XIX. yüzyıl, Osmanlı tâbiiyetindeki halkların devletle ilişkilerinin yeniden dizayn edildiği mutlak bir değişim süreciydi. Dışarda Düvel-i Muazzama’nın baskıları, içerde ise etnik uyanışın getirdiği talepler silsilesi, Bâbıâlî’yi denge siyasetine ve arabuluculuk mesaisine mecbur bırakıyordu. Bu çalışma, böyle bir süreçte, Dersaadet sınırları dahilinde fakat onun karmaşık atmosferinden âzâde, minik ve izole bir ada olan Kınalıada’da, Ermeniler ve Rumlar arasında geçen uzun soluklu bir arazi ihtilafını ve bu ihtilafın Osmanlı Devleti tarafından çözümlenme sürecini ele almaktadır. Bizans Dönemi’nden beri Kınalıada’daki Rum (Metamorfosis, Hristos, Defne) Manastırı arazilerinde ikamet ve ziraat eden rahipler, bu hakkı Feth-i Hâkânî’den sonra da ellerinde tutmuşlardı. Prens Adaları Şehzâde Sultan Mehmet Vakfı’na dahil edildiğinde de, vakfiyede manastır arazilerinin Rum rahiplerinin tasarrufuna bırakılması şart kılınmıştı. Hal böyle iken 1837 senesinde padişahın, vakfın Kınalıada’daki diğer arazileri için Ermenilere münhasır yerleşme ve tasarruf etme hakkı tanıması, Ermeniler ve Rumlar arasında yirmi seneden uzun sürecek bir hukuk mücadelesinin fitilini ateşleyecekti. Rumların argümanlarının ve delillerinin geçersiz olduğu defalarca tespit edilmesine rağmen, yargılama sürecinin bu kadar uzamasının en görünür sebebi, onların asırlardır mezkur arazileri fiilen ellerinde tutmaları, yani “kadim zilyetlik” sahibi olmaları olsa gerektir. Buna karşılık Ermenilerin tasarruf hakkı, her muhatabı ilzam edecek bir kaynağa dayanıyordu: irâde-i seniyye. Bu vaziyet dahilinde Rumların gönül hoşluğunun sağlanması, nice makamların iştirak ettiği ve nice kereler tekrarlanan ölçüm ve incelemeler sonrasında mümkün olacaktı. Öte yandan bu ihtilaf sona erdiğinde, asırlardır sürgün ve inziva adası kimliği ile bütünleşmiş olan Kınalıada, kozmopolit ve mamur bir çehreye kavuşmuş olacaktı. Bu çalışma, arşiv belgeleri üzerinden mevzubahis arazi davasının monografik incelemesini sunmayı amaçlamaktadır.
Kınalıada Prens Adaları Ermeniler Rumlar Ermeni-Rum Çatışmaları Osmanlı Millet Sistemi Arazi Davası Şehzade Sultan Mehmet Vakfı Defne Manastırı
The 19th century was a period of an absolute change in which the relationship between the peoples under the Ottoman rule and the state was redesigned. Outside, the pressures of the Great Powers and inside, ethnic awakening of peoples were compelling The Sublime Porte to adopt a policy of balance. This study examines a long-running land dispute between Armenians and Rums in Kınalıada, a tiny and isolated island within the borders of Dersaadet, and its resolution by the Ottoman Administration. The Rum priests, who had been residing and farming on the lands of Rum Monastery in Kınalıada since The Byzantine Period, retained this right even after the Conquest of Istanbul. Nevertheless, in 1837, Sultan’s exclusive granting of residence and usufruct rights to Armenians on the Waqf’s remaining lands in Kınalıada would spark a legal battle between Armenians and Rums that would last for more than twenty years. In this process, the evidences put forward by Rums were repeatedly found to be invalid. However, the fact that they had held the “immemorial possession” of those lands for centuries was also taken into consideration. On the other hand, the rights granted to Armenians were based on a source that would be binding on every party involved: irade-i seniyye. After many investigations, when this conflict came to an end, Kınalıada, which had been identified as an island of exile and seclusion for centuries, would have a cosmopolitan and prosperous face. This study presents a monographic analysis of this conflict process through archival documents.
Kınalıada Princes’ Islands Armenians Rums Armenian-Rum Conflicts Ottoman Millet System Land Case Sehzade Sultan Mehmet Waqf Khristos Metamorphosis Monastery
| Primary Language | Turkish |
|---|---|
| Subjects | Public Law (Other) |
| Journal Section | Research Article |
| Authors | |
| Submission Date | February 17, 2025 |
| Acceptance Date | August 25, 2025 |
| Publication Date | October 24, 2025 |
| DOI | https://doi.org/10.26650/mecmua.2025.83.3.011 |
| IZ | https://izlik.org/JA34NL44SW |
| Published in Issue | Year 2025 Volume: 83 Issue: 3 |