The Mamluk Turkish State, which ruled over Egypt, Syria (Bilad al-Sham), the Arabian Peninsula and the southern parts of Anatolia for more than two and a half centuries, was governed by a military monarchy. Any soldier trained in the Mamluk system could rise to the sultanate under the right conditions and at the right time. A Mamluk who achieved the sultanate established a new Mamluk group that would show absolute loyalty to him under all circumstances in order to maintain his power. Talented mamluks inherited from the previous sultan were also included in this newly created group. Although this practice in the administrative system created a dynamic political structure, it also led to power struggles between the sultans and amirs over time. In different periods of the history of the Mamluk Turkish State, amirs and statesmen belonging to mamluk groups such as Mansuriyah, Nasıriyah, Ashrafihay, and Zahıriyah tried to establish influence over the government. Almalik al-Jukandar, the subject of our article, was included in the mansuriyah group as a mamluk of the Mamluk Sultan al-Malik al-Mansur Sayf al-Din Qalawun after the Battle of Elbistan, where he was captured by the Mamluks. He managed to maintain his influence during the second reign of Qalawun's son al-Malik al-Nasir Mohammad, and was included in the nasıriye group formed during the third reign of this sultan. Almalik, who was also a hadith scholar, also took part in the Mamluk Turkish State Consultation Board as a sheikh/veteran. He served as an important figure in the administrative staff of the Nasıriyah in the chaotic period that emerged after the death of Sultan al-Malik al-Nasir Mohammad, and eventually lost his freedom and then his life due to the chaos caused by the sultan-amir power conflict. In this article, the life and historical figure of Almalik al-Jukandar, about whom no detailed study has been done so far, is discussed in the light of the main sources of the period.
Mısır, Suriye (Bilâd-ı Şam), Arap Yarımadası ve Anadolu’nun güney kısımlarında iki buçuk asırdan fazla hüküm süren Memlûk Türk Devleti, askeri monarşi ile idare edilmiştir. Memlûk sisteminden yetişen herhangi bir asker, uygun şartlar ve doğru zamanda saltanat makamına yükselebiliyordu. Saltanat makamını elde eden bir memlûk, iktidarını koruyabilmek amacıyla her koşulda kendisine mutlak bir bağlılık gösteren yeni bir memlûk zümresi kuruyordu. Bu yeni oluşturulan zümreye, önceki sultandan intikal eden yetenekli memlûkler de dâhil ediliyordu. Yönetim sistemindeki bu uygulama, dinamik bir siyasi yapı ortaya çıkarsa da zamanla sultanlar ve emirler arasında yaşanan iktidar mücadelelerine de yol açıyordu. Memlûk Türk Devleti tarihinin farklı dönemlerinde Mansûrîye, Nâsırîye, Eşrefîye, Zahîrîye gibi memlûk gruplarına mensup emir ve devlet adamları iktidar üzerinde nüfûz kurmaya çalışmışlardır. Makalemize konu ettiğimiz Almelik el-Çevgendâr, Memlûklülere esir düştüğü Elbistan Savaşı’ndan sonra Memlûklü Sultanı Melikü’l-mansûr Seyfeddin Kalâvun’un bir memlûkü olarak mansûrîye zümresi içerisine yer almış, Kalâvun’un oğlu Melikü’n-nâsır Muhammed’in ikinci iktidarı döneminde nüfûzunu korumayı başararak bu sultanın üçüncü saltanatı sırasında oluşturulan nâsırîye zümresine dâhil edilmiştir. Aynı zamanda hadis âlimi olan Almelik, bir şeyh/aksakallı olarak Memlûk Türk Devleti Meşveret Heyeti içerisinde de yer almıştır. Sultan Melikü’n- nâsır Muhammed’in ölümünden sonra ortaya çıkan kaotik dönemde nâsırîyenin önemli bir ismi olarak idari kadrolarda görev almış, nihayetinde sultan-emir iktidar çatışmasının yol açtığı karışıklıklar nedeniyle önce hürriyetini ardından da hayatını kaybetmiştir. Bu makalede, dönemin ana kaynakları ışığında şu ana kadar hakkında ayrıntılı bir çalışma yapılmamış Almelik el-Çevgendâr’ın hayatı ve tarihî şahsiyeti ele alınmıştır.
| Primary Language | Turkish |
|---|---|
| Subjects | Early Modern History (Other) |
| Journal Section | Review Article |
| Authors | |
| Submission Date | April 7, 2025 |
| Acceptance Date | May 2, 2025 |
| Early Pub Date | June 23, 2025 |
| Publication Date | June 24, 2025 |
| Published in Issue | Year 2025 Issue: 18 |