“Bellek sanatı”, bugün genel olarak bellek yitimi mitiyle karşılaşan insanın sıklıkla başvurduğu bir üretim biçimine dönüştü. Özellikle medya ve yeni medya teknolojilerinin üretim dilini biçimlendirdiği yeni alanların keşfiyle birlikte daha popüler hale geldi. Yeni görselleştirme pratikleriyle birlikte daha interaktif bir ortam kazandığı düşünüldü. Yenilenen üretim mantığı içerisinde ele alınan konuların, çoğu olayın ve kavramın da yeniden sorgulanmasına olanak sağladı. Toplumsal açıdan sık tartışılan kimlik, etik, ahlak gibi konular yeni tartışmalara taşındı. Bu çalışma, yukarıda saydıklarımız doğrultusunda Holokost’un belleğine yapılan katkının, çok sık üretime sokulan, popüler kültürün parçası olan ve günümüzde ikonik boyuta ulaşan Anna Frank ve Éva Heyman ile ilgili üretilen yeni medya çalışmaları üzerinden incelenmesidir. Bu iki ismin özellikle kadın olmaları dolayısıyla da bu çalışmada bellek sanatını tartışırken konu alınmaları çok önemlidir. Kadınların ve çocukların bellek çalışmalarında görünürlüklerinin ön plana çıkarıldığı görülmektedir. Ancak hangi dinamiklerle ön plana çıkarıldığını incelemek değerlidir. Bu çalışmanın ulaşmak istediği hedef sonuç tüm bunları dikkate alarak tarihsel bir olguyu yeniden üretim yoluyla görselleştirmenin belleğe nasıl bir katkısı olduğuna ışık tutmaktır.
“The Art of Memory” Transforming Memorıes into a Visual Drama The “Art of Memory” has turned into a form of production that is frequently used by people who encounter the myth of amnesia. It has become more popular with the discovery of new areas where media and new media Technologies have shaped the language of production. It is thought that it has gained a more interactive environment with the new visualization practices. Most of the issues which dealt with the logic of reproduction, provide an opportunity for re-questioning events and concepts. Issues such as identity, ethics, and morality, which are frequently discussed, are brought to new discussions. This study is an examination of the contribution made to the memory of the Holocaust, in line with what we have mentioned above, through the new media studies produced about Anna Frank and Éva Heyman, who are the part of popular culture that is frequently put into production and have reached an iconic dimension today. Since these two names are especially women, it is very important to consider them while discussing the art of memory in this study. It is seen that the visibility of women and children in memory studies is highlighted. However, it is valuable to examine with which dynamics it is brought to the forefront. The target result of this study is to shed light on how visualizing a historical phenomenon through reproduction contributes to memory.
| Primary Language | Turkish |
|---|---|
| Subjects | Visual Communication Design (Other) |
| Journal Section | Review |
| Authors | |
| Submission Date | February 16, 2021 |
| Publication Date | March 31, 2021 |
| IZ | https://izlik.org/JA58YP23RG |
| Published in Issue | Year 2021 Volume: 1 Issue: 8 Mart Özel Sayısı |