Aim: This study examines the relationship between the level of clinical stress perceived by nursing students during their education and their readiness for professional practice.
Material and Methods: This descriptive and correlational study was conducted with 98 fourth-year nursing students. Data were collected using the Student Personal Information Form, the Casey-Fink Readiness for Practice Scale, and the Nursing Students’ Perceptions of Clinical Stressors Scale. For data analysis, frequency, percentage, mean, standard deviation, independent samples t-test, and Pearson correlation analysis were used. The level of significance was set at p<0.05.
Results: Nursing students' scores on the Casey-Fink Readiness for Practice Scale averaged 42.85±6.30, and their average total score on the Nursing Students' Perceptions of Clinical Stressors Scale was 86.32±13.48. Significant relationships were found between students' readiness and their age, evaluations of theoretical courses and clinical practices, ratings for the alignment between theoretical courses and clinical practice, and collaborative work with other healthcare professionals. An increase in grade point average (p<0.05) and being female (p<0.05) were factors associated with higher scores on the Nursing Students' Perceptions of Clinical Stressors Scale.
Conclusion: Students’ readiness for practice was found to be at a moderate level, while their perceived clinical stress was above average. To improve students’ readiness, it is recommended to ensure alignment between theoretical courses and clinical practice, explore ways to facilitate collaboration with other healthcare professionals during clinical practice, avoid remote learning to reduce clinical stress, plan clinical practice hours to be as extensive as possible, and encourage stress-reducing behaviors, such as problem-solving, throughout clinical practice.
Amaç: Bu çalışma hemşirelik öğrencilerinin hemşirelik eğitimleri boyunca algıladıkları klinik stres düzeyi ile mesleki hazırlıkları arasındaki ilişkiyi incelemek amacıyla yapılmıştır.
Gereç ve Yöntemler: Araştırma tanımlayıcı ve ilişkisel bir çalışma olup 98 hemşirelik dördüncü sınıf öğrencisi ile tamamlanmıştır. Verilerin toplanmasında Öğrenci Kişisel Bilgi Formu, Casey-Fink Uygulamaya Hazırlık Ölçeği ve Hemşirelik Öğrencilerinin Klinik Stresör Algıları Ölçeği kullanılmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde frekans, yüzde, ortalama, standart sapma, bağımsız örneklem t-testi ve Pearson korelasyon analizi kullanılmıştır. Anlamlılık düzeyi p<0.05 olarak kabul edilmiştir.
Bulgular: Çalışmada hemşirelik öğrencilerinin Casey-Fink Uygulamaya Hazırlık Ölçeği puanı 42,85±6,30 ve Hemşirelik Öğrencilerinin Klinik Stresör Algıları Ölçeği toplam puan ortalaması 86,32±13,48 olarak bulunmuştur. Yaş, alınan teorik dersler ve klinik uygulamalara yönelik öğrencilerin değerlendirmeleri ile teorik ders-klinik uygulama uyumuna verdikleri puanlar ve diğer sağlık profesyonelleri ile ortak çalışma yapma ile öğrencilerin hazırlıkları arasında anlamlı ilişki bulunmuştur. Not ortalamasının artması (p<0.05) ve kadın olma (p<0.005) algılanan klinik stres puanlarını arttıran faktörlerdir.
Sonuç: Çalışmamızda öğrencilerin mesleki hazırlık ve klinik stres algı düzeyleri ortalamanın üzerinde bulunmuştur. Öğrencilerin mesleki hazırlık düzeyini arttırmak için teorik dersler ile klinik uygulamalar arasındaki uyumun sağlanması, klinik uygulamalarda diğer sağlık profesyonelleri ile ortak çalışma yapma yollarının araştırılması ve klinik uygulama süresince sorun çözme gibi stresi azaltacak davranışların teşvik edilmesi önerilmektedir.
Çalışmamızda araştırma ve yayın etiğine uyulmuştur. Araştırmanın yürütüldüğü üniversitenin İnsan Araştırmaları Etik Kurulundan etik izin (Tarih: 28.08.2023 Karar No:2023/05-30), çalışmanın yapılacağı fakülteden kurum izni, ölçeklerin kullanımı için araştırmacılardan izin alınmıştır. Öğrencilere çalışmanın amacı ve gerekçesi anlatılmış ve yazılı onam alınmıştır. Öğrencilerin anketi doldurmamaları durumunda ders notlarının olumsuz etkilenmeyeceği ve öğretim elemanının da bundan sonra olumsuz tutum sergilemeyeceği söylenmiştir.
| Primary Language | Turkish |
|---|---|
| Subjects | Nursing (Other) |
| Journal Section | Research Article |
| Authors | |
| Submission Date | November 13, 2024 |
| Acceptance Date | December 1, 2025 |
| Publication Date | January 23, 2026 |
| Published in Issue | Year 2026 Volume: 16 Issue: 1 |