In this research, it has been aimed to reveal institutional and socioeconomic dynamics by analyzing attribute patterns associated with institutional preferences in public artworks located in urban landscapes. The increasing urbanization and urban planning initiatives' use of public art as a tool necessitate the examination of inequalities in the distribution of these artworks. In the study, large-scale digital visual databases such as the Istanbul Metropolitan Municipality's (IMM) online Cultural Heritage Inventory have been used as material, and a quantitative method based on table data has been adopted. As the most appropriate and statistically powerful method for the study, Multiple Logistic Regression Analysis was chosen, allowing the analysis of a categorical dependent variable such as the artwork's Institutional Prestige/Permanence Status (Probability of being a permanent monumental work). The analyses revealed that the probability of an artwork being permanent and monumental is statistically significantly positively correlated with the variables of being commissioned by major public institutions and being made of expensive materials such as bronze or marble. This attribute prioritization has been examined through the role of art in gentrification and the mechanisms of geographically constructing cultural capital. According to the data obtained from the research, in order to ensure spatial justice in urban planning strategies, resources should be directed towards art forms that support social inclusion rather than institutional prestige.
Bu araştırmada, kentsel peyzajlarda yer alan kamusal sanat eserlerinin kurumsal tercihlerle ilişkili öznitelik örüntüleri analiz edilerek kurumsal ve sosyo-ekonomik dinamikleri ortaya çıkarmak hedeflenmiştir. Artan kentleşme ve kentsel planlama inisiyatiflerinin kamusal sanatı bir araç olarak kullanması, bu eserlerin dağılımındaki eşitsizliklerin incelenmesini zorunlu kılmaktadır. Çalışmada, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin (İBB) çevrimiçi Kültür Varlıkları Envanteri gibi büyük ölçekli dijital görsel veri tabanları materyal olarak kullanmış ve tablo verilerine dayalı nicel bir yöntem benimsenmiştir. Çalışma için en uygun ve istatistiksel olarak güçlü yöntem olarak, sanatsal eserin Kurumsal Prestij/Kalıcılık Durumu (Kalıcı anıtsal eser olma olasılığı) gibi kategorik bir bağımlı değişkeni analiz etmeye olanak tanıyan Çoklu Lojistik Regresyon Analizi seçilmiştir. Analizler, bir eserin kalıcı ve anıtsal olma olasılığının, büyük kamu kurumları tarafından ve bronz veya mermer gibi pahalı malzemelerden yapılması değişkenleriyle istatistiksel olarak anlamlı bir şekilde pozitif korelasyon gösterdiğini ortaya koymuştur. Bu öznitelik önceliklendirmesi, sanatın soylulaştırmadaki rolü ve kültürel sermayenin coğrafi olarak inşası mekanizmaları üzerinden incelenmiştir. Araştırmadan elde edilen verilere göre, kentsel planlama stratejilerinde mekansal adaleti sağlamak amacıyla, kaynaklar kurumsal prestijden ziyade toplumsal kapsayıcılığı destekleyen sanat formlarına yönlendirilmelidir.
| Primary Language | English |
|---|---|
| Subjects | Landscape Architecture (Other) |
| Journal Section | Research Article |
| Authors | |
| Submission Date | December 16, 2025 |
| Acceptance Date | December 22, 2025 |
| Publication Date | December 30, 2025 |
| Published in Issue | Year 2025 Volume: 1 Issue: 1 |