This study presents a phonological and graphotactic analysis of the Turkish velar nasal phoneme /ŋ/ as represented in Latin-based texts, specifically grammars and dictionaries, compiled by Western authors between the 16th and 20th centuries. The research investigates the principles governing the graphemic rendering of the unique phoneme ڭ (kāf-i nūnī) in the Arabic scripted Turkish texts, but lacked a standardized equivalent in transcription corpora. The analysis explores how the transcription choices were conditioned by the interplay of three primary factors: the authors’ phonetic acuity and perceptual biases, orthographic interference from their native languages, and, most critically, the ongoing phonemic neutralization of /ŋ/ to /n/ in vernacular Ottoman Turkish. Adopting a diachronic methodology, the study posits that the observed graphemic alternations—including such allographs as [n], [n-], [ng], [ny], and [ngh]—are not indicative of mere orthographic inconsistency. Rather, they constitute phonetically-motivated transcriptions that provide crucial data for tracing the trajectory of this sound change. A key finding is the asymmetric graphemic realization of the phoneme: while variably represented in morpheme-internal positions (stems), it was overwhelmingly rendered as [n] in morpheme-final (suffixal) positions. This systematic distinction suggests that the grammarians often prioritized a synchronic, descriptive approach focused on the phonetic reality of the spoken vernacular over a conservative, etymologically-driven orthography. The article concludes that by the 19th century, any graphemic representation of /ŋ/ functioned largely as an orthographic archaism. The phoneme’s formal status was resolved with the Turkish Alphabet Reform of 1928, which resulted in the complete elimination of a dedicated grapheme for /ŋ/. This act officially relegated the velar nasal to a phoneme without a unique graphemic identity in Modern Turkish, cementing its position as a feature primarily within the domain of historical phonology.
Bu makale, Türkçenin fonetik yapısında önemli bir yere sahip olan /ŋ/ foneminin (phoneme) tarihî süreç içerisinde, 16-20. yüzyıllar arasında Batılılar tarafından yazılan Latin harfli metinlerdeki gösterim farklılıklarına odaklanmaktadır. Teşekkül noktasına göre art damaksıl, çıkış şekline göre genizsil bir fonem olan bu ses, 16. yüzyıl itibarıyla ilk örneklerine rastladığımız Latin harfli çeviri yazılı Türkçe sözlük ve gramerlerde, bu metinleri yazanlar tarafından hangi kıstaslara göre çeviri yazıda gösterilmiştir? Yazarlar bu fonemi çeviri yazıya aktarırken hangi ölçütleri göz önünde bulundurmuşlardır? Çalışmada bu sorulara cevaplar aranmıştır. Araştırma, bu sesin çeviri yazıya aktarımının, yazarların fonetik algıları, kendi ana dillerinin imla alışkanlıkları ve İstanbul Türkçesinde yaşanan /ŋ/>/n/ nötralizasyon süreci gibi etkenlerle şekillenen karmaşık bir süreci analiz etmektedir. Bu bağlamda, makalede /ŋ/ foneminin metinler arası temsili, tercih edilen yazım çeşitlenmeleri ve bu çeşitlenmelerdeki tutarlılık düzeyleri geniş bir şekilde ele alınmış ve değerlendirilmiştir. Çalışma için farklı yüzyıllarda yazılmış olan gramer ve sözlükler taranarak, /ŋ/ fonemine yönelik gelişmeler ve dilbilimsel sebepler diyakronik bir yöntemle analiz edilmiştir. Fişleme yöntemi kullanılarak elde edilen veriler incelenmiş ve bu veriler ışığında çıkarımlar yapılmıştır. Bulgular, /ŋ/ foneminin Latin harfli metinlerde tıpkı Arap harfli metinlerde olduğu gibi standart bir gösterimden yoksun olduğunu; yazarların bu fonemi genellikle kendi dillerinin fonetik ve yazım kurallarına göre [n], [n-], [ng], [ny] veya [ngh] gibi farklı harf ve harf bileşenleriyle aktardıklarını göstermektedir. Bununla birlikte bulgular, söz konusu yazım farklılıklarının bir tutarsızlıktan ziyade, konuşma dilindeki fonetik değişimi yansıtan değerli kanıtlar olarak yorumlanması gerektiğini ortaya koymaktadır. 17. ve 18. yüzyıllarda Osmanlı Türkçesinde büyük ölçüde yerini /n/ fonemine bırakmış olan bu fonemin çeviri yazıdaki gösterimi, Batılı yazarlar için hâlâ önemli bir sorun olmaya devam ettiği tespit edilmiştir. Ancak çalışmada, Batılı yazarların bu sorunu aşmak için daima bir arayış içinde oldukları saptanmıştır. Arap harfli imlada daima yazımını görebildiğimiz fonemin, bu çalışmada taranan metinlerin çoğunda ikili veya daha fazla şekilde yazımlarının olduğu gözlemlenmiştir. Kelime tabanlarında harf bileşenleriyle verilen fonemin eklerde çoğunlukla yalnızca [n] yazıbirimiyle (grapheme) verilmesi, bu soruna yaklaşım konusunda farklı bir bakış açısı kazandırmıştır. Çalışmada 19. yüzyılda artık bir imla kalıntısı olarak değerlendirilen bu fonemin, 1 Kasım 1928 tarihli Harp İnkılâbı ile artık yeni Türk alfabesinde yer almadığı, dolayısıyla bu sesin yazımının tamamen ortadan kalktığı ve tarihsel bir fonetik özellik olarak kaldığı vurgulanmıştır.
| Primary Language | Turkish |
|---|---|
| Subjects | New Turkish Language (Turkish of Old Anatolia, Ottoman, Turkiye) |
| Journal Section | Research Article |
| Authors | |
| Submission Date | August 10, 2025 |
| Acceptance Date | September 28, 2025 |
| Publication Date | December 30, 2025 |
| Published in Issue | Year 2025 Volume: 5 Issue: 2 |
Kün: Journal of Literary and Cultural Studies is licensed under Creative Commons Attribution 4.0 International (CC BY 4.0).
