Servikal İntraepitelyal Lezyonların Anatomik Dağılımı ve Kolposkopi Yönlendirmeli Biyopsiler ile Rastgele Biyopsilerin Tanısal Performansı
Abstract
Amaç:
Kolposkopi sırasında en uygun biyopsi bölgesinin belirlenmesi halen tartışmalıdır ve servikal intraepitelyal lezyonların anatomik dağılımına ilişkin kanıtlar sınırlıdır. Bu çalışmada servikal lezyonların anatomik dağılımının belirlenmesi ve kolposkopi eşliğinde hedefe yönelik biyopsi ile rastgele dört kadran biyopsisinin tanısal performansının karşılaştırılması amaçlandı.
Gereç ve Yöntemler:
Ocak 2022–Mart 2026 tarihleri arasında HPV pozitifliği ve/veya anormal servikal sitoloji nedeniyle kolposkopi uygulanan 514 kadının verileri retrospektif olarak değerlendirildi. Toplam 1415 servikal biyopsi örneği analiz edildi. Lezyonların anatomik dağılımı ki-kare uygunluk testi ile birlikte dairesel istatistik yöntemleri (Rayleigh ve aksiyel Rayleigh analizleri) kullanılarak incelendi. Aynı hastadan alınan çoklu biyopsiler arasındaki bağımlılığı dikkate almak amacıyla Genelleştirilmiş Tahmin Denklemleri (GEE) modeli kullanıldı.
Bulgular:
HPV16 pozitifliği hem CIN1+ hem de HSIL+ lezyonları bağımsız olarak öngördü. Servikal lezyonlar belirli bir saat pozisyonunda kümelenmemekle birlikte anterior–posterior eksen boyunca anlamlı anatomik dağılım gösterdi (aksiyel Rayleigh testi, her iki analiz için p<0,001). Çok değişkenli GEE analizinde anterior–posterior yerleşim HSIL+ olasılığını bağımsız olarak artırırken (düzeltilmiş OR=1,50; %95 GA:1,12–2,01), HPV16 da bağımsız bir belirleyici olarak saptandı (düzeltilmiş OR=2,79; %95 GA:1,56–4,99). Hasta düzeyinde hedefe yönelik ve rastgele biyopsiler arasında CIN1+ ve HSIL+ saptama oranları benzer bulundu. Buna karşın lezyon düzeyinde hedefe yönelik biyopsiler hem CIN1+ hem de HSIL+ lezyonların saptanmasında anlamlı derecede daha yüksek tanısal verimlilik sağladı ve klinik olarak anlamlı bir lezyonun saptanması için daha az biyopsi gerektirdi.
Sonuç:
Servikal intraepitelyal lezyonlar izole saat pozisyonlarında değil, ağırlıklı olarak anterior–posterior anatomik eksen boyunca yerleşim göstermektedir. Kolposkopi eşliğinde hedefe yönelik biyopsiler lezyon düzeyinde daha yüksek tanısal verimlilik sağlarken, rastgele biyopsiler seçilmiş yüksek riskli hastalarda ek tanısal katkı sunmaktadır. Lezyon morfolojisi, HPV genotipi ve anatomik dağılımın birlikte değerlendirilmesi, kolposkopik biyopsi stratejilerinin bireyselleştirilmesine ve tanısal doğruluğun artırılmasına katkı sağlayabilir.
Anahtar Kelimeler: Servikal intraepitelyal neoplazi, kolposkopi, servikal biyopsi, HPV16, anatomik dağılım, dairesel istatistik.
Keywords
Supporting Institution
Yazarlar bu çalışma için herhangi bir özel finansman almamıştır.
Ethical Statement
Bu çalışma Kütahya Sağlık Bilimleri Üniversitesi Etik Kurulu tarafından onaylanmıştır (Onay No: 2025/13-12) ve Helsinki Bildirgesi ilkelerine uygun olarak yürütülmüştür.
Thanks
Yazarlar, kolposkopi işlemlerine ve veri toplamaya katkıda bulunan tüm sağlık çalışanlarına teşekkür eder.
Spatial Distribution of Cervical Intraepithelial Lesions and Diagnostic Performance of Colposcopy-Directed versus Random Biopsies
Abstract
Aim:
Optimal biopsy site selection during colposcopy remains controversial, and evidence regarding the anatomical distribution of cervical intraepithelial lesions is limited. We investigated the spatial distribution of cervical lesions and compared the diagnostic performance of colposcopy-directed and random four-quadrant biopsies.
Materials and Methods:
This retrospective cross-sectional study included 514 women who underwent colposcopy for HPV positivity and/or abnormal cervical cytology between January 2022 and March 2026. A total of 1,415 cervical biopsy specimens were analyzed. Lesion distribution was evaluated using chi-square goodness-of-fit testing and circular statistical methods, including Rayleigh and axial Rayleigh analyses. Generalized estimating equation (GEE) models were applied to account for multiple biopsies obtained from the same patient.
Results:
HPV16 infection was independently associated with both CIN1+ and HSIL+ lesions. Cervical lesions were not clustered around a single clock position but demonstrated a significant anterior–posterior anatomical distribution (axial Rayleigh test, both p<0.001). In multivariable GEE analysis, anterior–posterior lesion localization independently increased the likelihood of HSIL+ (adjusted OR 1.50, 95% CI 1.12–2.01), while HPV16 remained an independent predictor (adjusted OR 2.79, 95% CI 1.56–4.99). At the patient level, detection rates of CIN1+ and HSIL+ were comparable between targeted and random biopsy strategies. However, lesion-level analysis demonstrated superior diagnostic efficiency for colposcopy-directed biopsy, with higher detection of CIN1+ (adjusted OR 1.44, 95% CI 1.06–1.96) and HSIL+ (adjusted OR 1.58, 95% CI 1.02–2.47). Targeted biopsy also required substantially fewer biopsies to detect one clinically significant lesion.
Conclusions:
Cervical intraepithelial lesions exhibit a preferential anterior–posterior anatomical distribution rather than clustering at isolated clock positions. Although colposcopy-directed biopsy provides greater diagnostic efficiency for individual lesions, random biopsy contributes additional patient-level case detection in selected high-risk women. Integrating lesion morphology, HPV genotype, and anatomical lesion distribution may optimize individualized biopsy strategies and improve the diagnostic performance of colposcopy.
Keywords: Cervical intraepithelial neoplasia; Colposcopy; Cervical biopsy; HPV16; Spatial distribution; Circular statistics.
Keywords
Supporting Institution
The authors received no specific funding for this work.
Ethical Statement
This study was approved by the Ethics Committee of Kütahya Health Sciences University (Approval No: 2025/13-12) and was conducted in accordance with the principles of the Declaration of Helsinki.
Thanks
The authors thank all healthcare professionals who contributed to the colposcopy procedures and data collection.