Tarih, Almanya’da yüz yıldır, Fransa’da altmış yıldır dönüşüm geçirmektedir ve bu da edebiyat çalışmaları sayesinde gerçekleşmektedir.
Edebî eserin, hayal gücünün basit bir oyunu, heyecanlı bir zihnin bireysel kaprisleri değil, onu kuşatan göreneklerin taşıyıcısı ve bir ruh hâlinin işareti olduğu keşfedildi. Edebî anıtlara bakılarak bundan yüzyıllar öncesindeki insanların duyuş ve düşünüş biçimlerini anlayabileceğimiz sonucuna varıldı. Bunu yapmayı da denedik ve başarılı olduk.
Bu duyuş ve düşünüş biçimleri üzerinde kafa yorduk ve bunların birinci dereceden gerçekler olduğu kanısına vardık. Bunların büyük olaylara bağlı olduklarını; onları açıkla-dıklarını ya da onlar tarafından açıklandıklarını ve bundan böyle tarihte yer almaları, hem de en yüksek yeri almaları gerektiğini gördük. Bu yeri onlara verdik ve o andan itibaren ta-rihte her şeyin değiştiğine şahit olduk: amaç, yöntem, araçlar; yasalar ve nedenler hakkında kavrayışımız. Burada ele alacağımız da içinde bulunduğumuz ve sürmesi gerekli olan bu değişimdir.
Primary Language | Turkish |
---|---|
Subjects | Multicultural, Intercultural and Cross-Cultural Studies |
Journal Section | Translation |
Authors | |
Translators | |
Publication Date | June 30, 2022 |
Published in Issue | Year 2022 Volume: 2 Issue: 1 |