The influence and contribution of Mawlānā Jalāl al-Dīn Rūmī's Mathnawī to Turkish literature is an undisputed fact. There are numerous commentaries and verse and prose translations of the Mathnawī, which has attracted great interest from the Mawlavi order as well as other sects. Of particular renown are the commentary by Ismāil Ankaravī and the translation by Suleyman Nahīfī, the latter being a complete poetic translation. Many copies of Gulshan-i Tawhīd composed by Shāhidī İbrahim Dede, a Mawlevī sheikh, have survived. This work consists of commentary on a selection of couplets from each volume of the Masnavi, with five couplets selected from each volume. Copies are found both in Turkey and abroad. The earliest extant translation of Gulshan-i Tawhīd, published in 1298/1881, was rendered in verse by Abd Allah Salah ad-Dīn Usshākī. Two further translations were produced during the Republican period, by Mithat Bahari Beytur and Afif Tektas. The primary motivation of this study is to explore whether Salāhī produced a translation that is faithful to the source text or adopted a more liberal approach in his translation. To this end, an analysis was conducted on the methodology of Salāhī’s poetic translation, which was crafted in the same meter as the original text without adding to the number of couplets. Prior to undertaking this analysis, an examination was conducted of the linguistic and stylistic features of the translation, in addition to the terminology employed and underlying reasons for undertaking the translation. It was observed that the translation remained faithful to the formal structure of the source text, including the selected couplets from Mathnawī. The prominent methods identified in the translation process involved word substitution, addition, and omission. While employing these methods, Salāhī prioritized maintaining the meter and meaning of the text. However, he did occasionally opt for different word choices and, by incorporating elements from the cultural geography in which he lived, he localized certain parts of the text. Furthermore, the study sought to identify the reasons why some couplets were entirely untranslated or only partially translated (e.g., one line of a couplet). As a literary language, Persian significantly influenced various aspects of Turkish life after the adoption of Islam. In light of this, it is understood that Salāhī refrained from making substantial alterations to the original text in his translation.
This article is extracted from my doctorate dissertation entitled “Abdullah Salâhaddin Uşşâkî's Terceme-i Gülşen-i Tevhîd (Review-Text)”, supervised by Prof. Dr. Mehmet Akkuş (Ankara: Ankara University, Institute of Social Sciences, PhD Thesis, 2022).
Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî’nin Mesnevî-i Mânevî’sinin Türk edebiyatına etkisi ve katkısı bilenen bir gerçektir. Başta Mevlevi tarikatının kendi çevresinde olmak üzere diğer tarikatların da büyük ilgisine mazhar olan Mesnevî’nin üzerine yazılmış pek çok şerh ile manzum ve mensur tercümeleri bulunmaktadır. Bunlardan şerhler içerisinde İsmail Ankaravî’nin kaleme aldığı şerh; tercümeler arasında ise tam bir manzum tercüme olması dolayısıyla Süleyman Nahîfî’nin tercümesi en meşhurlarındandır. Bir Mevlevî şeyhi olan Şâhidî İbrahim Dede tarafından Mesnevî’nin her bir cildinden seçilen belirli sayıdaki beyitlerin her birinin beşer beyitle şerh edilmesi suretiyle kaleme alınan Gülşen-i Tevhîd’in yurt içinde ve yurt dışında birçok nüshası bulunmaktadır. 1298/1881’de basılan Gülşen-i Tevhîd’in bilinen en eski tercümesi Abdullah Salâhaddin Uşşâkî tarafından manzum bir şekilde yapılmıştır. Cumhuriyet döneminde ise Mithat Bahari Beytur ve Afif Tektaş tarafından yapılan iki tercümesi daha mevcuttur. Bu çalışmanın temel hedefi, Salâhî’nin kaynak metne sıkı sıkıya bağlı sadık bir çeviri mi yapmış olduğu yoksa tercümesinde daha serbest bir tavrı mı benimsediğini belirlemektir. Bundan hareketle Salâhî’nin aynı aruz kalıbı ile metnin beyit sayısına herhangi bir ilave olmadan yaptığı manzum tercümenin metoduna dair bir inceleme yapılmıştır. Bu incelemeye geçmeden önce tercümenin dil ve üslup özellikleri üzerinde durulmuş, tercüme faaliyeti için kullanılan ifade ve tercüme sebebi belirtilmiştir. Mesnevî’den seçilen beyitler de dâhil olmak üzere kaynak metnin biçimsel yapısına sadık kalındığı anlaşılan tercümeye dair ön plana çıkan metotların kelime değiştirme, kelime ekleme ve çıkarma şeklinde gerçekleştiği görülmüştür. Bunları yaparken daha çok vezni ve anlamı gözettiği anlaşılan Salâhî’nin tercümesinde zaman zaman farklı kelime tercihlerinde bulunduğu görülmüştür. İçinde yaşadığı kültür coğrafyasının unsurlarını da kullanmak suretiyle kimi yerlerde yerelleştirmeye de gitmiştir. Ayrıca beyitlerden bir kısmının tamamen, bir kısmının da sadece bir mısraının tercüme edilmemesinin sebepleri belirlenmeye çalışılmıştır. Bir edebiyat dili olarak Farsça, Türklerin Müslüman olmasından sonraki süreçte hayatlarının pek çok alanında etkili olmuştur. Bundan hareketle Salâhî’nin de tercümesinde çok büyük tasarruflara gitmediği anlaşılmıştır.
Bu çalışma Prof. Dr. Mehmet Akkuş danışmanlığında 2022’de tamamladığımız “Abdullah Salâhaddin Uşşâkî’nin Terceme-i Gülşen-i Tevhîd’i (İnceleme-Metin)” başlıklı doktora tezi esas alınarak hazırlanmıştır.
Primary Language | Turkish |
---|---|
Subjects | Turkish Islamic Literature |
Journal Section | Research Articles |
Authors | |
Publication Date | March 28, 2025 |
Submission Date | November 28, 2024 |
Acceptance Date | February 18, 2025 |
Published in Issue | Year 2025 Issue: 7 |
Tetkik is licensed under a Creative Commons Attribution-NonCommercial 4.0 International License CC BY-NC 4.0)
SHERPA ROMEO | Open Citations I4OC | LOCKSS | CLOCKSS | DOAJ | Crossref Participation Report | DOI | OAI
Society: OKU OKUT ASSOCIATION | Publisher: OKU OKUT PRESS