Today, with technological advances, biomimesis (biomimicry, drawing inspiration from nature) approaches are creating a significant impact by offering innovative solutions in many disciplines such as textiles, architecture, and electronics. Designs developed by drawing inspiration from the structure and function of organisms in nature contribute to the emergence of safer and more sustainable systems while simplifying daily life. This study, examines the use of biomimicry in different fields and its functional importance, investigating the effect on acoustics in architecture of natural and recyclable samples inspired by the structural form of an egg and the rough surface of a lotus flower. In the experimental setup, designed and developed similarly to the Alpha Cabin, STL values above 30 dB, obtained from measurements conducted in accordance with standards in the 4000-8000 Hz. frequency range, were evaluated from a biomimicry perspective. As a result, it was demonstrated that environmentally friendly and sustainable natural materials can serve as alternatives to synthetic materials. In this context, it is anticipated that collaborative efforts across different disciplines will be a significant driving force in innovative and beneficial applications for humanity in the future.
Günümüzde teknolojik gelişmelerle birlikte biyomimesis (biyomimikri, doğadan esinlenme) yaklaşımları; tekstil, mimarlık ve elektronik gibi birçok disiplinde yenilikçi çözümler sunarak önemli bir etki alanı oluşturmaktadır. Doğadaki organizmaların yapı ve işlevlerinden ilham alınarak geliştirilen tasarımlar, günlük yaşamı kolaylaştırırken daha güvenli ve sürdürülebilir sistemlerin ortaya çıkmasına da katkı sağlamaktadır. Bu çalışmada, biyomimesisin farklı alanlarda kullanımına ve işlevsel açıdan önemine değinilip yumurtanın yapısal formu ve lotus çiçeğinin pürüzlü yüzeyinden esinlenilerek oluşturulan doğal ve geri dönüştürülebilir nitelikteki numunelerin, mimarlıkta akustiğe etkisi incelenmiştir. Alfa Kabine benzer olarak tasarlanıp geliştirilen deney düzeneğinde, 4000-8000 Hz. frekans aralığında, standartlara uygun olarak gerçekleştirilen ölçümler sonucunda elde edilen 30 dB’in üzerindeki ses geçiş kaybı (STL, Sound Transmission Loss) değerleri, biyomimesis açısından değerlendirilmiştir. Sonuç olarak; çevre dostu ve sürdürülebilir doğal nitelikli materyallerin, sentetik içerikli malzemelere alternatif teşkil edebileceği ortaya konulmuştur. Bu kapsamda, farklı disiplinlerin ortak çalışmalarıyla geleceğe yönelik yenilikçi ve insanlığa katkı sağlayabilecek uygulamalarda önemli bir itici güç olacağı öngörülmektedir.
Yapılan çalışmada araştırma ve yayın etiğine uyulmuştur, Etik Kurul izni gerekmemiştir.
| Primary Language | Turkish |
|---|---|
| Subjects | Interior Architecture , Information Technologies in Architecture and Design, Materials and Technology in Architecture, Architecture (Other) |
| Journal Section | Research Article |
| Authors | |
| Submission Date | February 14, 2025 |
| Acceptance Date | September 9, 2025 |
| Publication Date | December 31, 2025 |
| Published in Issue | Year 2025 Volume: 10 Issue: 3 |