Türklerin İslamlaşması ile İslam dininin dünya üzerinde yaygınlık kazanması arasında
güçlü bir ilişki bulunmaktadır. Türkler, İslam dininin siyasi olarak yayılmasına hizmet ederken,
dinin evrensel mesajlarını insanlığa sunarak İslam düşüncesine büyük katkılarda bulunmuştur.
Bu itibarla bir Türk-İslam Medeniyetinden söz edilmektedir. Türklerin Anadolu’yu yurt
edinerek İslam’ın bu coğrafyada kök salmasında öne çıkan aktörlerinden biri Abdal Musa’dır
(ö. 1380). Abdal Musa, Ahmet Yesevi (ö. 1166) ve Hacı Bektaş Veli (ö. 1271) yolunun takipçisi
olarak Teke yöresi ve çevresinin Türkleşmesi ve İslamlaşmasında karizmatik kişiliği ile önemli
rol oynamıştır. Antalya Elmalı’da adına kurulan Tekke’de yetişen müritleriyle Afrika’dan
Balkanlara kadar uzanan geniş alanda toplumun manevi mimarı olmuştur. Kendisine atfedilen
Nasihatname’de; erdemli birey ve erdemli toplum düşüncesi ön plana çıkmaktadır. Çalışma
dokümantasyon tekniği kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Ahmet Yesevi’nin ahlaki öğretileri ile
Abdal Musa’nın Nasihatname’de vurguladığı normlar arasındaki paralellik araştırmanın temel
problematiğini oluşturmaktadır. Söz konusu durum dindarlık tipolojileri bağlamında analiz
edilmiş ve yorumlarda bulunulmuştur. Böylece dönemin dindarlık anlayışı hakkında sosyolojik
bir bakış açısı ortaya konulmuş ve Türk toplumunun tarihten günümüze sosyal, kültürel ve dini
yönelimleri hakkında bakış açısı oluşturmak hedeflenmiştir.
There is a strong connection between the Islamization of the Turks and the spread of
Islam throughout the world. While serving the political expansion of Islam, the Turks made
significant contributions to Islamic thought by presenting the religion’s universal messages to humanity. In this regard, there is talk of a Turkish-Islamic civilization. One of the prominent
figures in the Turks’ settlement in Anatolia and the establishment of Islam in this region was
Abdal Musa (d. 1380). As a follower of the path of Ahmet Yesevi (d. 1166) and Hacı Bektaş
Veli (d. 1271), Abdal Musa played an important role in the Turkification and Islamization of
the Teke region and its surroundings with his charismatic personality. He became the spiritual
architect of society across a vast area stretching from Africa to the Balkans with his disciples
who were trained at the Tekke established in his name in Elmalı, Antalya. The idea of virtuous
individuals and virtuous society is at the forefront of the Nasihatname attributed to him.
The study was conducted using documentation techniques. The parallels between the moral
teachings of Ahmet Yesevi and the norms emphasized by Abdal Musa in the Nasihatname form
the core problem of the research. This situation has been analyzed and interpreted in the context
of typologies of religiosity. Thus, a sociological perspective on the understanding of religiosity
of the period has been presented, and the aim has been to create a perspective on the social,
cultural, and religious orientations of Turkish society from history to the present day.
| Primary Language | Turkish |
|---|---|
| Subjects | Islamic Studies (Other) |
| Journal Section | Theoretical Article |
| Authors | |
| Submission Date | July 1, 2025 |
| Acceptance Date | October 12, 2025 |
| Publication Date | December 18, 2025 |
| Published in Issue | Year 2025 Issue: 116 |
Bu dergide yayımlanan makaleler Creative Commons Attribution 4.0 ile lisanslanmıştır. Bu lisans, açık erişimli bir makalenin ticari olmayan bir şekilde tekrar kullanılmasına, yazar doğru atfedildiği sürece izin verir.