Teknolojiden mimariye tüm alanı besleyen yaratıcılığın başat hale geldiği 21. yüzyılda edebiyatı da içine alan bu güç, ütopik roman tarzından sonra distopik eserlerin toplumsal hayatı sorunsallaştırmasına fırsat tanımıştır. Üretildiği dönemden hareketle gelecek tasarımına girişen söz konusu türler fon işlevi gördüğü ‘şimdi’ye ironi yaparak hedeflediği farkındalığı yaratmayı başarır. Özellikle romanın eleştiri aracı olarak kullanıldığı otoriter rejimlerde romantizmden postmodernizme her daim başköşeyi tutan bu unsur, dönemin başat sorunsalını ortaya koymada oldukça başarılıdır. Ahmet Halid Tevfîk’in 2008 yılında okuyucuyla buluşan “Ütopya” adlı romanı Mısır tarihinde özgürlük mücadelesiyle at başı giden ekonomik sorunların devamı halinde gelinecek nokta ve küreselleşmeyle birlikte yaşanan kentsel dönüşümün neden olduğu tabakalaşma etrafında kurgulanmıştır. Bu sebeple Mısır’ın biriken sorunlarının Tevfik’in gelecek kurgusuna zemin oluşturduğu iddia edilmektedir. Romanda iki ayrı sosyal sınıfın ayrışmayla neden olduğu sorunlar anlatılmış ve din ile birlikte örfî gelenekten de uzaklaşan bu sınıflardaki suç oranları istatistiksel olarak da açıklanmıştır. Kaleme alındığı dönemdeki sosyal ve siyasi gündeme yaptığı göndermelerle sosyoloji temelli etüd çalışması görünümü kazanan roman bu perspektiften değerlendirilecek, içeriğindeki bulgular alan terminolojisi ile ilişkilendirilerek ifade edilecektir.
| Primary Language | Turkish |
|---|---|
| Journal Section | Research Article |
| Authors | |
| Acceptance Date | September 3, 2021 |
| Publication Date | August 30, 2021 |
| Published in Issue | Year 2021 Volume: 13 Issue: 2 |