Bu çalışma, 11 Eylül 2001'den günümüze kadar olan dönemde, uluslararası göçün medya söylemleri aracılığıyla nasıl güvenlikleştirildiğini incelemektedir. Kopenhag Okulu'nun güvenlikleştirme teorisi çerçevesinde yapılan bu analiz, göçmenlerin toplumsal tehdit olarak nasıl inşa edildiğini ve bu söylemlerin toplumda güvenlik algısını nasıl şekillendirdiğini araştırmaktadır. Medyanın, göçmenleri genellikle “potansiyel tehdit” olarak sunduğu, bu söylemlerin kültürel ve etnik ayrımları vurgulayarak toplumsal kutuplaşmaya yol açtığı tespit edilmiştir.
Araştırma, medya içerikleri ve ikincil veri analizi kullanarak, uluslararası göç hareketlerinin ve göçmen sayılarının zaman içindeki değişimini ortaya koyan verilerle desteklenmiştir. Ayrıca, gazetelerden alınan örnek haberler üzerinden yapılan söylem analizi, göçmenlerin nasıl çeşitli metaforlarla (örneğin: ‘istila’, ‘dalga’, ‘yük’) tasvir edildiğini ve bu tasvirlerin göçmenlere yönelik toplumdaki algıyı nasıl biçimlendirdiğini göstermektedir. Çalışma, medyanın güvenlikleştirme söylemi aracılığıyla, göçmenlerin ekonomik, kültürel ve güvenlik tehditleri oluşturduğuna dair toplumsal algıların pekiştirildiğini vurgulamaktadır.
Sonuç olarak, medya söylemleri aracılığıyla göçmenlere yönelik oluşturulan güvenlik tehditleri, sadece toplumsal kabulü değil aynı zamanda devletlerin göç politikalarını da şekillendirmektedir. Bu çalışma, medya ile güvenlik politikaları arasındaki etkileşimi ve medyanın toplumsal inşalar üzerindeki dönüştürücü rolünü ortaya koymaktadır.
This study examines how international migration has been securitized through media discourses from September 11, 2001 to the present. Within the framework of the Copenhagen School’s securitization theory, the analysis explores how migrants have been constructed as social threats and how these narratives have shaped public perceptions of security. It has been found that the media often portrays migrants as ‘potential threats,’ and that such discourses, by emphasizing cultural and ethnic differences, contribute to social polarization.
The research is supported by media content and secondary data analysis, revealing changes over time in international migration movements and the number of migrants. Furthermore, discourse analysis based on sample news articles from newspapers demonstrates how migrants are depicted using various metaphors (e.g., ‘invasion,’ ‘wave,’ ‘burden’) and how these representations influence public perception toward migrants. The study emphasizes that through securitizing discourse, the media reinforces societal perceptions of migrants as economic, cultural, and security threats.
In conclusion, the security threats constructed toward migrants through media discourse affect not only public acceptance but also shape state migration policies. This study reveals the interaction between the media and security policies and highlights the media’s transformative role in shaping social constructs.
| Primary Language | English |
|---|---|
| Subjects | Migration Sociology, Political Sociology, Sociology (Other) |
| Journal Section | Research Article |
| Authors | |
| Submission Date | August 21, 2025 |
| Acceptance Date | December 15, 2025 |
| Publication Date | December 27, 2025 |
| Published in Issue | Year 2025 Issue: 16 |