This article examines the construction and utilization of Turkic identity in the international relations of the Turkic states in the post-Soviet era. Building on the insights of constructivist International Relations (IR) theory, it argues that identity, far from being an abstract cultural legacy, has become a practical tool for diplomacy, regional cooperation, and geopolitical positioning. The study focuses on the activities of key institutions, including the Organization of Turkic States (OTS), TÜRKSOY, and educational initiatives such as the Orhun Exchange Program, which collectively serve to institutionalize cultural affinity and transform it into social capital. Methodologically, the research employs qualitative discourse analysis, examining summit declarations, treaties, and policy documents, supplemented by secondary scholarship, in order to trace how identity narratives are articulated and operationalized. The findings reveal that Turkic identity plays three interrelated roles: it fosters cultural solidarity across diverse national contexts, operates as a form of soft power in diplomacy, and provides a strategic framework for balancing external pressures from great powers such as Russia and China. Yet, significant variation exists among member states. Türkiye emphasizes leadership by invoking historical continuity and cultural centrality, while Central Asian republics adopt a more pragmatic stance, engaging in Turkic identity projects selectively to safeguard sovereignty and pursue multi-vectoral foreign policies. By situating Turkic identity within broader debates on constructivism, soft power, and regionalism, the article contributes to IR scholarship and highlights the implications of identity-based diplomacy for the evolving geopolitics of Eurasia.
Turkic Identity Social Constructivism; Organization of Turkic States Soft Power Regionalism
“This study, as indicated in the title above, does not require Ethics Committee approval.”
Bu makale, Soğuk Savaş sonrası dönemde Türk devletlerinin uluslararası ilişkilerinde Türk kimliğinin inşası ve kullanımını incelemektedir. Yapılandırmacı Uluslararası İlişkiler (IR) teorisinin içgörülerinden yola çıkarak, kimliğin soyut bir kültürel miras olmaktan uzak, diplomasi, bölgesel işbirliği ve jeopolitik konumlandırma için pratik bir araç haline geldiğini savunmaktadır. Çalışma, Türk Devletleri Teşkilatı (TDT), TÜRKSOY ve Orhun Değişim Programı gibi eğitim girişimleri dahil olmak üzere, kültürel yakınlığı kurumsallaştırmak ve bunu siyasi sermayeye dönüştürmek için toplu olarak hizmet eden kilit kurumların faaliyetlerine odaklanmaktadır. Metodolojik olarak, araştırma, kimlik anlatılarının nasıl ifade edildiğini ve işlevselleştirildiğini izlemek için, zirve deklarasyonlarını, antlaşmaları ve politika belgelerini inceleyen nitel söylem analizini kullanmakta ve bunu ikincil akademik çalışmalarla desteklemektedir. Bulgular, Türk kimliğinin birbiriyle ilişkili üç rol oynadığını ortaya koymaktadır: farklı ulusal bağlamlarda kültürel dayanışmayı teşvik etmek, diplomasi alanında bir tür yumuşak güç olarak işlev görmek ve Rusya ve Çin gibi büyük güçlerin dış baskılarını dengelemek için stratejik bir çerçeve sağlamak. Bununla birlikte, üye ülkeler arasında önemli farklılıklar bulunmaktadır. Türkiye, tarihsel sürekliliği ve kültürel merkeziyetçiliği öne sürerek liderliği vurgulamaktadır, Orta Asya cumhuriyetleri ise daha pragmatik bir tutum benimseyerek, egemenliği korumak ve çok yönlü dış politika izlemek için Türk kimliği projelerine seçici bir şekilde katılmaktadır. Türk kimliğini yapısalcılık, yumuşak güç ve bölgeselcilik üzerine daha geniş tartışmaların içine yerleştirerek, makale uluslararası ilişkiler bilimine katkıda bulunmakta ve kimlik temelli diplomasinin Avrasya'nın gelişen jeopolitiği için olan etkilerini vurgulamaktadır
“Yukarıda başlığı olan Bu çalışma Etik Kurul Onayı Gerektirmemektedir."
| Primary Language | English |
|---|---|
| Subjects | International Politics, Studies of the Turkic World |
| Journal Section | Research Article |
| Authors | |
| Submission Date | November 17, 2025 |
| Acceptance Date | March 26, 2026 |
| Publication Date | March 31, 2026 |
| DOI | https://doi.org/10.15869/itobiad.1825787 |
| IZ | https://izlik.org/JA84AU68RJ |
| Published in Issue | Year 2026 Volume: 15 Issue: 1 |