Osmanlı’nın Son Döneminde Maraş
Öz
Maraş, Osmanlının son döneminde Halep vilayetine bağlı bir liva iken 1915’de müstakil bir sancak haline getirilmiş, nüfusu, sosyal ve ekonomik şartları ve daha önemlisi Müslim—gayrimüslim ilişkileri ile dikkatleri çekmiştir. Osmanlı idaresi altında ve imparatorluğun geniş toprakları üzerinde yaşayan Müslim ve gayrimüslimler, sosyal ve ekonomik alanlardaki ilişkilerinde az problemli ve oldukça uyumlu bir hayata sahip olmuşlardır. Sosyal ve ekonomik yönde farklı kollarda—Müslümanlar tarım ve hayvancılıkta, gayrimüslimler ise ticaret ve sanatta—ağırlıklı olarak faaliyet gösterseler de, günlük yaşantıları, zenginlikleri, fakirlikleri ve karşılaştıkları güçlükler birbirine benzemiştir. Günlük yaşantıdaki karşılaşılan problemler benzer olunca, farklı guruplar arasında bir çeşit ortak karakter gelişmişti. Bu ortaklıkta farlı dil ve kültürler korunurken, Türk dili ve kültürü, diğer dil ve kültürler üstü konum kazanmıştı.
Maraş’ta yaşayan toplumların büyük kısmı aile bireyleri sayısı, tek ve çok evlilikler, zenginlik, okuryazarlık ve miras paylaşımı konularında birbirilerine benzemekteydi. Zenginlik ve fakirlikte, günlük hayatın kaygılarında ve yaşantının sürdürülmesi için gerekli malların bulundurulmasında ortak bir kültür mevcuttu. Bununla birlikte, Türklerden ve azınlıklardan bazı zengin aileler de bulunmaktaydı. Bu aileler hem toprak, bağ, bahçenin önemli kısmına ve hem de şehirdeki sanayi kollarının ve ticaretin önemli bölümüne sahip aileler idi.
Dağlık coğrafyası ve yoğun gayrimüslim nüfusu nedeniyle Maraş Ermeni
olaylarının sık yaşandığı bir bölge idi. Zeytun kazası Ermeni kanun kaçaklarının,
ayrılıkçıların ve militanların bulunduğu bir yer haline gelmişti. 1860’lardan başlayarak 1915’e kadar sürekli Ermeni ayaklanmaları çıkmıştı. Bunlardan 1895’te
başlayan ve aylarca devam eden Zeytun isyanı çok kanlı olmuştu. Ermeniler
Birinci Dünya Savaşı ve Mütareke yıllarında da yabancı işgalcilerle işbirliğine
gitmişlerdi. Maraş Savunması sırasında Fransızlar ile birlikte Türklere karşı savaşmışlardı. Zaferin Türler elinde kalması, Mustafa Kemal önderliğinde sağlam
temellere dayalı Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulması, Ermenilerin Anadolu’da
bağımsız bir Ermenistan kurma ümitlerini öldürmüştü. Bu nedenle Maraş’taki
son kalan Ermeniler kendi istekleri ile buradan ayrılmışlardı.
Anahtar Kelimeler
Kaynakça
- -
Ayrıntılar
Birincil Dil
Türkçe
Konular
-
Bölüm
Araştırma Makalesi
Yazarlar
Mehmet Yetişgin
Bu kişi benim
Yayımlanma Tarihi
4 Kasım 2007
Gönderilme Tarihi
5 Ağustos 2007
Kabul Tarihi
-
Yayımlandığı Sayı
Yıl 2007 Cilt: 23 Sayı: 67-68-69