Mu‘tezile’nin Hüseyniyye Ekolünün Dünyevî Aslah Konusuna Yaklaşımı
Abstract
Allah’ın insan için en iyi olanı yapmasını ifade eden aslah düşüncesi Mu‘tezile’nin önemli ilkelerinden biri olmakla birlikte, aslahın kapsamı üzerinde Mu‘tezîlîler ihtilâf etmişlerdir. Basra Mu‘tezilesi’nin aslahı sadece dinî konularda geçerli kabul edip dünyevî konularda kabul etmemesine karşın, Bağdat Mu‘tezilesi hem dinî hem de dünyevî alanda geçerli kabul etmiştir. Ancak Basra Mu‘tezilesi’nin son dönemlerinde ortaya çıkan Hüseyniyye ekolü, aslahın dinî konular yanında dünyevî konularda da geçerli olduğunu söyleyerek Bağdat Mu‘tezilesi’nin görüşünü kabul etmiştir. Onlara göre Allah’ın dinî olsun dünyevî olsun her alanda aslahı yapmaya yönelik motivi (dâî) bulunmaktadır. Hüseynîler’e göre motivin varlığı fiilin varlığını zorunlu kıldığı için dünyevî konularla ilgili aslah da kaçınılmaz olarak meydana gelecektir. Buna karşın Basra Mu‘tezilesi’nin ana damarını temsil eden Behşemiyye ekolü ise dünyevî aslahın vâcip kabul edilmesinin sonu olmayan şeyin varlığa gelmesini gerektirdiğini, böyle bir şeyin ise imkânsız olduğunu söyleyerek dünyevî aslahın vücûbiyetini reddetmiştir. Konuya Hüseyniyye ekolünün bir taraftarı olarak yaklaşan İbnü’l-Melâhimî Behşemîler’in bu temel itirazını, sonu olmayan şeye motivin taalluk etmeyeceği ilkesinden hareketle reddeder. Zira motiv ancak özü itibariyle varlığa gelmesi mümkün olan şeye taalluk edebilir. Sonu olmayan şeyin ise varlığa gelmesi özü itibariyle mümkün olmadığı için hiçbir zaman buna motiv taalluk etmeyecek dolayısıyla da sonu olmayan şeyin varlığa gelmesi ihtimali asla gündeme gelmeyecektir. Ancak İbnü’l-Melâhimî’nin konuya yaklaşımındaki en özgün nokta her iki ekolü uzlaştırma teşebbüsüdür. Zira Basra ekolü her ne kadar dünyevî aslahın vâcip olduğunu söylemese de, Allah’ın buna yönelik motivi olduğunu kabul ettiklerinden dünyevî aslahın mutlaka varlığa geleceğini söylemiş olmaktadırlar. Diğer taraftan Bağdat ekolü ise dünyevî aslahın özünde vâciplik değeri bulunmadığını, dünyevî aslahın sadece Allah’ın cömertliği açısından vâcip olduğunu söylemektedirler. Yani Allah dünyevî aslahı, dünyevî aslah özünde vâcip olduğu için değil, cömert olduğu için yapmaktadır. Böylelikle her iki ekol de özünde vâcip olmayan bir şeyin sırf buna yönelik motiv bulunduğu için mutlaka varlığa geleceğini söylemiş olmaktadırlar.
Keywords
References
- Abdülkāhir el-Bağdâdî, el-Milel ve’n-nihal, nşr. Albert Nasrî Nâdir, Beyrut: Dârü’l-meşrik, 1992.
- Alper, Hülya, “Mâtürîdî’nin Mutezile Eleştirisi: Tanrı En İyiyi Yaratmak Zorunda Mıdır?”, Kelam Araştırmaları Dergisi, 11/1 (2013): 17-36.
- Brunschvig, Robert, “Mu‘tazilisme et Optimum (al-Aṣlaḥ)”, Studia Islamica, 39 (1974): 5-23.
- Demir, Osman, Kâdî Abdülcebbâr’da İnsan Psikolojisi: Güdüler (Devâî) ve İnsan Davranışı Üzerine Etkileri, Bursa: Emin Yayınları, 2013.
- Fahreddin er-Râzî, Muhassalü efkâri’l-mütekaddimîn ve’l-müteahhirîn mine’l-ulemâ’ ve’l-hükemâ’ ve’l-mütekellimîn, nşr. Tâhâ Abdürraûf Sa‘d, Kahire: Mektebetü’l-külliyyâti’l-Ezheriyye, t.y.
- Fahreddin er-Râzî, Nihâyetü’l-ukūl fî dirâyeti’l-usûl, nşr. Saîd Abdüllatîf Fûde, I-IV, Beyrut: Dârü’z-zehâir, 1436/2015.
- Fahreddin er-Râzî, er-Riyâzü’l-mûnika fî ârâi ehli’l-ilm, nşr. Es‘ad Cum‘a, Tunus: Merkezü’n-neşri’l-câmiî – Külliyyetü’l-âdâb ve’l-ulûmi’l-insâniyye bi’l-Kayrevân, 2004.
- Hımmasî, Sedîdüddin Mahmûd, el-Münkız mine’t-taklîd, I-II, Kum: Müessesetü’n-neşri’l-İslâmî, 1412-14.
Details
Primary Language
Turkish
Subjects
Religious Studies
Journal Section
Research Article
Publication Date
March 30, 2018
Submission Date
October 5, 2017
Acceptance Date
February 23, 2018
Published in Issue
Year 2018 Number: 39
Cited By
The Preferences That Reflect al-Zamakhsharī's Mu‘tazilite Thought in al-Kashshāf: A Survey in the Context of the Theory of Luṭf
Tefsir Araştırmaları Dergisi
https://doi.org/10.31121/tader.1319989Te’vîl Yöntemi Ve Mezhebî Kimliğinin Kur’ân Yorumuna Etkisi Bağlamında Rummânî’nin El-Camiʿ Li-İlmi’l-Kur’ân Adlı Tefsiri
Dinbilimleri Akademik Araştırma Dergisi
https://doi.org/10.33415/daad.1493548