Bu çalışma, küresel kentleşmenin iki farklı bağlamdaki önemli tezahürleri olan Latin Amerika favelaları ile Türkiye'deki gecekonduları karşılaştırmalı bir perspektifle incelemektedir. Çalışma, bu informal kentleşme biçimlerinin ortaya çıkış nedenlerini, sosyo-ekonomik ve kültürel yapılarını, güçlü toplumsal dayanışma ağlarını ve kendine özgü kültürel ifade biçimlerini kapsamlı bir literatür taramasıyla analiz etmiştir. Özellikle Brezilya favelaları ve İstanbul gecekonduları özelindeki kentsel dönüşüm süreçleri mercek altına alınarak, bu politikaların yerinden etme, soylulaştırma, toplumsal dokunun tahribatı ve güvenlikleştirme gibi olumsuz mekânsal ve sosyal etkileri vurgulanmıştır. Elde edilen bulgular, favela ve gecekondu olguları arasında yapısal eşitsizliklerin mekânsal tezahürü, hayatta kalma stratejileri ve toplumsal direnç kapasitesi açısından güçlü bir "iz düşümü" olduğunu göstermektedir. Çalışma, informal kentleşme alanlarının sadece sorunlu bölgeler olarak değil, aynı zamanda yaşayan, dinamik ve kültürel olarak zengin ekosistemler olarak anlaşılması gerektiğini savunmaktadır. Sonuç olarak, gelecekteki kentsel politikaların daha katılımcı, adil ve sürdürülebilir olması, yerinde dönüşümün teşvik edilmesi ve kültürel mirasın korunması gerektiği vurgulanmıştır.
This study comparatively examines two significant manifestations of global urbanization: favelas in Latin America and gecekondus in Turkey, particularly focusing on the Istanbul context. The study analyzes the emergence reasons, socio-economic and cultural structures, strong social solidarity networks, and unique cultural expressions of these informal urban settlements through a comprehensive literature review. Special attention has been given to urban transformation processes in Brazilian favelas and Istanbul's gecekondus, highlighting the negative spatial and social impacts of these policies, such as displacement, gentrification, erosion of social fabric, and securitization. Findings indicate a strong "imprint" between favela and gecekondu phenomena, particularly regarding the spatial manifestation of structural inequalities, survival strategies, and communal resilience. The study argues that informal urban areas should be understood not merely as problematic zones but as vibrant, dynamic, and culturally rich ecosystems. In conclusion, it emphasizes the necessity for future urban policies to be more participatory, equitable, and sustainable, promoting on-site transformation and safeguarding cultural heritage.
| Primary Language | Turkish |
|---|---|
| Subjects | Urbanization Policies, Urban Sociology and Community Studies |
| Journal Section | Research Article |
| Authors | |
| Submission Date | July 30, 2025 |
| Acceptance Date | October 4, 2025 |
| Publication Date | October 28, 2025 |
| IZ | https://izlik.org/JA64AJ69NP |
| Published in Issue | Year 2025 Volume: 3 Issue: 2 |