2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 10. maddesi bir idari işlem veya eylem yapılması için kişilerin idareye başvurması durumunda idarenin sessiz kalmasına sonuç bağlanmasını düzenler. Kanun hükmü uyarınca otuz gün içinde cevap vermeyen idare, talebi zımnen reddetmiş sayılmakta ve bu işleme karşı idari yargıda dava açma imkanı doğmaktadır. Bu kapsamda sosyal hakların da idari yargı kapsamında talep edilebilirliği gündeme gelmektedir. İnsan haklarına ilişkin, sosyal hakların medeni ve siyasi haklardan farklı olarak kişilere devletten talep etme hakkı vermediği ve devletin ekonomik kaynakları kapsamında geniş takdir yetkisi çerçevesinde bu hakları tesis edeceği görüşü bulunmaktadır. Fakat bu görüşe karşı, insan haklarının bir bütün oluşturduğu, medeni ve siyasi haklarla sosyal haklar arasında bir hiyerarşi bulunmadığı ve haklar arasında bir geçirgenlik olduğu görüşü gelişmiştir. Bu kapsamda sosyal haklar dava yolu ile talep edilebilir olmaktadır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 10. maddesi ile sosyal hakların talep edildiği uyuşmazlıklarda Danıştay’ın içtihadı incelendiğinde içtihat, sosyal hakların medeni ve siyasi haklarla ilişkili olduğu ölçüde dava edilebilir olduğu yönünde şekillenmektedir. Bu da sosyal haklar ile medeni ve siyasi haklar arasında hiyerarşi olduğu görüşü ile örtüşen bir uygulamadır. Halbuki Danıştay tarafından insan haklarının bütünlüğü görüşünün esas alınması ile kişiler sosyal hakların tesisi için idareye başvuruda bulunduklarında ve idarece bir cevap verilmediğinde, bu zımni ret işleminin esastan incelenerek sosyal hakların idari yargı önünde talep edilebilir olması hukuk devleti ve sosyal devlet ilkesinin bir gereği olduğundan içtihadın da bu yönde gelişmesi gerekir.
Article 10 of Administrative Jurisdiction Procedure Law No. 2577 regulates the legal consequences of administrative silence when individuals request an administrative act or action. According to this provision, if the administration fails to respond within thirty days, the request is deemed implicitly rejected, thereby granting individuals the right to file a lawsuit before the administrative courts. Within this framework, the justiciability of social rights within administrative jurisdiction becomes a subject of discussion. In the context of human rights, it is traditionally argued that social rights, unlike civil and political rights, do not grant individuals the right to demand direct enforcement from the state. Instead, their realization is subject to the state’s discretionary power, within the limits of its economic resources. However, an alternative perspective has emerged, emphasizing the indivisibility of human rights, and rejecting any hierarchical distinction between civil and political rights and social rights, arguing instead that these rights are interdependent. From this standpoint, social rights should be enforceable through judicial remedies. Analyzing the case law of the Turkish Council of State regarding disputes involving social rights under Article 10 of Law No. 2577, it becomes evident that the case-law tends to recognize the justiciability of social rights only to the extent that they are linked to civil and political rights. This approach aligns with the notion of hierarchy among human rights. However, in accordance with the principles of the rule of law and the welfare state, the Council of State should adopt an approach based on the indivisibility of human rights. Consequently, when individuals apply to the administration for the realization of a social right and receive no response, the implicit rejection should be subject to substantive judicial review, ensuring that social rights can be directly claimed before administrative courts.
Implied Rejection Social Rights Justiciability Administrative Jurisdiction Protection of Fundamental Rights
| Primary Language | Turkish |
|---|---|
| Subjects | Law and Humanities |
| Journal Section | Research Article |
| Authors | |
| Submission Date | February 7, 2025 |
| Acceptance Date | April 14, 2025 |
| Early Pub Date | October 13, 2025 |
| Publication Date | December 23, 2025 |
| Published in Issue | Year 2025 Volume: 13 Issue: 2 |

The published articles in SLJ are licensed under a
Creative Commons Attribution-NonCommercial 4.0 International License