Markalar, hedef kitlelerine seslenirken birbirinden farklı yüzlerce söylemde bulunmaktadırlar. Markalar; sloganlar, reklam metinleri, basın bildirileri, sosyal medya paylaşımları, kurum içi yazışmalar, B2B (İşletmeler arası ilişkiler) ve B2C (işletmeler ve tüketiciler arasındaki ilişkiler) düzeyinde kurulan iletişimler vs. aracılığıyla sürekli söylem üretmektedirler. Bu noktada asıl sorun bu söylemleri kimin belirlediği üzerine odaklanmaktadır. Geleneksel iletişim yaklaşımında şirket yönetimi, marka takımı, halkla ilişkiler ve reklam uzmanları, pazarlamacılar vs. söylemi belirleyenler arasında sayılabilir. Ancak dijitalleşmenin ortaya çıkması özellikle yapay zekanın devreye girmesiyle birlikte bu durumun değişmiştir. Bu noktada ana soru şudur: Yapay zeka, marka söylemini belirleyebilir mi? Yapay zekanın son yıllarda her şeye müdahale eder hale gelmesi bu soruyu gündeme taşımayı zorunlu kılmaktadır. Çünkü markalar, son zamanlarda söylem belirlemede yapay zekadan destek alarak, hedef kitleyi isabet ettirebilmekte ve çeşitli seçenekler arasından seçim yapabilmektedir. Dolayısıyla yapay zeka, markalara, tüketici davranışlarını çeşitli yollardan analiz ederek pazarlama stratejileri hakkında hızlı ve etkili yollardan bilgi verebilmektedir. Bundan ötürü, belki de aylarca sürecek olan bir proje yapay zeka ile saniyeler içerisinde tamamlanabilmektedir.
Bu araştırma, yapay zekanın marka söylemini belirleme gücünün olup olmadığını ortaya koymayı amaçlamaktadır. Araştırmanın örneklemini 18 yaşından büyük, alanında uzman 25 kişi oluşturmaktadır. Nitel araştırma yönteminin kullanıldığı bu araştırmada veriler, yarı yapılandırılmış derinlemesine mülakat tekniğinden yararlanılarak toplanmıştır. Elde edilen veriler nitel analiz programı olan Nvivo 14’ten yararlanılarak analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda, yapay zekanın marka söylemini belirleme gücünün olduğu fakat yapay zeka tarafından oluşturulan söylemlerde duygu unsurunun bir eksiklik olarak değerlendirilebileceği kanısına varılmıştır.
Brands use hundreds of different messages to address their target audiences. Brands constantly produce messages through slogans, advertising copy, press releases, social media posts, internal communications, B2B (business-to-business) and B2C (business-to-consumer) communications, etc. The main issue here is who determines these messages. In traditional communication approaches, company management, brand teams, public relations and advertising experts, marketers, etc. can be considered among those who determine the message. However, with the emergence of digitalisation, especially with the introduction of artificial intelligence, this situation has changed. The main question here is: Can artificial intelligence determine brand discourse? The fact that artificial intelligence has become involved in everything in recent years makes it necessary to raise this question. This is because brands have recently been able to target their audience and choose from various options by using artificial intelligence to determine discourse. As a result, a project that might take months to complete can now be finished in seconds with the help of artificial intelligence.
This research aims to determine whether artificial intelligence has the power to determine brand discourse. The sample for the research consists of 25 people over the age of 18 who are experts in their field. In this qualitative research, data was collected using semi-structured in-depth interview techniques. The data obtained was analysed using the qualitative analysis programme Nvivo 14. The research concluded that artificial intelligence has the power to determine brand discourse, but that the emotional element in the discourse created by artificial intelligence could be considered a shortcoming.
| Primary Language | Turkish |
|---|---|
| Subjects | Discourse and Pragmatics, Social Media Studies, Digital Advertising, Sociology and Social Studies of Science and Technology |
| Journal Section | Research Article |
| Authors | |
| Submission Date | September 18, 2025 |
| Acceptance Date | December 18, 2025 |
| Publication Date | December 29, 2025 |
| Published in Issue | Year 2025 Volume: 7 Issue: 2 |
Journal of Critical Communication © 2018 by Nuri Paşa Özer is licensed under Creative Commons Attribution-NonCommercial 4.0 International