The issue of whether qiraʾa and maqrūʾ are identical centers on discussions regarding God’s attribute of kalām and the creation of the Qurʾān, which is considered a “reflection” of this attribute. While Salaf scholars, who regarded the Qurʾān as eternal, which is composed of letters, accepted qiraʾa and maqrūʾ as the same, claiming that the Qurʾān recited by qāris is the word of God, Ashʿarite and Muʿtazilite theologians contended that qiraʾa is different from maqrūʾ because Qurʾān recitation is a created act. The “kalām” debates began in the first quarter of the 2nd/8th century, intensified during the 2nd/8th century, eventually becoming an instrument of the repressive Mihna policy, and continued to be analyzed in the post-Mihna period within theological literature on “kalāmullāh”. Although various texts on khalq al-Qurʾān exist, only one treatise has been identified on the relationship between qirāʾa and maqrūʾ. In his treatise al-Tilāwa ghayr al-metluw wa al-qirāʾa ghayr al-maqrū, Abū al-Ḥajjāj, one of the Ashʿarite theologians in the Maghreb, argues that qiraʾa and maqrūʾ are distinct. After discussing the definition and characteristics of kalām in nine points, Abū al-Ḥajjāj, explains the difference between qiraʿa and maqrūʾ using eight proofs drawn from five aspects (reason, Qurʾān, Sunnah, ijmāʿ, and language). This study analyzes Abū al-Ḥajjāj’s treatise to examine the discussions on the relationship between qiraʾa and maqrūʾ.
It is declared that scientific, ethical principles have been followed while carrying out and writing this study, and that all the sources used have been properly cited.
Kıraatin makrûʾ ile aynı olup olmadığı meselesinin temelinde Allah’ın kelâm sıfatına ve bu sıfatın “tecelli”si olan Kurʾân’ın yaratılmışlığına ilişkin tartışmalar yer almaktadır. Harflerden müteşekkil olan Kurʾân-ı Kerîm’i kadîm kabul eden Selef âlimleri, kâriler tarafından okunan Kurʾân’ın Allah’ın kelâmı olduğunu ileri sürerek kıraat ile makrûʾu aynı kabul ederken, Eşʿarî ve Muʿtezilî kelâmcılar, Kurʾân okumanın hâdis bir fiil olduğu gerekçesiyle kıraatin makrûʾdan başka olduğunu kabul etmişlerdir. 2./8. yüzyılın ilk çeyreğinde başlayan “kelâm” tartışmaları, aynı yüzyılın sonlarında şiddetlenerek mihne olarak bilinen baskı politikasının bir vasıtası kılınacak düzeye varmış, mihne sonrasında ise kelâm literatüründe “Allah’ın kelâmı”na hasredilen bölümlerde incelenmeye devam etmiştir. Halku’l-Kurʾân ile ilgili müstakil metinlerin farklı örnekleri bulunmakla birlikte konunun belli bir yönünü teşkil eden kıraat – makrûʾ ilişkisine dair –tespit edebildiğimiz kadarıyla– tek bir risâle bulunmaktadır. Mağripli Eşʿarî kelâmcılardan Ebü’l-Ḥaccâc eḍ-Ḍarîr kıraat ile makrûʾun aynı olmadığı yönündeki Eşʿarî düşünceyi et-Tilâve ġayru’l-metlüv ve’l-ḳirāʾü ġayru’l-maḳrūʾ adlı risâlesinde ortaya koymuştur. Bu risâlede Ebü’l-Ḥaccâc, kelâmın tanımı ve özelliklerini dokuz maddede ele aldıktan sonra kıraat ile makrûʾun farklı oluşunu beş açıdan (akıl, Kurʾân, sünnet, icmâʿ ve dil) getirdiği sekizer delille açıklamıştır. Bu çalışma kapsamında Ebü’l-Ḥaccâc’ın söz konusu risâlesi tahkik edilmiş ve kıraat – makrûʾ ilişkisine ilişkin tartışmalar Ebü’l-Ḥaccâc’ın risâlesi merkeze alınarak incelenmiştir.
Bu çalışmanın hazırlanma sürecinde bilimsel ve etik ilkelere uyulduğu ve yararlanılan tüm çalışmaların kaynakçada belirtildiği beyan olunur.
Primary Language | Turkish |
---|---|
Subjects | Kalam |
Journal Section | Articles |
Authors | |
Publication Date | March 28, 2025 |
Submission Date | January 5, 2025 |
Acceptance Date | March 7, 2025 |
Published in Issue | Year 2025 Issue: 40 |
Journal of Islamic Sciences is licensed under a Creative Commons Attribution-NonCommercial 4.0 International License (CC BY NC).