Osmanlı Devleti’nde içki yasağının sınırları İslam hukukunun kaidelerine göre belirlenmiştir. Hem bu kaidelerin itici motivasyonuyla hareket eden hem de sarhoşların kontrolden çıktığında çevreye verdiği zararı pasifize etme görevini yüklenen sultan, adaletle hükmetme isteğiyle 16. yüzyıl boyunca sayısız ferman yayınlamış, içkinin üretimi, kente sokulması, satılmasının yasaklanması, içki içenlerin mekânı olan meyhanelerin kapatılması iradesini ortaya koymuştur. Mücadele fasılalarla sürmüş, kapatılan meyhanelerin yerine yenisi açılmış, kaçak içkiler satılmaya devam etmiştir. İslam hukukunun kuralları gereği toplumda yaşayan zımmîlerin hamr üretmesine, içmesine ve kendi aralarında satış yapmasına, sarhoşluk kaynaklı bir suç ortaya çıkmadığı durumda karışılmamıştır. Bu durum kadar meyhanelerden elde edilen gelirin boyutu da devletin mücadelede kanunsuz açılmış meyhanelerin kapatılması hedefine ulaşamamasında etkili olmuştur. Mücadelenin bir yüzyıl sonra hala devam ettiğini gösterir sayısız belge bulunmaktadır.
The limits of the forbiddance of alcohol in the Ottoman Empire were determined according to the rules of Islamic law. The sultan, who both acted with the driving motivation of these rules and undertook the task of pacifying the damage caused by the drunks to the environment when he got out of control, he issued numerous edicts throughout the 16th century with the desire to rule with justice, and put forward his will to prohibit the production, getting hamr into the city, its sale, and the closure of taverns, which are the places of drinkers. The struggle continued intermittently, new taverns were opened in place of the closed taverns, and illegal hamr continued to be sold. In accordance with the rules of Islamic law, zımmis living in the society were not intervened in producing, drinking and selling hamr among themselves, unless there was a crime caused by drunkenness. As well as this situation, the size of the income obtained from the taverns was also effective in the state's failure to achieve the result it aimed at in the struggle. There are countless documents that show that the struggle is still valid a century later.
Primary Language | Turkish |
---|---|
Subjects | Early Modern Ottoman History |
Journal Section | research Article |
Authors | |
Publication Date | March 27, 2025 |
Submission Date | November 22, 2024 |
Acceptance Date | January 4, 2025 |
Published in Issue | Year 2025 Volume: 10 Issue: 1 |
This work is licensed under a Creative Commons BY-NC-SA 2.0 (Attribution-Non Commercial-Share Alike).