Bu çalışma, Spike Jonze’nin Aşk (Her, 2013) filminde mekânın dijital çağın yalnızlık ve yabancılaşma duygusunu nasıl kurduğunu incelemektedir. Çalışma, mekânı yakınlık-mesafe ilişkisini biçimlendiren etkin bir anlatı ve deneyim alanı olarak kavramsallaştırır ve bu çerçevede filmin tekrar eden mekân tipleri olan; Theodore’1un dairesi, çalışma iç mekânları, dolaşım ve geçiş alanları (metro, koridor, asansör), sosyalleşme/tüketim mekânları, doğa/kaçış sekansları, bellek mekânları ve arayüz temelli mikro mekânlara (kulaklık, telefon, sesli etkileşim) odaklanır. Yöntem olarak film, mekânsal düzenin en görünür olduğu sekanslara ayrılmış; her sekans mizansen temelli biçimsel analizle değerlendirilmiştir. Analiz, renk ve ışık düzeni, dekor/aksesuar ve nesne rejimi, mekânsal organizasyon/ölçek, kadraj ve doluluk/boşluk kullanımının mekânsal deneyimi olarak dört eksen üzerinden yürütülmüştür. Bulgular, filmin yabancılaşmayı soğuk distopya yerine konforlu, düzenli ve akışkan mekânlarla ele aldığını göstermektedir. Yumuşak ışık ve sıcak renk paleti, yalnızlığı yaşanabilir kılmaktadır. Minimal iç mekânlar ve standartlaşmış çalışma alanları samimiyeti yönetilebilir bir düzene bağlamaktadır. Geçiş mekânları, kalabalıkla eşzamanlı bir yalnızlık deneyimi kurarken, sesli arayüz ve taşınabilir mikro-mekânlar yakınlığı işitsel düzlemde yoğunlaştırıp bedensel birlikte olmayı ikincilleştirir.
| Primary Language | Turkish |
|---|---|
| Subjects | Radio-Television |
| Journal Section | Research Article |
| Authors | |
| Submission Date | February 10, 2026 |
| Acceptance Date | April 27, 2026 |
| Publication Date | April 30, 2026 |
| IZ | https://izlik.org/JA79SF68TY |
| Published in Issue | Year 2026 Volume: 9 Issue: 1 |