Bu çalışma, 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu kapsamında verilen sınır dışı kararlarının bildirilme usulünü ve bu usulün etkili başvuru hakkı üzerindeki etkilerini, Anayasa Mahkemesi’nin bireysel başvuru kararları ışığında incelemektedir. Sınır dışı etme işlemleri, yabancının kişi özgürlüğü, aile hayatına saygı hakkı ve özellikle kötü muamele yasağı ile doğrudan temas eden idari işlemler arasında yer almaktadır. Bu nedenle, sınır dışı kararlarına karşı öngörülen başvuru yollarının yalnızca şeklen mevcut olması yeterli olmayıp, pratikte de etkili ve erişilebilir olması anayasal bir zorunluluktur. Çalışmada öncelikle sınır dışı kararlarının hukuki niteliği ve bildirim yükümlülüğünün kapsamı ele alınmakta; bildirimin dili, tercüme yükümlülüğü ve başvuru yollarına ilişkin bilgilendirmenin etkili başvuru hakkı bakımından taşıdığı önem vurgulanmaktadır. Ardından Anayasa Mahkemesi’nin güncel içtihadı incelenerek, Mahkeme’nin sınır dışı kararlarının uygulanması hâlinde doğabilecek telafisi güç zararlar karşısında başvuru yollarının etkisine ve fiilî koruma sağlayıp sağlamadığına ilişkin yaklaşımı analiz edilmektedir. Çalışma, bildirimin yetersiz veya anlaşılmaz şekilde yapılmasının, etkili başvuru hakkını fiilen ortadan kaldırdığı ve anayasal ihlal sonucunu doğurduğu yönündeki değerlendirmelerle sonuçlandırılmaktadır.
This study examines the method of notification of deportation decisions issued under the Turkish Law on Foreigners and International Protection (Law No. 6458) and its impact on the right to an effective remedy, in light of the jurisprudence of the Constitutional Court of Türkiye. Deportation measures constitute administrative acts that directly interfere with fundamental rights such as personal liberty, respect for family life, and, most notably, the prohibition of torture and ill-treatment. For this reason, remedies against deportation decisions must not only exist in law but must also provide practical and effective protection in accordance with constitutional standards. The study first addresses the legal nature of deportation decisions and the scope of the obligation to notify, emphasizing the importance of language, translation, and adequate information on available legal remedies for the effective exercise of the right to an effective remedy. It then analyses the Constitutional Court’s recent case law, focusing on whether judicial remedies offer automatic suspensive effect and real protection against irreversible harm resulting from deportation. The study concludes that inadequate or incomprehensible notification practices may render legal remedies ineffective in practice, leading to violations of constitutional guarantees related to effective judicial protection.
Deportation right to an effective remedy notification obligation Constitutional Court law of foreigners.
| Primary Language | Turkish |
|---|---|
| Subjects | Law in Context (Other) |
| Journal Section | Research Article |
| Authors | |
| Submission Date | December 22, 2025 |
| Acceptance Date | February 3, 2026 |
| Publication Date | March 28, 2026 |
| DOI | https://doi.org/10.58733/imhfd.1847407 |
| IZ | https://izlik.org/JA52KN63KX |
| Published in Issue | Year 2026 Volume: 11 Issue: 1 |