The rock-cut tombs of Milyas have long been treated as a marginal extension of coastal Lycia, on the basis of a limited and uneven body of earlier observations. Drawing on thirty-nine tombs documented during the Elmalı Archaeological Survey Projects (2019–2024), this article reassesses their geographical setting, typological range and chrono-logical position. The distribution of sixteen necropolis sites shows that tomb placement follows a spatial logic tied to transit routes rather than nearby habitation, consistent with seasonal, transhumant occupation of the plateau. A coarse typology distinguishes Undecorated and Decorated tombs, including Lycian type façades, and a small group aligned with hybrid architectural traditions that combine local, Phrygian, Lydian and Lycian forms. Situated within the long fourth-century horizon of the Lycian rock-cut tomb tradition, the corpus nonetheless indicates activity both before and after the Periclean phase, revealing Milyas as an active centre of cross-regional interaction between Mediterranean and inland zones rather than a political or cultural periphery of Lycia.
Bu makale, Elmalı Havzası'ndaki (antik Milyas) kaya mezarlarına ilişkin mevcut literatürdeki eksikliklerin giderilmesine dönük çalışmalara katkı sağlama-yı amaçlamaktadır. Burada, yakın dönem saha araştırmalarında kayıt altına alınan otuz-dokuz kaya mezarı coğrafi dağılım, yer seçimi, tipoloji ve görece tarihlendi-rilmeleri bağlamında ilk kez kapsamlı bir şekilde sunulmaktadır. Elde ettiğimiz bulgular, Milyas kaya mezarlarının, kıyı bölgelerdeki kent-nekropol birlikteliğin-den farklı olarak, yerleşim alanlarından bağımsız ve dağınık bir yayılım sergiledi-ğini ortaya koymuştur. Bu durum, bir yandan yerleşim kültürünün tam zamanlı olmaktan ziyade mevsimsel bir karaktere sahip olabileceğine dair belirtiler su-narken öte yandan mezarların istikrarlı bir şekilde ulaşım güzergâhları üzerinde yer almaları, Milyas’ın Likya ve Kabalis arasında aktif bir etkileşim ağı içinde olduğunu tasdik etmektedir. Arazi koşulları ve tahribatın neden olduğu sınırlı-lıklar dikkate alınarak mevcut repertuvar için iki ana gruptan oluşan bir tipolojik şema önerilmiştir: Bezemeli ve Bezemesiz mezarlar. Bezemeli örneklerde, ahşap mimariyi taklit eden “Likya tipi” cepheler geniş bir alt grup oluştururken; inşa tekniği açısından her iki grupta da yerinde oyma ve yerleştirme yapı elemanları-nın bir arada kullanıldığına işaret eden izler kaydedilmiştir. Öte yandan, İslamlar 1 ve Macun 4 gibi özgün cephe ve/veya iç düzenlemeye sahip örnekler, yerel unsurlar yanında Likya’dan Frigya’ya geniş bir kültürel çevre ile kurulan ilişkileri yansıtan Milyas’a özgü “melez/hybrid” bir mimari dilin varlığını düşündürür. Sı-nırlı sayıdaki epigrafik ve ikonografik veri inşa faaliyetlerinin en yoğun evresinin Perikle Dönemi’ne (MÖ 370-360) yerleştirilebileceğini teyit ederken yakın ve uzak benzerleri ile yapılan karşılaştırmalar Milyas'da kaya mezarı geleneğinin hem Perikle öncesi kökleri hem de sonrası devamlılığı bulunduğu yolunda ipuçları sunmuştur. Dolayısıyla, Milyas kaya mezarlarının tarihsel, kültürel ve siyasi arka planları, salt Likya ile kurulan ilişkilerle sınırlandırılamayacak kadar karmaşıktır ve bu nedenle çok daha derinlikli bir bakış açısını zorunlu kılmaktadır.
| Primary Language | English |
|---|---|
| Subjects | Archaeological Science |
| Journal Section | Research Article |
| Authors | |
| Submission Date | August 31, 2025 |
| Acceptance Date | December 12, 2025 |
| Publication Date | March 31, 2026 |
| IZ | https://izlik.org/JA88HY86JT |
| Published in Issue | Year 2026 Issue: XXXIV |