Advances in workplace technologies are reshaping organisational practices and establishing new forms of employee monitoring, raising concerns about privacy and fairness across cultures. This study explores cross-cultural differences in employees’ privacy perceptions regarding workplace monitoring. Prior empirical work on employee monitoring has largely relied on single-country samples, limiting understanding of cultural variation in privacy perceptions. This article adopts a cross-cultural approach that links cultural value profiles to employees’ preferences for mandatory versus optional monitoring. Hofstede’s cultural dimensions are utilised as a theoretical lens. Samples are taken from the United Kingdom, France, and Japan, as they vary in terms of individualism and power distance. An exploratory mixed-methods design was employed, combining a vignette survey with open-ended responses. Participants evaluated two hypothetical job offers that differed only in whether monitoring was mandatory or optional. Subsequently, they were asked to select one and provide responses to follow-up questions, explaining their rationale. This captures employees’ reasoning about privacy choices in context. Quantitative analyses indicate that individualism significantly predicts preference for an optional monitoring scenario, whereas power distance does not. Qualitative findings identified themes that employees link to monitoring practices, including trust, autonomy, fairness, and shared benefits, which were expressed differently across the three national contexts. Together, these findings extend cross-cultural privacy research to contemporary monitoring technologies and highlight the need for organisations operating transnationally to move beyond uniform global policies. The findings’ implications suggest that a one-size-fits-all approach is unlikely to succeed and that organisations should glocalise their policy frameworks to align with relevant cultural expectations.
Employee monitoring cross-cultural privacy workplace surveillance Hofstede’s cultural dimensions
İş yeri teknolojilerindeki gelişmeler, örgütsel uygulamaları yeniden şekillendirmekte ve çalışanların izlenmesine yönelik yeni biçimler ortaya çıkararak kültürler arası gizlilik ve adalet konularında endişeler yaratmaktadır. Bu çalışma, iş yerindeki izlemeye ilişkin çalışanların gizlilik algılarındaki kültürler arası farklılıkları incelemektedir. Çalışan izleme üzerine yapılan önceki ampirik çalışmalar çoğunlukla tek ülke örneklemlerine dayanmış, bu da gizlilik algılarındaki kültürel çeşitliliğin anlaşılmasını sınırlamıştır. Bu makale, kültürel değer profillerini çalışanların zorunlu ve isteğe bağlı izleme tercihleriyle ilişkilendiren kültürler arası bir yaklaşım benimsemektedir. Teorik bir çerçeve olarak Hofstede’in kültürel boyutları kullanılmaktadır. Örneklemler bireycilik ve güç mesafesi açısından farklılık gösteren Birleşik Krallık, Fransa ve Japonya’dan alınmıştır. Açıklayıcı bir karma yöntem tasarımı uygulanmış; bir senaryo anketi ile açık uçlu yanıtlar bir araya getirilmiştir. Katılımcılar, yalnızca izlemenin zorunlu veya isteğe bağlı oluşu bakımından farklılık gösteren iki varsayımsal iş teklifini değerlendirmiştir. Daha sonra birini seçmeleri ve gerekçelerini açıklayan takip sorularını yanıtlamaları istenmiştir. Bu yöntem, çalışanların bağlam içinde gizlilik tercihleri hakkındaki düşünme biçimlerini yakalamaktadır. Nicel analizler, bireyciliğin isteğe bağlı izleme senaryosunu tercih etmede anlamlı bir yordayıcı olduğunu; buna karşın güç mesafesinin etkili olmadığını göstermiştir. Nitel bulgular ise çalışanların izleme uygulamalarıyla ilişkilendirdiği güven, özerklik, adalet ve ortak faydalar gibi temaları ortaya koymuştur; bu temalar üç ulusal bağlamda farklı şekillerde ifade edilmiştir. Bulgular birlikte ele alındığında, kültürler arası gizlilik araştırmalarını günümüz izleme teknolojilerine genişletmekte ve kültürler arası faaliyet gösteren örgütlerin tek tip küresel politikalardan kaçınması gerektiğini vurgulamaktadır. Bulguların ortaya koyduğu sonuçlar, tek kalıba uyan bir yaklaşımın başarılı olma olasılığının düşük olduğunu ve örgütlerin politika çerçevelerini ilgili kültürel beklentilerle uyumlu hâle getirmek üzere glokalleştirmesi gerektiğini göstermektedir.
| Primary Language | English |
|---|---|
| Subjects | Learning, Motivation and Emotion, Social Psychology |
| Journal Section | Research Article |
| Authors | |
| Submission Date | September 17, 2025 |
| Acceptance Date | November 28, 2025 |
| Publication Date | December 22, 2025 |
| DOI | https://doi.org/10.26650/SP2025-1785675 |
| IZ | https://izlik.org/JA39YJ67WN |
| Published in Issue | Year 2025 Volume: 45 Issue: 3 |