İfade özgürlüğü bağlamında bireyler, sosyal medya vasıtasıyla fikir ve kanaatlerini paylaşmakta, kendi fikirlerini serbestçe yayabilmektedir. Bu özgürlük, 1982 Anayasası ile güvence altına alınsa da sınırsız bir kullanım hakkı vermemektedir. Özellikle de memurlar ve diğer kamu görevlileri için bu özgürlük, normal bireylere kıyasla daha fazla sınırlamaya tabidir. Fakat ifade özgürlüğüne müdahaleler orantılı ve zorunlu olmalıdır. Bu yaklaşım üzerinden hareket eden Anayasa Mahkemesi (AYM), kamu görevlilerinin de siyasi görüşlerinin olabileceğini ve ülke meseleleriyle ilgilenebileceklerini kabul etmekte ve kamu görevlilerinin sosyal medya paylaşımları konusunda değerlendirme yaparken mahkemelerin subjektif ve zorlama yorumlardan kaçınmaları gerektiğini belirtmektedir. Mahkemeler bu konuda inceleme yaparken paylaşımın kamu hizmetinin işleyişini etkileyip etkilemediğini ve kamu görevlisinin mesleğinin niteliğini dikkate almaktadır. Zira bazı mesleklerin toplum üzerindeki etkisi ve temsiliyet gücü diğerlerine göre fazladır. Kamu görevlileri de sosyal medya paylaşımı yaparken, üstlenmiş olduğu kamu görevinin itibar ve güvenini sarsacak durumlardan kaçınmalıdır. Aksi halde bu tür paylaşımlar dolayısıyla kamu görevlilerinin disiplin sorumluluğu doğabilecektir. Bunun yanı sıra kamu görevlisinin yaptığı sosyal medya paylaşımı hem disiplin sorumluluğu hem de ceza sorumluluğuna yol açabilecektir. Bu çalışmada bu konular örneklerle zenginleştirilerek incelenmiştir.
Memur kamu görevlileri sosyal medya paylaşımı disiplin cezası ifade özgürlüğü
Bu makale Etik Kurul iznine tabi değildir.
In the context of freedom of expression, individuals can share their ideas and opinions and disseminate their ideas freely through social media. Although this freedom is guaranteed by the 1982 Constitution, it is not unlimited. Especially for civil servants and other public officials, this freedom is subject to more restrictions than for ordinary individuals. However, interference with freedom of expression must be proportionate and necessary. Based on this approach, the Constitutional Court recognises that public officials may also have political views and may be interested in national issues and states that courts should avoid subjective and forced interpretations when evaluating the social media posts of public officials. When reviewing such cases, the courts take into account whether the sharing affects the functioning of the public service and the nature of the public official’s profession. Because some professions have more influence and representation power on society than others. While making social media posts, public officials should avoid situations that may undermine the reputation and trust of the public duty they have undertaken. Otherwise, disciplinary liability of public officials may arise due to such posts. In addition, social media posts made by public officials may lead to both disciplinary and criminal liability. In this study, these issues are examined by enriching them with examples.
Civil servant public officials social media posts disciplinary punishment freedom of expression
This article is not subject to Ethics Committee permission.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Hukuk (Diğer) |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 22 Mayıs 2025 |
| Kabul Tarihi | 22 Temmuz 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 31 Ekim 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Sayı: 64 |