Çağdaş İran Edebiyatı Öykü: LALE
Abstract
Sabahın erken saatinde bulutlar dağılırken sinsi soğuk bir rüzgâr esiyordu. Ağaçların altında kuru yapraklar birikmişti ve hala taze olan yapraklar zaman zaman havada kavisler çizerek yere düşüyordu. Bir grup karga gürültü ve karmaşayla belirsiz bir maksada doğru gidiyordu. Uzaktan köy evleri, birbirlerinin üzerine dizilmiş kibrit kutularını andıran kapısız ve siyah pencereli geçici mevsimlik evler gibi görünüyordu.
Gri bıyık ve sakallı, diri ve canlı olan Hudadat sert adımlar atıyor, damarlarında yeni, taze bir güç hissediyordu. Bakışları, ıslak caddeye ve dümdüz uzayan ovaya yöneliyordu. Rüzgâr hafiften tenini okşarken, ağaçlar ona dans ediyor gibi geliyordu. Kargalar onun için mutluluk haberleri getiriyor, bütün doğa ona ter-ü taze ve güler yüzlü görünüyordu. Koltuğunda dantel işlemeli bohçayı sımsıkı tutuyor, gözleri parlıyordu. Her adım attığında, güçlü ayak bilekleri bol ve siyah şalvarının altından görünüyordu. Elbisesi gök mavi ve külahı sarı keçe idi.
Keywords
References
- Sadık Hidayet, Üç Damla Kan Kitabı
Details
Primary Language
Persian
Subjects
-
Journal Section
Translation
Authors
Arif Aytekin
*
Akdeniz Üniversitesi
0000-0002-0705-5835
Türkiye
Publication Date
December 10, 2018
Submission Date
February 13, 2018
Acceptance Date
November 12, 2018
Published in Issue
Year 2018 Volume: 6 Number: 2