Amaç: Israrlı takip, kadına yönelik şiddetin sıkça görünmez kılınan, romantik mitlerle meşrulaştırılan biçimlerinden biridir. Medya ve popüler kültürde failin takip, gözetleme ve kontrol davranışları “aşk” ya da “kıskançlık” gibi temalarla sunulmakta, bu da şiddetin normalleşmesine ve sağlıksız ilişki kalıplarının içselleştirilmesine yol açmaktadır. Bu çalışma, ısrarlı takibi çok disiplinli bir yaklaşımla ele alarak, hukuki boyutunu, fail-mağdur dinamiklerini ve medya temsillerini incelemeyi amaçlamaktadır.
Metodoloji: Çalışmada literatür taraması ve niteliksel içerik analizi yöntemleri benimsenmiştir. Israrlı takibin psikolojik etkileri ve hukuki düzenlemeleri incelenmiş; You”, “Doğduğun Ev Kaderindir (My Home My Destiny)”, and “Sleeping with the Enemy (Yatağımdaki Düşman)” yapımları üzerinden medya temsilleri analiz edilmiştir.
Bulgular: Israrlı takip mağdurlarında yoğun kaygı, travma sonrasi stres bozukluğu, sosyal geri çekilme gibi ciddi sonuçlar görülmektedir. Failler eylemlerini genellikle “aşk”, “koruma” ya da “kıskançlık” söylemleriyle gerekçelendirirken, mağdurlar korku ve kafa karışıklığı yaşamakta, yardım aramada gecikebilmektedir. Türkiye’de 2022 yılında ayrı suç olarak tanımlanan “ısrarlı takip”, birçok ülkede de cezalandırılmaktadır. Medya analizinde, olumsuz örnek olarak incelenen “You” ve “Doğduğun Ev Kaderindir” dizilerinde ısrarlı takip romantize edilirken, olumlu örnek olarak incelenen “Sleeping with the Enemy” yapımı, bu şiddeti açıkça travmatik ve tehditkâr olarak sunmaktadır.
Tartışma: Medya, ısrarlı takibi romantikleştirdiğinde şiddet görünmez hâle gelmekte ve toplumsal cinsiyet eşitsizliği derinleşmektedir. Temsiller, yalnızca yansıma değil, toplumsal algıyı şekillendiren güçlü araçlardır. Türkiye’de yasal düzenleme yapılmış olsa da uygulamada sübjektif yorumlar ve ısrarlı takibin medyada yanlış temsili mağdurun korunmasını zorlaştırmaktadır.
Sonuç: Israrlı takip, önemli etkileri olan bir şiddet türüdür. Medya üreticileri bu eylemleri “aşk” ve “koruma” olarak sunmaktan kaçınmalı, denetleyici kurumlar toplumsal cinsiyet duyarlılığıyla değerlendirme yapmalı, hukuk uygulayıcıları mağdur odaklı hareket etmelidir. Gençlere yönelik medya okuryazarlığı ve toplumsal cinsiyet eğitimleri desteklenmelidir.
Bu çalışma insan katılımcılarla yürütülmediği ve yalnızca halka açık medya materyalleri (film ve dizi yapımları) üzerinden analiz yapıldığı için etik onay gerektirmemektedir.
-
-
Purpose: Stalking is a frequently invisible form of violence against women, often legitimized through romantic myths. In media and popular culture, perpetrators’ behaviors of pursuit, surveillance, and control are commonly framed under themes such as “love” or “jealousy,” which contributes to the normalization of violence and the internalization of unhealthy relationship patterns. This study aims to examine stalking from a multidisciplinary perspective by analyzing its legal dimensions, perpetrator–victim dynamics, and media representations.
Methodology: The study employs literature review and qualitative content analysis. It investigates the psychological effects and legal frameworks of stalking and analyzes media portrayals through the productions You, Doğduğun Ev Kaderindir (My Home My Destiny), and Sleeping with the Enemy.
Findings: Victims of stalking often experience severe consequences, including heightened anxiety, post-traumatic stress disorder, and social withdrawal. Perpetrators typically justify their actions with narratives of “love,” “protection,” or “jealousy,” while victims experience fear and confusion, which may delay help-seeking. In Turkey, stalking was criminalized as a separate offense in 2022, and it is similarly punishable in many other countries. Media analysis shows that in You and Doğduğun Ev Kaderindir, stalking is romanticized, whereas Sleeping with the Enemy depicts it as clearly traumatic and threatening.
Discussion: When media romanticizes stalking, the violence becomes invisible and gender inequality deepens. Media representations are not merely reflective but actively shape societal perceptions. Although legal reforms exist in Turkey, subjective interpretations in practice and distorted media portrayals hinder effective victim protection.
Conclusion: Stalking is a form of violence with significant consequences. Media producers should avoid framing such behaviors as “love” or “protection,” regulatory authorities should evaluate content with gender sensitivity, and legal practitioners must adopt a victim-centered approach. Media literacy and gender equality education, particularly for young audiences, should be promoted.
This study did not involve human participants and relied solely on publicly available media materials (films and television series) for analysis; therefore, ethical approval was not required.
-
-
| Primary Language | Turkish |
|---|---|
| Subjects | Women's Studies |
| Journal Section | Research Article |
| Authors | |
| Submission Date | September 12, 2025 |
| Acceptance Date | December 9, 2025 |
| Publication Date | December 29, 2025 |
| IZ | https://izlik.org/JA86ES64GZ |
| Published in Issue | Year 2025 Volume: 26 Issue: 2 |