Bu çalışma, gıda güvenliğinin işletme yönetimi çerçevesinde stratejik bir unsur olarak nasıl konumlandığını ve sürdürülebilir rekabet avantajı yaratmadaki rolünü incelemektedir. Gıda güvenliği konusu sadece halk sağlığı açısından değil, aynı zamanda kurumsal itibar, tüketici güveni ve pazar payı açısından da kritik bir öneme sahiptir. Literatür taramasında, kalite güvence sistemleri, risk temelli yönetim yaklaşımları ve tedarik zinciri süreçlerinde izlenebilirlik gibi uygulamaların hem ulusal hem de küresel düzeyde önem kazandığı görülmektedir. Araştırmada stratejik yönetim, risk yönetimi ve tedarik zinciri bileşenleri ayrı ayrı ele alınarak gıda güvenliğine bütüncül bir bakış açısı geliştirilmiştir. HACCP ve ISO 22000 gibi standartların işletmelerdeki uygulama düzeyleri ile performans ilişkisi analiz edilmiş; blockchain ve IoT gibi teknolojilerin izlenebilirlik ve şeffaflık üzerinde oluşturduğu etkiler değerlendirilmiştir. Ayrıca, sektörün önde gelen şirketleri üzerinden kısa vaka analizleri sunularak teorik çerçevenin pratik yansımaları ortaya konmuştur. Sonuç olarak, gıda güvenliği uygulamalarının yalnızca mevzuat gereği değil, aynı zamanda kurumsal stratejinin bir parçası olarak benimsenmesinin, işletmelere uzun vadeli faydalar sağladığı ortaya konmuştur. Çalışma, gıda endüstrisinde faaliyet gösteren işletmelerin gıda güvenliği yatırımlarını bir maliyet unsuru yerine stratejik bir rekabet avantajı olarak değerlendirmeleri gerektiğini vurgulamaktadır.
Anahtar Kelimeler: Gıda güvenliği, işletme yönetimi, tedarik zinciri, risk yönetimi.
Gıda güvenliği işletme yönetimi tedarik zinciri risk yönetimi.
This study examines how food safety is positioned as a strategic component within the framework of business management and its role in achieving sustainable competitive advantage. Food safety is of critical importance not only for public health but also for corporate reputation, consumer trust, and market share. A review of the literature reveals that practices such as quality assurance systems, risk-based management approaches, and traceability in supply chain processes have gained increasing importance both nationally and globally. The research adopts a holistic approach to food safety by addressing the components of strategic management, risk management, and supply chain practices. The implementation levels of standards such as HACCP and ISO 22000 and their relationship with business performance are analyzed, while the effects of emerging technologies such as blockchain and IoT on traceability and transparency are also evaluated. In addition, brief case studies of leading companies in the sector are presented to demonstrate the practical implications of the theoretical framework. As a result, it is shown that adopting food safety practices not only as a regulatory requirement but also as part of corporate strategy provides long-term benefits for businesses. The study emphasizes that companies operating in the food industry should consider investments in food safety not as a cost factor, but as a strategic competitive advantage.
Anahtar Kelimeler: Food safety, business management, supply chain, risk management.
Food safety business management supply chain risk management
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Organizasyonel, Organizasyon Dışı ve Küresel Bilgi Sistemleri |
| Bölüm | Derleme |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 20 Ağustos 2025 |
| Kabul Tarihi | 17 Eylül 2025 |
| Erken Görünüm Tarihi | 17 Eylül 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 31 Aralık 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Sayı: 9 |