla gerçekleştirilmiştir. Ayrıca ikinci ve üçüncü sınıf öğrencilerinin uyum, kaygı ve yaşam doyumu düzeylerinde farklılaşma olup olmadığı test edilmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu 263 üniversite öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırmada Durumluk Kaygı Ölçeği, Üniversite Yaşamına Uyum Ölçeği ve Yaşam Doyumu Ölçeği kullanılmıştır. Söz konusu değişkenlerden alınan puanlarda sınıf düzeyinde fark olup olmadığını incelemek için bağımsız gruplar t-testi, kurulan modeli test etmek için yapısal eşitlik modellemesi kullanılmıştır. Araştırma bulguları, ikinci ve üçüncü sınıf öğrencilerinin durumluk kaygı, yaşam doyumu ve üniversite yaşamına uyum düzeyleri arasında fark olmadığı yönündedir. Bir başka deyişle üniversiteye yüz yüze ve çevrimiçi olarak başlayan öğrenciler arasında pandemi sonrası ilgili değişkenler açısından anlamlı bir fark bulunmamaktadır. Araştırma kapsamında test edilen model bulgularına göre durumluk kaygı, üniversite yaşamına uyum aracılığıyla yaşam doyumunun anlamlı bir yordayıcısıdır. Bu modelin verilerle uyumu iyi düzeyde bulunmuş ve dolaylı etkiler istatistiksel olarak anlamlı çıkmıştır. Bulgular literatürdeki çalışmalarla karşılaştırılarak tartışılmıştır. Gelecekte meydana gelebilecek olası kriz durumları sonrasında üniversite öğrencilerinin kaygı düzeylerinin yaşam doyumuna olan negatif etkisinin önlenebilmesi için üniversiteye uyum programlarına ve müdahalelerine ağırlık verilmesi önerilebilir.
Bu çalışma 18. Avrupa Ergenlik Araştırmaları Derneği Kongresi'nde sunulmuştur.
The transition to face-to-face education after COVID-19 has brought along new changes that need to be adapted for students. This study aims to reveal how the state anxiety levels of individuals predict life satisfaction through the adjustment to university life after post-COVID face-to-face education. Besides, the differences in anxiety, life satisfaction, and university adjustment in 2nd and 3rd-graders were tested. The study group consists of 263 university students. Data were collected through The State-Trait Anxiety Inventory, The Adjustment to University Life Scale, and The Satisfaction with Life Scale. Independent groups t-test was used to test whether the scores differed at the grade level, and Structural Equation Modelling was used to test the hypothesized model. Research findings indicate that there is no difference between the levels of state anxiety, life satisfaction, and adjustment to university life of second and third-year students. In other words, there is no significant difference between students who started university face-to-face and online in terms of relevant variables after the pandemic. According to the structural equation modeling findings, state anxiety is a significant predictor of life satisfaction through adaptation to university life. The model-data fit was found to be good and the indirect effects were statistically significant. The findings were discussed in line with the relevant literature. Based on the findings of the present study, a focus on university adaptation programs and interventions can be recommended after possible crises in the future.
This paper was presented at the 18th European Association of Research on Adolescence (EARA) Conference in Dublin, Ireland.
| Primary Language | English |
|---|---|
| Subjects | Psychological Counseling and Guidance (Other), Psychological Foundations of Education |
| Journal Section | Research Article |
| Authors | |
| Submission Date | May 29, 2024 |
| Acceptance Date | November 28, 2024 |
| Publication Date | December 30, 2024 |
| Published in Issue | Year 2024 Volume: 44 Issue: 3 |