Markos İncili’nin Önceliği Teorisi: Üslup ve Dil Özellikleri Bağlamında Bir İnceleme
Abstract
Sinoptik Problem, İncil metinleri arasındaki edebî ilişkilerin açıklanmasına odaklanan ve Yeni Ahit araştırmalarında uzun süredir merkezî bir yer tutan meselelerden biridir; bu mesele özellikle Matta, Markos ve Luka İncilleri arasında gözlenen benzerlikler ile anlamlı farklılıklar etrafında şekillenmektedir. Sinoptik anlatıların bazen birebir örtüşmesi, bazen de bağlam ve üslup açısından farklılaşması, bu metinlerin hangi kaynaklardan beslendiği sorusunu daha da önemli kılmakta ve İncil metinleri arasındaki edebî bağımlılık ilişkilerine dair çeşitli teorilerin ortaya çıkmasına yol açmaktadır. Bu teoriler arasında, Markos İncili’nin diğer İnciller’den önce yazıldığını savunan Markos önceliği hipotezi, modern uluslararası araştırmalarda belirgin bir konum kazanmıştır; buna karşılık Türkçe literatürde bu hipoteze yalnızca kısaca değinilmekte, hipotezin dayandığı dilsel ve üslupsal verilerin sistematik ve karşılaştırmalı bir incelemesi yapılmamaktadır. Bu çalışma, Markos İncili’nin dil ve üslup özelliklerinin Markos önceliği hipotezini ne ölçüde desteklediğini eleştirel biçimde incelemekte ve bu özelliklerin tarihî önceliğe işaret edip etmediği sorusunu merkezî problem olarak ele almaktadır.
Araştırmada nitel ve karşılaştırmalı metin inceleme yöntemi benimsenmektedir. Bu çerçevede, Sinoptik İnciller arasında bağlaç kullanımı (parataktik cümle yapısı) —özellikle καί bağlacı—, Aramice unsurlar, anlatı içi tekrarlar ve kelime tercihleri incelenmekte; ayrıca Matta ile Luka’nın Markos’un dilini “geliştirdiği” yönündeki yaygın varsayım, baştan doğru kabul edilen bir önerme olarak değil, sınanması gereken bir hipotez olarak yeniden değerlendirilmektedir. Markos İncili’nin dili, Matta ve Luka ile karşılaştırıldığında daha basit, gündelik anlatıma daha yakın ve yalın bir yapı sergilemektedir; bağlaçların yoğun kullanımı, kısa ve birbirine eklenerek ilerleyen cümleler ile tekrar eden anlatım kalıpları bu üslubun temel özellikleri arasında yer almaktadır. Çalışma, bu özelliklerin bazı araştırmacılar tarafından daha erken bir yazım döneminin göstergesi olarak yorumlandığını, bazılarınca ise yazarın bilinçli anlatım tercihleriyle açıklandığını; bu görüş ayrılığının da verilerin daha temkinli ve yöntem bakımından sağlam bir çerçevede değerlendirilmesini gerekli kıldığını ileri sürmektedir.
Tespitimize göre, Markos İncili’nde gözlenen dil ve üslup özellikleri tek başına kronolojik önceliği kesin biçimde kanıtlamaz, zira incelenen özelliklerin büyük bölümü hem daha erken bir metin geleneğiyle hem de yazarın anlatım tercihleriyle açıklanabilmektedir. Aramice ifadelerin Yunanca çevirileriyle birlikte korunması ise, incelenen diğer dilsel göstergelere kıyasla Markos önceliği lehine nispeten daha dikkat çekici bir eğilim ortaya koymaktadır. Bu nedenle dil ve üslup verileri Markos önceliği lehine anlamlı göstergeler sunmakla birlikte, tek başlarına belirleyici bir kanıt olarak değerlendirilemez ve diğer filolojik, anlatısal ve tarihî verilerle birlikte ele alınmalıdır. Çalışmamız, Markos İncili’nin önceliği konusuna usul açısından temkinli yaklaşmak gerektiğini vurgulayarak Sinoptik Problem’in teorik ve metodolojik tartışmasına katkı sunmayı amaçlamaktadır.
Keywords
Dinler Tarihi, Yeni Ahit incelemeleri, İncil eleştirisi, Sinoptik Problem, Markos İncili’nin Önceliği Teorisi, Markos İncili’nin Dil ve Üslubu
The Markan Priority Hypothesis: An Examination of Stylistic and Linguistic Characteristics
Abstract
The Synoptic Problem, which focuses on explaining the literary relationships among the Gospel texts, has long been a central issue in New Testament studies, particularly regarding the similarities and differences observed among the Gospels of Matthew, Mark, and Luke. That Synoptic narratives sometimes overlap almost verbatim, while at other times diverge in context and style, has led to various theories concerning literary dependence among the Gospels. Among these, the Markan Priority hypothesis, which holds that Mark was written prior to the other Gospels, has gained prominence in modern international scholarship; Turkish-language scholarship, by contrast, has addressed it only briefly, without a systematic, comparative treatment of the evidence on which it rests. This study critically examines the extent to which the linguistic and stylistic features of the Gospel of Mark support the Markan Priority hypothesis, addressing whether these features point to historical priority.
The study employs a qualitative and comparative textual analysis. It examines the use of coordinating conjunctions, that is, the Gospel's paratactic sentence structure—especially the conjunction καί—along with Aramaic elements, narrative repetitions, and lexical preferences across the Synoptic Gospels, and critically reassesses the assumption that Matthew and Luke "improved" Mark's language, treating it as a hypothesis to be tested rather than a starting premise. Compared with Matthew and Luke, Mark's language is simpler, more colloquial, and more straightforward; frequent conjunctions, short and loosely connected sentences, and recurring narrative patterns are defining characteristics of this style. The study argues that, while some scholars read these features as indicators of earlier composition, others explain them as deliberate stylistic choices, and that this divergence calls for a more cautious, methodologically grounded evaluation of the evidence.
The findings indicate that the linguistic and stylistic features observed in Mark do not, on their own, provide definitive proof of chronological priority, as most can equally be explained by an earlier stage of textual tradition or by the author's narrative preferences. The preservation of Aramaic expressions alongside their Greek translations emerges as a relatively more notable indication in favor of Markan Priority than the other markers examined. Therefore, while linguistic and stylistic data offer meaningful indications in favor of Markan Priority, they cannot be considered decisive evidence in isolation, and should be weighed together with other philological and historical evidence. By foregrounding this need for methodological caution, the study contributes to the theoretical and methodological discussion of the Synoptic Problem.
Keywords
History of Religions, New Testament Studies, Gospel Criticism, Synoptic Problem, Theory of Markan Priority, Linguistic and Stylistic Features of the Gospel of Mark