Immanuel Kant’ın Ahlak Yasasının Hıristiyan Ahlakıyla İlişkisi, Yazar: Fadime Rukiye Bayındır, (Ankara: Eskiyeni Yayınları, 1. Basım, 2024, 121 Sayfa)
Öz
Ahlâk, felsefenin başlangıcından beri var olan meselelerden biridir. Antik Yunan’dan Modern döneme kadar ahlâk ile ilgili farklı görüşler ortaya atılmıştır. Bunlardan bazıları kendi dönemini ve sonraki dönemleri etkilemiştir. Aydınlanma Çağı olarak ifade edilen dönemde yaşamış olan Alman filozof Immanuel Kant etik görüşü ile ön plana çıkmaktadır. Kant’ın ahlâk ile ilgili görüşleri etik alanda hem kendi dönemini hem de sonraki dönemleri etkilemiştir. Peki Hıristiyan dininin etkin olduğu bir ortamda yaşamış ve kendisi de Hıristiyan olan Kant ahlâk ile ilgili görüşlerini geliştirirken Hıristiyanlıktan etkilenmiş midir? Bu konu üzerinde yapılan çalışmalardan biri Fadime Rukiye Bayındır tarafından yazılan “Immanuel Kant’ın Ahlâk Yasasının Hıristiyan Ahlâkıyla İlişkisi” adlı eseridir. Bayındır, bu eserini giriş ve üç bölüm olarak yazmıştır. Giriş bölümünde genel bir açıklamanın ardından birinci bölümünde ilk olarak ahlâk kavramı tanımı yapılmaya çalışılmıştır. Burada Sokrates’ten itibaren ahlâk filozoflardan misaller verilerek izah edilmeye çalışılmıştır. Yazar, hiçbir zaman dinsiz bir toplumun mevcut olmadığını dolayısıyla ahlâkın her ne şekilde olursa olsun Tanrı fikriyle bağlantılı olduğunu ifade etmiştir. İkinci bölümde Kant’ın hayatından, eserlerinden ve felsefesinden bahsedilmiştir. Bayındır, Kant’ın etik görüşünün eski çağların, içinde bulunduğu Aydınlanma çağının ve kendisinden sonraki dönemin ahlâk anlayışları arasında merkezî bir konumda bulunması nedeniyle her sınıftan insanın anlayabileceği bir nitelik taşıdığını belirtmiştir. Kant’ın ahlâk felsefesinin merkezinde Tanrı’nın değil, pratik aklın yönettiği insanın var olduğu ve O’nun için ahlâkın temelini, değişmeyen ve herkes için aynı kalan bir şeyin oluşturduğu ve bunların da “ahlâk yasası” ve “iyi irade” olduğu ifade edilmiştir. Daha sonra Kant’ın ahlâktan hareketle Tanrı’nın varlığına ulaştığı ve ardından Kant’ın yasa olarak ifade ettiği şeyin yasa olduğu belirtilerek, onun mutluluk ve Tanrı kavramları arasında bağlantı olduğunu düşündüğü belirtilmiştir. Kant’ın, ödev bilincinin yasaya karşı saygıdan kaynakladığını söylediği vurgulanmıştır. Bu bağlamda, ahlâksal yasa için olan saygının, kendisinden kuşkulanılamayacak tek ahlâksal dürtü olduğu ifade edilmiştir. Üçüncü bölümde ise Kant’ın ahlâk felsefesinin Hıristiyan ahlâkıyla ilişkisi ele alınmıştır. Yazara göre, din ve ahlâk birbirine bağlıdır. Buradan hareketle, Kant’ın Hıristiyanlıkta kabul edilen ahlâkî kanunlarla dinî esasların aynı olduğunu düşündüğü sonucuna varılmıştır. Ayrıca, yetişmiş olduğu Hıristiyanlığın etkilerinden kendini kopartamayan Kant’ın etik görüşünde objektif bir bakış açısı yakalayamamış olduğu ifade edilmiştir. Bayındır, nihayetinde Kant’ın Hıristiyan ahlâkını modernleştirme çabası içine girdiğini belirtmiş ve bunun delillerinden birkaçının Tanrı’nın yerine pratik aklı getirmek, dini görevlerin yerine ahlâk ilkeleri geçirmek ve cenneti en yüksek iyi olarak isimlendirmek olduğunu ifade etmiştir.
Anahtar Kelimeler
Ahlâk Felsefesi
,
Ahlâk
,
Immanuel Kant
,
Ödev Etiği
,
Hıristiyanlık
The Relation of Immanuel Kant’s Moral Law to Christian Morality, Author: Fadime Rukiye Bayındır, (Bursa: Eskiyeni Publications, 1st Edition, 2024, 121 Pages)
Abstract
Morality has been one of the central issues of philosophy since its inception. From Ancient Greece to the modern era, various views on ethics have been put forward. Some of these have influenced both their own time and subsequent periods. The German philosopher Immanuel Kant, who lived in the period known as the Age of Enlightenment, is prominent for his ethical views. Kant's views on morality influenced the field of ethics both in his own time and in later periods. So, having lived in an environment where Christianity was dominant and being a Christian himself, was Kant influenced by Christianity while developing his views on morality? One of the studies on this topic is the work titled "The Relationship Between Immanuel Kant's Moral Law and Christian Morality," written by Fadime Rukiye Bayındır. Bayındır structured her work as an introduction and three chapters. Following a general explanation in the introduction, the first chapter attempts to define the concept of morality. This is done by providing examples from moral philosophers, starting with Socrates. The author states that a society without religion has never existed and, therefore, morality is in some way connected to the idea of God. The second chapter discusses Kant's life, works, and philosophy. Bayındır indicates that Kant's ethical view holds a central position among the moral understandings of antiquity, his own Enlightenment era, and the subsequent period, making it accessible to people from all walks of life. It is stated that at the center of Kant's moral philosophy is not God, but rather humanity, guided by practical reason. For him, the foundation of morality is formed by something unchanging and the same for everyone, namely the "moral law" and "good will." It is further explained that Kant proceeds from morality to arrive at the existence of God, and that he believed there was a connection between the concepts of happiness and God, noting that what he expressed as "law" indeed is a law. By explaining that Kant said the sense of duty stems from respect for the law, it is stated that respect for the moral law is the only moral incentive beyond doubt. In the third chapter, the relationship between Kant's moral philosophy and Christian morality is addressed. According to the author, religion and morality are interconnected. From this, it is concluded that Kant believed the moral laws accepted in Christianity and religious principles were the same. Furthermore, it is stated that Kant, unable to free himself from the influences of the Christian tradition in which he was raised, failed to attain a completely objective perspective in his ethical view. Bayındır ultimately asserts that Kant endeavored to modernize Christian morality, citing as evidence his substitution of practical reason for God, the replacement of religious duties with moral principles, and his renaming of heaven as the highest good.
Keywords
Moral Philosophy
,
Morality
,
Immanuel Kant
,
Deontological Ethics
,
Christianity