Osmanlı Devleti’nde misyonerlik faaliyetleri, özellikle Islahat Fermanı’nın (1856) ilanından sonra hız kazanmıştır. Bu süreçte Müslümanlar ile Hıristiyanlar arasında karşılıklı reddiyeler yayınlanmıştır. Bu çalışmada Harputlu İshak Hoca’nın Şemsü’l-Hakîka adlı eserinin temel tezlerini ihtiva eden ve eserinin sonunda yer alan Hıristiyanlara yöneltilmiş Yetmiş İki Soru ile buna karşı Hıristiyan misyonerler tarafından anonim olarak kaleme alınan Râfi’u’ş-Şübühât yani, Cevâb-i risâle-i Şemsü’l-hakîkat adlı eserin karşılaştırılması hedeflenmektedir. Böylelikle Müslümanlar ile Hıristiyanlar arasında XIX. yüzyılın sonlarına doğru gündeme gelen tartışma konularının neler olduğu sorusu nispeten cevaplandırılacaktır.
| Primary Language | Turkish |
|---|---|
| Authors | |
| Submission Date | February 29, 2016 |
| Publication Date | April 18, 2016 |
| Published in Issue | Year 2016 Volume: 7 Issue: 1 |