İslâm dünyasında müzik teorisinin gelişimi, farklı dönemlerde yapılan nazarî çalışmaların birbirini beslemesiyle ilerlemiştir. Erken dönemlerdeki teorik yaklaşımlar, büyük ölçüde Yunan düşüncesinden aktarılan unsurlara dayanmış, daha çok deneysel gözlemlerle şekillenmiştir. Zamanla müzik bilgisinin zenginleşmesi, çalgıların çeşitlenmesi ve icra tekniklerinde sağlanan gelişmeler, nazarî eserlerin kapsamını ve metodunu da derinleştirmiştir. Bununla birlikte, önceki çalışmalarda bazı konuların eksik bırakılması ya da yeterince açıklanmaması, sonraki müzik teorisyenlerini yeni arayışlara yöneltmiştir. Bu süreçte Safiyyüddîn Urmevî (ö. 693/1294), İslam medeniyetinin 13. yüzyıldaki en önemli müzik nazariyâtçılarından biri olarak öne çıkmıştır. O, kendinden önceki birikimi eleştirel bir gözle değerlendirerek boşlukları doldurmuş ve müzik teorisine sistematik bir çerçeve kazandırmıştır. Onun Kitâbü’l-Edvâr adlı eseri, sadece kendi döneminde değil, sonraki yüzyıllarda da bir başvuru kaynağı olarak kabul edilmiş; metodunun açık ve düzenli yapısı sayesinde müzik teorisi literatüründe yeni bir dönemin başlangıcını temsil etmiştir. Bu sebeple, İslâm müzik tarihini Urmevî öncesi ve sonrası şeklinde iki ayrı safhada ele almak mümkündür. Urmevî’nin el-Edvârı, kendisinden sonra gelen pek çok mûsikîşinas tarafından şerh edilmiş ve farklı dillere çevrilmiştir. Bu şerh ve tercümeler, eserin hem dönemin müzik çevrelerinde ne denli benimsendiğini hem de sonraki nazarî çalışmalar üzerindeki etkisini ortaya koymaktadır. Bu makalede, 15. yüzyılda Kitâbü’l-Edvâr’ın özeti mahiyetinde kaleme alınmış olan Farsça bir metin ele alınmakta; Süleymaniye Kütüphanesi Carullah Efendi Koleksiyonu’nda (nr. 2114) bulunan bu eser, tashih ve tercümesiyle birlikte incelenmektedir.
The development of music theory in the Islamic world advanced through the mutual enrichment of theoretical studies conducted in different periods. In the early stages, theoretical approaches largely relied on elements transmitted from Greek thought and were shaped primarily by empirical observations. Over time, the enrichment of musical knowledge, the diversification of instruments, and innovations in performance techniques deepened both the scope and the methodology of theoretical works. Nevertheless, the fact that certain issues in earlier works were either left incomplete or insufficiently explained led later music theorists to pursue new pursuits. In this process, Ṣafiyy al-Dîn al-Urmawî (d. 693/1294) emerged as one of the most important music theorists of the 13th century in Islamic civilisation. By critically assessing the preceding tradition, he filled the existing gaps and provided a systematic framework for music theory. His Kitâb al-Adwâr was regarded not only as a major reference work in his own time but also in subsequent centuries; owing to its clear and orderly method, it marked the beginning of a new era in the literature of music theory. For this reason, it is possible to consider the history of Islamic music in two phases: before and after Urmawî.Urmawî’s al-Adwâr was extensively commented upon and translated into different languages by later musicians. These commentaries and translations reveal both the extent to which the work was embraced in contemporary musical circles and its profound influence on subsequent theoretical studies. This article examines a 15th-century Persian text composed as a summary of Kitâb al-Adwâr. Preserved in the Süleymaniye Library, Carullah Efendi Collection (no. 2114), the work is studied here with its critical edition and translation.
| Primary Language | Turkish |
|---|---|
| Subjects | Music (Other) |
| Journal Section | Research Article |
| Authors | |
| Submission Date | August 10, 2025 |
| Acceptance Date | August 30, 2025 |
| Publication Date | December 3, 2025 |
| DOI | https://doi.org/10.26650/meshk.2025.0008 |
| IZ | https://izlik.org/JA38BM23DP |
| Published in Issue | Year 2025 Volume: 2 Issue: 2 |
Before submitting your article, we kindly ask you to review author guidelines and the final checklist which notes also the forms that should be submitted together with your
manuscript: https://iupress.istanbul.edu.tr/en/journal/meshk/information/author-guidelines
Please submit your manuscript accompanied by the requested forms to meshk@istanbul.edu.tr