This article conceptualizes public housing as a trust-based allocation of usufruct, grounded in the principles of bayt al-māl, fiduciary responsibility (amānah), and public welfare (maṣlaḥah), without generating private ownership. It aims to fill a significant gap in the literature by systematically relating the fiscal order shaped in Islamic law around the administration of bayt al-māl, the principle of trust, and the notion of public benefit to the administrative logic of Turkey’s public housing regime (Law No. 2946). Its central argument is that public housing may be reinterpreted through an “amānah-usufruct model.” Within this model, the raqabah (corpus or bare title) remains vested in the public, while the manfaʿah (usufruct or right of use) is structured as a duty-linked, time-bound, and supervisable entitlement. The study adopts a doctrinal-comparative method, examining together classical fiqh texts, fiscal doctrines, contractual typologies, and modern legislation regulating allocation, non-transferability, evacuation, and compensation. The analysis is based on conceptual mapping, internal coherence, and functional comparison, and does not rely on empirical data. The findings demonstrate that both fiqh and modern administrative law regulate public housing as a supervised and duty-linked usufruct intended to prevent waste and secure public accountability. This convergence becomes particularly visible in such principles as the requirement of actual residence, non-transferability, the restriction of succession by inheritance, the application of proportionality and kifāyah criteria in allocation, liability based on taʿaddī and taqṣīr, and the obligation to vacate the dwelling upon termination of office. The principal divergence, however, lies in the normative foundations of legitimacy: whereas fiqh is grounded in a conception of responsibility shaped by trust and moral obligation, modern law is governed more decisively by procedural and administrative rationality.
The article’s original contribution lies in proposing an analytical framework for assessing the legal legitimacy of public housing along the axes of allocation, supervision, and return. This approach demonstrates that public housing should be understood not as private property, but as a usufruct arrangement ordered toward the public good, and it clarifies more distinctly the legal distinction between public housing and social housing.
Bu makale, kamu konutunu beytülmâl, emanet ve maslahat ilkelerine dayanan, mülkiyet doğurmayan güvene bağlı bir intifâ tahsisi olarak kavramsallaştırmaktadır. Çalışma, İslam hukukunda beytülmâl yönetimi, emanet ilkesi ve kamu yararı anlayışı etrafında şekillenen mali düzen ile Türkiye’deki kamu konutu rejiminin (2946 sayılı Kanun) idarî mantığını sistematik biçimde ilişkilendirerek literatürdeki önemli bir boşluğu doldurmayı amaçlamaktadır. Temel iddia, kamu konutunun “emanet-intifâ modeli” çerçevesinde yeniden yorumlanabileceğidir. Bu modelde rakabe kamuda kalmakta, menfaat ise göreve bağlı, süreyle sınırlı ve denetlenebilir bir kullanım hakkı olarak yapılandırılmaktadır. Çalışma, doktrinal-karşılaştırmalı bir yöntem benimsemekte; klasik fıkıh metinleri, mali doktrinler, akit tipolojileri ile tahsis, devredilmezlik, tahliye ve tazmin hükümlerini düzenleyen modern mevzuatı birlikte değerlendirmektedir. Analiz, kavramsal eşleştirme, iç tutarlılık ve işlevsel karşılaştırma ölçütlerine dayanmakta olup ampirik veri içermemektedir. Bulgular, hem fıkıh hem de modern idare hukukunun kamu konutunu, israfı önlemeyi ve kamu hesap verebilirliğini güvence altına almayı amaçlayan, gözetimli ve göreve bağlı bir intifâ olarak düzenlediğini göstermektedir. Bu yakınsama; fiilî ikamet şartı, devredilemezlik, miras yoluyla intikalin sınırlandırılması, tahsiste orantılılık ve kifâye ölçütleri, ayrıca taʿaddî ve taksîre dayalı sorumluluk ile görevin sona ermesi hâlinde tahliye ilkelerinde belirginleşmektedir. Buna karşılık temel ayrışma, meşruiyetin normatif dayanaklarında ortaya çıkmaktadır: fıkıhta emanet ve ahlâk temelli sorumluluk anlayışı öne çıkarken, modern hukukta usûlî ve idarî rasyonalite belirleyici olmaktadır. Makalenin özgün katkısı, kamu konutunun hukukî meşruiyetini tahsis, gözetim ve iade ekseninde değerlendiren analitik bir çerçeve önermesidir. Bu yaklaşım, kamu konutunun özel mülkiyet değil, kamu yararına bağlı bir intifâ düzeni olduğunu göstermekte ve kamu konutu ile sosyal konut arasındaki hukukî ayrımı daha açık hâle getirmektedir.
| Primary Language | English |
|---|---|
| Subjects | Islamic Law |
| Journal Section | Research Article |
| Authors | |
| Submission Date | November 14, 2025 |
| Acceptance Date | March 25, 2026 |
| Publication Date | March 31, 2026 |
| DOI | https://doi.org/10.15869/itobiad.1823766 |
| IZ | https://izlik.org/JA57SC77PC |
| Published in Issue | Year 2026 Volume: 15 Issue: 1 |