Book Review

The Relation of Immanuel Kant’s Moral Law to Christian Morality, Author: Fadime Rukiye Bayındır, (Bursa: Eskiyeni Publications, 1st Edition, 2024, 121 Pages)

Number: 6 March 30, 2026
TR EN

Immanuel Kant’ın Ahlak Yasasının Hıristiyan Ahlakıyla İlişkisi, Yazar: Fadime Rukiye Bayındır, (Ankara: Eskiyeni Yayınları, 1. Basım, 2024, 121 Sayfa)

Öz

Ahlâk, felsefenin başlangıcından beri var olan meselelerden biridir. Antik Yunan’dan Modern döneme kadar ahlâk ile ilgili farklı görüşler ortaya atılmıştır. Bunlardan bazıları kendi dönemini ve sonraki dönemleri etkilemiştir. Aydınlanma Çağı olarak ifade edilen dönemde yaşamış olan Alman filozof Immanuel Kant etik görüşü ile ön plana çıkmaktadır. Kant’ın ahlâk ile ilgili görüşleri etik alanda hem kendi dönemini hem de sonraki dönemleri etkilemiştir. Peki Hıristiyan dininin etkin olduğu bir ortamda yaşamış ve kendisi de Hıristiyan olan Kant ahlâk ile ilgili görüşlerini geliştirirken Hıristiyanlıktan etkilenmiş midir? Bu konu üzerinde yapılan çalışmalardan biri Fadime Rukiye Bayındır tarafından yazılan “Immanuel Kant’ın Ahlâk Yasasının Hıristiyan Ahlâkıyla İlişkisi” adlı eseridir. Bayındır, bu eserini giriş ve üç bölüm olarak yazmıştır. Giriş bölümünde genel bir açıklamanın ardından birinci bölümünde ilk olarak ahlâk kavramı tanımı yapılmaya çalışılmıştır. Burada Sokrates’ten itibaren ahlâk filozoflardan misaller verilerek izah edilmeye çalışılmıştır. Yazar, hiçbir zaman dinsiz bir toplumun mevcut olmadığını dolayısıyla ahlâkın her ne şekilde olursa olsun Tanrı fikriyle bağlantılı olduğunu ifade etmiştir. İkinci bölümde Kant’ın hayatından, eserlerinden ve felsefesinden bahsedilmiştir. Bayındır, Kant’ın etik görüşünün eski çağların, içinde bulunduğu Aydınlanma çağının ve kendisinden sonraki dönemin ahlâk anlayışları arasında merkezî bir konumda bulunması nedeniyle her sınıftan insanın anlayabileceği bir nitelik taşıdığını belirtmiştir. Kant’ın ahlâk felsefesinin merkezinde Tanrı’nın değil, pratik aklın yönettiği insanın var olduğu ve O’nun için ahlâkın temelini, değişmeyen ve herkes için aynı kalan bir şeyin oluşturduğu ve bunların da “ahlâk yasası” ve “iyi irade” olduğu ifade edilmiştir. Daha sonra Kant’ın ahlâktan hareketle Tanrı’nın varlığına ulaştığı ve ardından Kant’ın yasa olarak ifade ettiği şeyin yasa olduğu belirtilerek, onun mutluluk ve Tanrı kavramları arasında bağlantı olduğunu düşündüğü belirtilmiştir. Kant’ın, ödev bilincinin yasaya karşı saygıdan kaynakladığını söylediği vurgulanmıştır. Bu bağlamda, ahlâksal yasa için olan saygının, kendisinden kuşkulanılamayacak tek ahlâksal dürtü olduğu ifade edilmiştir. Üçüncü bölümde ise Kant’ın ahlâk felsefesinin Hıristiyan ahlâkıyla ilişkisi ele alınmıştır. Yazara göre, din ve ahlâk birbirine bağlıdır. Buradan hareketle, Kant’ın Hıristiyanlıkta kabul edilen ahlâkî kanunlarla dinî esasların aynı olduğunu düşündüğü sonucuna varılmıştır. Ayrıca, yetişmiş olduğu Hıristiyanlığın etkilerinden kendini kopartamayan Kant’ın etik görüşünde objektif bir bakış açısı yakalayamamış olduğu ifade edilmiştir. Bayındır, nihayetinde Kant’ın Hıristiyan ahlâkını modernleştirme çabası içine girdiğini belirtmiş ve bunun delillerinden birkaçının Tanrı’nın yerine pratik aklı getirmek, dini görevlerin yerine ahlâk ilkeleri geçirmek ve cenneti en yüksek iyi olarak isimlendirmek olduğunu ifade etmiştir.

Anahtar Kelimeler

Ahlâk Felsefesi , Ahlâk , Immanuel Kant , Ödev Etiği , Hıristiyanlık

References

  1. Bayındır, Fadime Rukiye. Immanuel Kant’ın Ahlak Yasasının Hıristiyan Ahlakıyla İlişkisi. Eskiyeni Yayınları, Ankara, 2024.
ISNAD
Çakır, Çağlar. “Immanuel Kant’ın Ahlak Yasasının Hıristiyan Ahlakıyla İlişkisi, Yazar: Fadime Rukiye Bayındır, (Ankara: Eskiyeni Yayınları, 1. Basım, 2024, 121 Sayfa)”. Ordu İlahiyat. 6 (March 1, 2026): 65-70. https://izlik.org/JA49BZ23FU.